Hit enter after type your search item

TÜRK HUKUKUNDA TEBLİGAT – YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİME KARARI ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRME

/

Yazar: Melike Sever

Giriş

İçtihadı birleştirme kararının konusu, muhatabın bilinen en son adrese çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bu adresten farklı olması halinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis adresi” şerhi verilerek TK m. 21/2 uyarınca doğrudan tebligat çıkartılmasının yeterli olup olmadığı, öncelikle bu adrese normal tebligatın çıkartılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bu adresten farklı olması halinde, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun m. 21/2 uyarınca doğrudan tebligat çıkartılmasının yeterli olduğuna, öncelikle bu adrese normal bir tebligat çıkartılmasının gerekmediğine dair, 20.11.2020 tarihinde yapılan üçüncü görüşmede oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Türk Hukuku ve AİHS Bağlamında Tebligat

Hukuki anlamda tebligat, hukuki işlemlerin kanunda belirtilen usullere göre muhataba veya kanunda belirlenen yetkili kişilere yazılı olarak bildirim ve bu bildirimin belgelenmesidir.[1]

Tebligat, Anayasa m. 36, AİHS m.6 ve HMK m.27 bağlamında koruma altına alınmış bir kurumdur. Adil yargılanma hakkı temelinde hukuki dinlenilme hakkı ve kişinin kendisi ile ilgili yargılamadan haberdar olma hakkı anlamında tebligat, hukuki süreçlerin başlamasında bir ilk adımdır. Aynı zamanda AİHS m.6 uyarınca makul sürede yargılanma hakkının ve usul ekonomisinin de vazgeçilmez unsurudur. Yargılama olabildiğince basit, hızlı ve ucuz olmalıdır.

Tebligat Kurumunda Bazı Kavramlar

Tebligatta bir diğer önemli kavram olan adres; kişinin oturduğu veya çalıştığı göstermeye yarayan bilgilerin yani yerleşim yeri, mesken, işyeri kavramlarını da kapsayan geniş bir kavramdır.[2] Tebligat, yargılamada süreler ve usul işlemlerinde büyük bir öneme haizdir ve tebligatın güvenli olması şarttır. İşte bu öneme hizmet etmek amacıyla güvenlik açısından da büyük önem arz eden bir proje olan adres kayıt sistemi, Türk vatandaşları ve Türkiye’de yaşayan yabancıların yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin elektronik ortamda düzenli bir biçimde tutulmasını sağlamaktadır.

Tebligat devletlerin egemenlik gücü ile ilgili bir kurumdur.[3] Devlet kurumlarında muhatabın adresinin doğru belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu bağlamda 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile benimsenen Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (Mernis) ile bu kapsamda oluşturulan Adres Kayıt Sistemi’nde (AKS) bulunan yerleşim yeri adreslerinin güncel ve doğru olması gerekmektedir.

Adres kayıt sistemi, ulusal adres veri tabanındaki kişinin sürekli oturma niyetinde olduğu yerleşim yeri adres bilgileri ve yerleşim yeri adresi dışındaki diğer adres bilgileri, merkezi nüfus idaresi sistemi (mernis) veri tabanındaki kişi kayıtları ile TC numarası ile eşleştirerek elektronik ortamda güncel olarak tutulması sistemidir.

5490 sayılı Kanun m.50 uyarınca adres bildirimlerinde kişilerin yazılı beyanları esastır. Adres değişikliklerinde süresi içinde bildirim yükümlülüğü vardır. Eğer bu yükümlülüğe uyulmaz ise cezai yaptırım ile karşı karşıya gelinecektir. Bu yaptırımın sebebi Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’nin sağlıklı bir şekilde faaliyetini yürütebilmesi için kişilerin adres bilgilerini güncel tutmaları yükümlülüğüdür.

Tebligat Kanunu Madde 10, 21, 35 ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı Bağlamında Değerlendirme

Tebligat, TK m. 10/1 uyarınca muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Muhatabın bilinen son adresini muhatabın kendi başvurusu veya diğer ilgili kimseler tarafından da bildirilebilir.[4] 5490 sayılı Kanun’da adres kayıt sisteminde belirtilen adresin muhatabın en son adres olarak kabul edileceği muhatabın adresini değiştirmesi halinde ise başka adresin araştırılmayacağı belirtilmiştir.

TK m.21/2 uyarınca bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınmazsa başka bir adres araştırması yapmadan adres kayıt sistemindeki adresin esas alınacağı, kişi bu adreste yoksa tebliğ memuru bu evrakı iade etmeden o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veya zabıta memuruna imza karşılığında verip muhatabın kapısına da bir ihtarname yapıştırılıp tebligatın bu işlem sonunda yapılmış sayılacağı hükmolunmuştur. Bu düzenleme tebligatın sürüncemede kalmaması, usul ekonomisi bağlamında zaman ve masraftan tasarruf açısından uyumludur. Adres kayıt sisteminde adresi olmayan muhataplara olağanüstü tebliğ yolları denenir. TK m.21 uyarınca yapılan tebligatların TK m.21/2 uyarınca yapılan tebligattan ayırmak için kanunda yazılı diğer tebligat usulleri için normal tebligat ifadesi kullanılmaktadır. TK m. 10 ve m.21 beraber değerlendirildiğinde Mernis adresine ayrıca bir normal tebligatın yapılmasından bahsedilmemektedir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile günümüzde kapsamlı bir merkezi kayıt sistemi oluşturulmuştur. Hem Türk vatandaşlarının hem de yabancıların hatta yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının yerleşim yerlerinin kayıt altına alındığı ve kişinin yerleşim yerinin bilinmemesinin bu şartlar altında çok düşük bir ihtimalde olduğu gerekçesine dayanılarak bir kişinin adresinin merkezi kayıt sistemindeki adresi kabulünün fiili ve kanuni bir zorunluluk olduğu ortadadır. Tebligat kişinin bilinen en son adresine yapılır bu adrese tebligatın yapılamaması halinde ise adres kayıt sistemindeki adrese yapılmasının yeterli olması, yeni bir adres araştırmasına gerek duyulmaması gerektiği bu kanuni düzenlemeler uyarınca da yeterince açıktır.

