Hit enter after type your search item

TAHRİKÇİ AJAN

/

Yazar: Helin AYAZ

A. Kavram

Bu yazıda ele alınacak olan “tahrikçi ajan” kavramı, “ajan provakatör, kışkırtıcı ajan” gibi kavramlarla da ifade edilmektedir. Tahrikçi ajan kavramına ilişkin gerek doktrinde, gerek Yargıtay kararlarında, gerekse AİHM’in verdiği ilgili kararlarda çeşitli tanımlar yapılmıştır.

Yargıtay 1986 yılında verdiği bir kararında, “suçun işlenmesini isteyen ve bir kimseyi suç işlemeye sevk eden kimse” şeklindeki ifadeleriyle tahrikçi ajan kavramına ilişkin bir tanım yapmıştır.[1] Ayrıca Yargıtay, yaptığı tanımlarla gizli soruşturmacının da, amacının bir önemi olmaksızın suça iştirak etmesi veyahut da kişiyi azmettirmesi halinde artık gizli soruşturmacı olarak tanımlanamayacağı ve tahrikçi ajan niteliği kazanacağını vurgulamaktadır.[2] Dolayısıyla burada Yargıtay’ın, ulaşılmak istenen amaca hizmet etse dahi, gizli soruşturmacının fiilinin suç oluşturması halinde hukuka uygunluk sebeplerinin ortadan kalktığını ifade ettiği açıktır.

Birleşmiş Milletler bünyesinde düzenlenen bir konferansta ise tahrikçi ajan tanımı, devlet organlarının koruması altında suç işlemeye teşvik edilmesi noktasından yola çıkılarak yapılmıştır. Bu konferansta yapılan tanım genel anlamda devlet organlarının tahrikçi ajana sağladığı koruma ve imkanlara değinmektedir.[3]

Doktrinde yapılan bir tanıma göre ise tahrikçi ajan kovuşturma organlarının emir ve talimatlarına bağlı kalmak suretiyle, üçüncü kişileri suç işlemeleri konusunda azmettiren kişidir.[4] Yine doktrinde yapılan başka bir tanım tahrikçi ajanı, belirli bir suçu işlediğinden şüphelenilmesine rağmen, hakkında takibat yapılacak kadar delil bulunmayan kişiyi suçüstü yakalamayı amaç edinen kimse olarak tanımlamaktadır.[5]

B. Tarihçe

Tahrikçi ajan kurumu, her ne kadar hukuka uygunluğu konusunda yıllardır birçok eleştiriye maruz kalmış olsa da, hala daha vazgeçilemeyen bir uygulamadır.

Bu kavram ilk olarak, Fransa’da 17. ve 18. yüzyıllarda kralın, “muhbiri sadıklar” olarak adlandırdığı kimseleri, yürüttüğü politikalara karşı olanları, farklı siyasi görüşleri tespit etmeleri vb. amaçlarla görevlendirmesiyle ortaya çıkmıştır. Muhbiri sadıklar olarak isimlendirilen bu kimseler, krala sundukları raporlarla görevlerinde yükselmekte ve kral ile güvene dayalı ilişkiler kurmaktaydılar. [6]

Zamanla bu kişilerin bir oluşuma tabi tutulmasının daha uygun olacağı düşünüldü ve “Gizli Polis” teşkilatı kuruldu. Gizli Polis Teşkilatı bünyesinde bu “muhbiri sadık” olarak adlandırılan kimselerin yaptıkları çalışmalar, devlet destekli olmaya başladı ve resmiyet kazandı.[7] Bu resmiyetle beraber, günümüzde tahrikçi ajanlık olarak ifade ettiğimiz kavram bir devlet memurluğu haline geldi.

Bu süreçte tahrikçi ajanlık her ne kadar totaliter rejimlerde uygulanmaya devam etse de, demokratik rejimlerde konuya dair tartışmalar hala daha devam etmektedir.

C. Benzer Kavramlar

1. Bilgi Veren

Bilgi veren, doktrindeki diğer bir ismiyle informant, suçun gerçekleştiği veya gerçekleştiği düşünülen yerlerde bulunan ve bir menfaat veya ödül karşılığında kovuşturma makamlarına söz konusu suç ile ilgili bildiklerini anlatan kimsedir. Bilgi veren kişiler, evsiz olup sokakta yaşayan kişiler olabilecekleri gibi seyyar satıcı, garson, esnaf, ayakkabı boyacısı gibi kişiler de olabilmektedir.[8]

Bilgi veren ile tahrikçi ajan arasındaki farkı tespit etmek ise kolaydır. Bilgi veren suçun işlenmesine herhangi bir şekilde etki etmeyerek, suçun işlenme süreci dışında kalmaktadır. Bu şekilde elde ettiği bilgileri ise kovuşturma makamlarıyla paylaşmaktadır. Ancak tahrikçi ajan, şüphelenilen kişiyi suça sürüklemek ve böylece yargılanmasını sağlamak suretiyle suçun işlenme sürecine doğrudan etki etmektedir.[9]