Bir Devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olurken haklara sahip olunacağı gibi yükümlülüklere tabi olunur. Bu yükümlülüklerden tebligatla ilgili olan kısmı ise kişinin kendisine ulaşılabilmesi için doğru bir adres bildirmesidir. Hiç kimse adresini bildirmemek ve yanlış bildirmek gibi kötü niyetli davranışları sebebiyle hak elde edemez, hukuk düzeni kötü niyeti korumaz. Adres kayıt sistemi, kişilerin resmi işlerinde kullanılması amacıyla tüm adres bilgilerini kaydetmektedir ve adres araştırmaları bu sistem üzerinden yürümektedir. Bu sebeple kişilerin adreslerini bildirmeleri zorunludur. TK m. 10 ve m.21 beraber değerlendirildiğinde iki aşamalı tebliğ usulü belirlenmiştir. Birinci aşama olan muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın tebliğ edilemeden iadesi üzerine ikinci aşama olan tebliği çıkaran merci tarafından çıkarılacak tebligat zarfı üzerine ‘mernis adresi’ şerhi ile beraber tebliğ memurunun başka bir adres araştırması yapmadan TK m. 21/2 uyarınca tebligatın yapılacağı hükmolunmuştur.

Kanunun ve diğer düzenlemelerin amacı tebligatın muhatabına güvenli ve kısa sürede ulaşmasıdır. Kişilerin bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirmenin belgelenmesi için usulüne uygun tebligatın yapılması hukuki dinlenilme hakkı ve AİHS m.6 uyarınca düzenlenen adil yargılanma hakkının alt başlıklarından olan silahların eşitliği ilkesinin vazgeçilmez unsurdur.

Silahların eşitliği ilkesinde de davada her iki tarafın da eşit olması, iddia ve savunmalarının dengeli bir şekilde ortaya koyabilmesini öngörmektedir ve bunun ilk yolu da usulüne uygun tebligatın yapılmasıdır. Ancak usulsüz tebligata rağmen kişi tebligattan haberdar olmuşsa tebligat usule uygun yapılmış sayılacaktır. Adresi bilinemeyen ve tüm araştırmalara rağmen adresi bulunamayan kişilere TK m. 28 uyarınca normal tebligat aksine ilanen tebligat yapılır. Bu durum hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmemektedir.[5]

Makul sürede yargılanma ilkesi her iki tarafa da tanınmıştır. Kanunda öngörülmeyen şekilde tebligatın yapılması makul sürenin aşılması anlamına gelir ki bu da hak kayıplarına neden olabileceği gibi silahların eşitliği ilkesini de ihlal etmiş olur. Zira mernis adresine normal tebligat yapılması görüşü kanunda öngörülmeyen şekilde tebligat yapılmasına yol açar ve bu ilkelere aykırılığa yol açar.

Sonuç

Sonuç olarak, TK m. 10 ve m.21 hükümleri beraber değerlendirildiğinde muhatabın adres kayıt sistemindeki adresle bilinen en son adresinin farklı olması halinde; mernis adresinin bilinen en son adres olduğu ve tebliğ memurunun başka bir adres araştırması yapmadan bu adrese tebliğ yapılacağı emredici bir hükümdür. Muhatabın bilinen en son adresine tebliğin yapılamamasından sonra mernis adresine normal tebligatın çıkarılacağı aynı zamanda tebliğ memurunun adres araştırması yapacağı anlamına gelir ve bu şekilde üç aşamalı bir tebligat usulü kanuna aykırıdır. Bu gibi durumlarda kanunun amacı ve ilkeler ışığında içtihadı birleştirme kararında adres kayıt sistemindeki yerleşim adresi yerine ‘mernis adresi’ şerhi ibaresiyle TK m.21/2 uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması yeterlidir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 4 Haziran 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Hanağası E. / Özekes M. (2012) Yargı Örgütü ve Tebligat Hukuku (Ed. Doğan Gökbel), Eskişehir

Tanrıver S. (2018). Medeni Usul Hukuku, Ankara: Yetkin Yayınları

Muşul T.(2013) , Tebligat Hukuku, Ankara

Yılmaz E. / Çağlar T. (2013). Tebligat Hukuku, Ankara

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20/11/2020 Tarihli ve E: 2019/2, K: 2020/3 Sayılı Kararı  https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/04/20210420-6.pdf  (Erişim Tarihi 14.05.2021)

DİPNOTLAR

[1] (Yılmaz E./Çağlar T.: Tebligat Hukuku, Ankara 2013. 6. B., s.39)

[2] (Muşul, T.: Tebligat Hukuku, Ankara 2018,7. B., s.181,182)

[3] (Hanağası/Özekes, s. 88)

[4] (Muşul, s.182,183)

[5] (Pekcanıtez H.: Hukuki Dinlenilme Hakkı, Prof. Dr. Seyfullah Edis’e Armağan, İzmir 2000, s.770,771)

This div height required for enabling the sticky sidebar