2. Güvenilir Adam

Güvenilir adam, kamu görevlisi olması gerekmeyen, bir olayın aydınlatılması maksadıyla örgüt içine yerleşip, kovuşturma makamlarına bilgi akışı sağlayan kimsedir. Güvenilir adam üstlendiği bu görev ile işlenen suçların açığa çıkarılmasını ve işlenmesi mümkün olan suçların da önüne geçilmesini sağlamaktadır.[10] Belirtmek gerekir ki, güvenilir adamın faaliyetlerini bir örgüt içinde gerçekleştirmesi de mümkün iken, örgüte dahil olması şart değildir.[11]

3. Gizli Soruşturmacı

Gizli Soruşturmacı Ceza Usul Kanunu’nun 139. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede herhangi bir tanım verilmemiş olsa da “Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik” in Tanımlar başlıklı 4. maddesinde gizli soruşturmacı: “Gerektiğinde örgüt içine sızmak, gözetlemek, izlemek, örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve örgütün işlediği suçlarla ilgili  iz, eser, emare ve delilleri toplamak ve muhafaza altına almakla görevlendirilen kamu görevlisi” şeklinde tanımlanmıştır.

Tahrikçi ajan ile gizli soruşturmacı arasındaki en önemli fark gizli soruşturmacı olabilmek için kamu görevlisi olma şartı aranırken, tahrikçi ajan olabilmek için böyle bir şart öngörülmemiştir.[12]

Diğer bir fark ise, gizli soruşturmacının, CMK md. 139/5’te yer alan Soruşturmacı, görevini yerine getirirken suç işleyemez” şeklindeki ifade sebebiyle görevi esnasında kişileri suça teşvik edemeyecek veya azmettiremeyecek oluşudur.[13] Suçun gerçekleşmesine başka bir şekilde katkı sağlaması da mümkün değildir. Ancak biz yukarıda da tahrikçi ajana dair böyle bir düzenleme olmadığını ve tahrikçi ajanın kişiyi suç işlemeye teşvik etmek suretiyle suçun gerçekleşmesinde rol oynayabileceğini söyledik.

4. Gizli Soruşturma Yapan Polis

Burada öncelikle gizli soruşturmacı ile gizli soruşturma yapan polis arasındaki farkı belirlemek daha faydalı olacaktır. En temel fark kimlik konusunda kendisini göstermektedir. Gizli soruşturmacı, görevi gereği uydurma ve devamlı kullanacağı bir kimliğe sahip iken; gizli soruşturma yapan polis, her ne kadar görevi gereği gerçek kimliğini gizlemek durumunda olsa da, böyle bir kimliğe sahip değildir.[14]

Gizli soruşturma yapan polisin uydurma bir kimliğe sahip olmaması kuralı ise mutlak değildir. Belli durumlarda gizli soruşturma yapan polise de böyle bir kimlik verilebilmektedir, ki bu durumlarda gizli soruşturmacı ile arasındaki farkı belirlemek oldukça güçleşmektedir. Eğer bu kimlik yalnızca sanığa karşı kullanılıyorsa, biz bu kişiyi gizli soruşturma yapan polis olarak kabul ederiz. Ancak bu kimlik diğer hukuki ilişkilerde de kullanılıyorsa o zaman burada gizli soruşturmacının varlığı söz konusudur.[15]

Gizli soruşturma yapan polis de tıpkı gizli soruşturmacı gibi kişiyi suç işlemeye teşvik edemez veya azmettiremez. Suçun bir parçası olması da mümkün değildir. Bu yönüyle de tahrikçi ajandan ayrılmaktadır.

D. Tahrikçi Ajanın Cezai Sorumluluğu

Doktrinde tahrikçi ajanın cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda birçok farklı fikir öne sürülmüştür. İtalyan ve Fransız hukuku bu konuda, tahrikçi ajanın suçun işlenmesini engellediği hallerde cezadan kurtulabileceğini söylemektedir. Ancak tahrikçi ajanın fiillerinin hukuka aykırı bir durum meydana getirmesi halinde, cezai sorumluluğu iştirak hükümlerine bağlanmıştır.[16]

Türk doktrininde de aynı şekilde tahrikçi ajanın cezalandırılıp cezalandırılmayacağı hususunda birçok görüş bulunmaktadır. Bu görüşleri inceleyecek olursak;

1. Tahrikçi Ajanın İşlenemez Suça Teşvik Etmesi Halinde Cezai Sorumluluğu

Doktrinde “muhal suç” veya “elverişsiz teşebbüs” olarak da adlandırılan işlenemez suç; suçun konusunun, suçu işlemek için yapılan hareketin veya suçu işlemek için belirlenen aracın elverişsiz olması sebebiyle, gerçekleşmeyen suçtur.[17]

Bu görüş, tahrikçi ajanın bir kimseyi işlenemez suça yönlendirmesi durumunda, kolluk kuvvetlerinin önceden suçun gerçekleşmesini önleyici gereken tüm şartları sağlamış olacağını ve suçun işlenmesinin mümkün olmayacağını söylemektedir. Dolayısıyla tahrikçi ajan işlenemez suça azmettirmiş ve cezai sorumluluğu da doğmamış olacaktır.[18]

2. Tahrikçi Ajanın Faaliyeti ve Hukuka Uygunluk

Hukuka uygunluk hallerinde söz konusu fiili hukuka aykırı olarak nitelemek mümkün değildir. Tahrikçi ajanın fiillerinin hukuka uygunluk içerip içeremeyeceği bu başlık altında incelenecektir.

Bu hukuka uygunluk sebepleri tahrikçi ajanın kolluk görevlisi olması halinde söz konusu olmaktadır. Tahrikçi ajanın kolluk mensubu olmadığı takdirde herhangi bir hukuka uygunluk sebebi oluşmayacak ve dolayısıyla tahrikçi ajanın cezai sorumluluğu doğmuş olacaktır.[19]

Tahrikçi ajanın kolluk görevlisi olduğu durumlarda değinmemiz gereken ilk hukuka uygunluk sebebi, kanun hükmünün yerine getirilmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 24.maddesinde de belirtildiği üzere kanun hükmünü yerine getiren kişinin cezalandırılması mümkün değildir.

Ancak kolluk mensubu olan tahrikçi ajanın Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu gereğince belirlenmiş görevleri gereğince kolluk mensubunun öncelikli görevi suç işlenmesinin önüne geçmek ve suç işlenmişse CMK’nın ve diğer kanunların gereklerini yerine getirmektir.[20] Dolayısıyla kanunun, tahrikçi ajana yönelik bir hukuka uygunluk sebebi getirdiğinden bahsetmek yanlış olacaktır. Öncelikli görevi suç işlenmesinin önüne geçmek olan kolluk mensubunun, kişiyi suça teşvik eden ve azmettiren tahrikçi ajan kimliğine bürünmesi bir çelişki yaratmaktadır.

Tahrikçi ajanın kolluk görevlisi olduğu durumlarda değinmemiz gereken ikinci hukuka uygunluk sebebi ise amirin emrinin yerine getirilmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 24.maddesi “(1)Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz. (2) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.” demektedir. Bu bağlamda tahrikçi ajanın da cezai sorumluluktan kurtulabilmesi için kendisine verilen emrin suç teşkil etmemesi gerekmektedir. Ancak biz biliyoruz ki tahrikçi ajana verilen emir, suç teşkil etsin veya etmesin, tahrikçi ajanın görevini karşısındaki kişiyi suça teşvik etmesi veya azmettirmesi suretiyle gerçekleştirmesi sebebiyle tahrikçi ajanın faaliyetini hukuka uygun hale getirmeyecektir.

Dolayısıyla tahrikçi ajanın faaliyetlerinin hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmesinin imkanı yoktur.

3. Tahrikçi Ajanın Faaliyetleri ve Gönüllü Vazgeçme

Türk Ceza Kanunu’nun 36.maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri, failin başladığı icra hareketlerini kendi rızasıyla sona erdirmesi veya icra hareketlerini tamamlamışsa sonucun gerçekleşmesini önlemesi halinde uygulama alanı bulmaktadır.[21]

Tahrikçi ajanın gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanabilmesi için, tanımda belirtildiği üzere, başladığı icra hareketlerini kendi rızasıyla sona erdirmesi ya da bu icra hareketlerine başlamışsa kendi çabasıyla suçu tamamlamaktan vazgeçmesi veya bu hareketleri tamamlamışsa neticeyi önlemesi gerekmektedir. Bu takdirde tahrikçi ajan gönüllü vazgeçme kurumundan faydalanabilecektir.

E. Sonuç

Tahrikçi ajan kavramı, temeli 17. ve 18. yüzyıllara dayanmakla beraber, her ne kadar demokratik sistemlerde birçok eleştiriye maruz kalsa da kullanılmaya devam edilen bir yöntemdir. Tahrikçi ajana dair doktrinde yapılan birçok tanım bulunmaktadır. Kısa bir ifade ile tahrikçi ajanı, suçu ortaya çıkarmak için şüphe duyulan kimseyi suça teşvik eden veya azmettiren kişi olarak tanımlamak mümkündür.

Doktrinde çeşitli tanımlar yapılmasına rağmen tahrikçi ajanın hangi şartlar altında kullanılacağı, kullanılması esnasındaki ölçütlerin neler olacağına dair bir düzenleme mevcut değildir. Böyle bir düzenleme olmaksızın kişilerin devlet eliyle suça teşvik ettirilmesi veya azmettirilmesi hukuk devletlerinde kabulü mümkün olmayan bir durumdur.

Bu noktada gizli soruşturmacı, suçun ortaya çıkarılması ve suçluların yakalanması için hukuka uygun bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır. Hali hazırda mevzuatta düzenlenmiş olan gizli soruşturmacının suç işleyemez oluşu da, tahrikçi ajanın suç işleyebiliyor olmasına kıyasla hukuk güvenliğinin sağlanması noktasında daha etkilidir. Bu sebeple, demokratik hukuk sistemleriyle bağdaşmayan tahrikçi ajan kullanımından tamamen vazgeçilmesi ve gizli soruşturmacı gibi hukuki temeli olan yöntemlere başvurulması keyfilikten uzak ve daha etkili olacaktır.

 Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 2 Mart 2022’de www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

Kaynakça

AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), 132-148.

AYDIN, M. (2021). Ceza muhakemesi hukukunda gizli soruşturmacı (Master’s thesis, İstanbul Kültür Üniversitesi/Lisansüstü Eğitim Enstitüsü/Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı/Kamu Hukuku Bilim Dalı).

ÖZBEK, V. (2014). Türk Hukukunda Gizli Soruşturmacının Ceza Sorumluluğu. Journal of Penal Law and Criminology, 2(1-2), 135-155.

ZAFER, H. (2019). Ceza hukuku: genel hükümler (TCK m. 1.75): ders kitabı. Beta.

EREM, F. Kışkırtıcı Ajan.

DİKKAŞ, G. C. (2019). Gizli soruşturmacı (Master’s thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü).

MUMCU, U. (2018). Suçlular ve güçlüler. um: ag.

AKBULUT, İ. İşlenemez Suç. Journal of Istanbul University Law Faculty 53(1-4). s 139-143.

TAŞKIN, O. E. (2015). Kışkırtıcı ajan. Anadolu University (Turkey).

Dipnot

[1] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 133.

[2] AYDIN, M. (2021). Ceza muhakemesi hukukunda gizli soruşturmacı (Master’s thesis, İstanbul Kültür Üniversitesi/Lisansüstü Eğitim Enstitüsü/Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı/Kamu Hukuku Bilim Dalı), s 30.

[3] ÖZBEK, V. (2014). Türk Hukukunda Gizli Soruşturmacının Ceza Sorumluluğu. Journal of Penal Law and Criminology, 2(1-2), s 143

[4] AYDIN, M. (2021). Ceza muhakemesi hukukunda gizli soruşturmacı (Master’s thesis, İstanbul Kültür Üniversitesi/Lisansüstü Eğitim Enstitüsü/Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı/Kamu Hukuku Bilim Dalı), s 28.

[5] ZAFER, H. (2019). Ceza hukuku: genel hükümler (TCK m. 1.75): ders kitabı. Beta. s 486.

[6] EREM, F. Kışkırtıcı Ajan. s 6.

[7] EREM, F. Kışkırtıcı Ajan. s 6.

[8] DİKKAŞ, G. C. (2019). Gizli soruşturmacı (Master’s thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü). s 12.

[9] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 138.

[10] DİKKAŞ, G. C. (2019). Gizli soruşturmacı (Master’s thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü). s 17.

[11] AYDIN, M. (2021). Ceza muhakemesi hukukunda gizli soruşturmacı (Master’s thesis, İstanbul Kültür Üniversitesi/Lisansüstü Eğitim Enstitüsü/Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı/Kamu Hukuku Bilim Dalı), s 18.

[12] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 136.

[13] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 136.

[14] DİKKAŞ, G. C. (2019). Gizli soruşturmacı (Master’s thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü). s 26.

[15] ÖZBEK, V. (2014). Türk Hukukunda Gizli Soruşturmacının Ceza Sorumluluğu. Journal of Penal Law and Criminology, 2(1-2), s 141.

[16] MUMCU, U. (2018). Suçlular ve güçlüler. um: ag. s 190.

[17] AKBULUT, İ. İşlenemez Suç. Journal of Istanbul University Law Faculty, 53(1-4), s 139.

[18] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 140.

[19] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 141.

[20] AKAR, İ. Tahrikçi Ajan. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 24(1), s 142.

[21] TAŞKIN, O. E. (2015). Kışkırtıcı ajan. Anadolu University (Turkey), s 158.

This div height required for enabling the sticky sidebar