Hit enter after type your search item

PROF.DR. MUHARREM KILIÇ İLE ULUSAL İNSAN HAKLARI MEKANİZMALARI VE TİHEK

/

İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası vesilesiyle, dünyada ve Türkiye’de ulusal insan hakları mekanizmalarının önemini, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun insan haklarını korumadaki rolünü ve çalışmalarını ele almak amacıyla Umut Arda APAYDIN sizler için Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muharrem KILIÇ ile görüştü.

1- Bu haftanın İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası olmasına sebebiyle röportajımıza genel bir soruyla başlayalım: Sizce insan haklarının ve demokrasinin önemi nedir?

Prof.Dr. Muharrem Kılıç: İnsan, sahip olduğu sıfat ve nitelikler nedeniyle onurlu bir varlıktır. Bu nedenle insanın sahip olduğu bu sıfat ve niteliklerin korunması ve geliştirilmesi insanın ve insanlığın özünde yer alan bir meseledir. Doğuştan gelen ve insana dair doğal bir vasıf olan “insan onurunun”, toplumsal hayatın ortaya çıkmasıyla beraber özel olarak korunması ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu ihtiyaca binaen çıkan argüman ise “insan haklarıdır. İnsan hakları kavramı, gerçekleşmiş durumdan çok, gerçekleştirilmesi gerekeni, bir ideali deyimler, olması gerekeni anlatır. İnsan hakları, ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır. Bu haklardan yararlanmak bakımından vatandaş ve yabancı arasında ayrım yoktur.

İnsan hakları; insanın insan onuruna yaraşır bir şekilde özgür, kaliteli ve mutlu yaşamasını amaçlayan ve salt insan olmak hasebiyle sahip olunan haklardır. Bu haklar sayesinde kişi hem bireyler arası ilişkilerde hem de devletle olan ilişkilerinde korunmayı talep edebilmektedir.

Özellikle 2. Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı vahim tablo, insanlığın bu noktada yeni bir tavır almasını zorunlu kılmıştır. İnsanların ancak ve ancak doğuştan sahip olduğu haklarla onurlu bir hayat sürebileceği gerçeğinin anlaşılmasından sonra hem uluslararası hem de ulusal düzeyde insan haklarının korunması amacıyla normlar ve mekanizmalar hayat geçirilmiştir.

Demokrasinin bir gereği olarak devletler de bireylere verilen temel hak ve özgürlükleri tanımalı ve bunları güvence altına almalıdır. Bu yönüyle insan hakları demokrasinin temel öğesidir.

2- Ulusal ve uluslararası mahkemeler varken neden insan haklarının korunması için ulusal insan hakları mekanizmaları öngörülmüştür?

Prof.Dr. Muharrem Kılıç: Ulusal insan hakları mekanizmalarının kurulma nedenleri çeşitli gerekçelerle sıralanabilmektedir. Örneğin, rejim değiştirmek ve demokratik kurumlar oluşturmak isteyen; totaliter rejimlerden demokrasiye geçiş yapan ve geçmişte yaşanan ve devam eden ciddi insan hakları ihlallerini önlemeyi amaçlayan devletler için uygun bir yapı olarak görülmesi, gerekçelerden bir tanesidir. İnsan hakları kültürü nispeten iyi fakat mekanizmalarını geliştirmeyi amaçlayan devletlerin, uluslararası insan hakları standartlarının ulusal ölçekte uygulanmasını desteklemek ve uluslararası koruma mekanizmaları ile işbirliği yapmak amacıyla ulusal kurum oluşturması da diğer bir nedendir. Bu mekanizmalar Kurum, Komisyon, Ombudsman gibi çeşitli modellerle karşımıza çıkmaktadır. Ancak genel olarak “Ulusal İnsan Hakları Kurumu” olarak nitelendirilmektedirler.

Ulusal İnsan Hakları Kurumu kavramı, köken olarak, uluslararası ve bölgesel çabalar sonucunda, insan hakları sorunlarının çözümünün küresel barış ve güvenliğine katkı sağlayacağı inancı sonucunda ortaya çıkmış bir kavramdır. BM tarafından yapılan tanımda, Ulusal İnsan Hakları Kurumlarının “insan haklarını geliştirmek ve korumak görevini yerine getirmek amacıyla ulusal mevzuat kapsamında kurulmuş bağımsız yapılar” olduğu belirtilmiştir.”

Mahkemelerden ayrı olarak UİHK’ler bu özellikleri ile “ulusal ölçekte insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bağlamında bilinç oluşturma, devlet organlarına insan hakları ile ilgili tavsiyeler verme, şikâyet başvurusu yoluyla insan hakları ihlallerini görünür kılma ve çözüme kavuşmasını sağlama” işlevleriyle donatılmıştır. UİHK’lerin rolü, özellikle yargı sisteminin yetersiz kaldığı, adalete erişimin kısıtlı olduğu ve insan hakları ihlallerinin tümünün yargıya götürülemediği durumlarda artmaktadır.

3- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun insan haklarının korunması ve ayrımcılıkla mücadele konularında gerçekleştirdiği çalışmalar nelerdir?

Prof.Dr. Muharrem Kılıç: Kurumumuzun insan haklarının korunması ve geliştirilmesi noktasındaki görevleri 6701 sayılı Kanun’un 9. maddesinde belirlenmiş durumdadır. Buna göre;

a) İnsan haklarının korunmasına, geliştirilmesine ve ihlallerin giderilmesine yönelik çalışmalar yapmak

Bu görev kapsamında çalıştaylar, sempozyumlar forumlar düzenlenmektedir. Akademik Dergimiz 4 yıldır yayın hayatına devam etmektedir. Öğrencilere yönelik resim, şiir, hikâye, karikatür vb. yarışmalar düzenlenmektedir.

b) İnsan hakları konularında kitle iletişim araçlarını da kullanarak bilgilendirme ve eğitim yoluyla kamuoyunda duyarlılığı geliştirmek (Hem sivil topluma hem de kamu kurumlarına yönelik eğitimler gerçekleştirilmektedir)

c) Millî eğitim müfredatında bulunan insan hakları ile ilgili bölümlerin hazırlanmasına katkıda bulunmak

ç) İnsan haklarının korunmasına yönelik olarak üniversiteler ile ortaklaşa faaliyetlerde bulunmak, Yükseköğretim Kurulunun eşgüdümünde üniversitelerin insan hakları ile ilgili bölümlerinin kurulmasına ve insan hakları ve eşitlik öğretimine dair müfredatın belirlenmesine katkıda bulunmak

Bu görev kapsamında pek çok üniversiteyle insan hakları ile ilgili bölümlerin kurulması ve insan hakları müfredatına katkıda bulunulması kapsamında protokoller imzalanmaktadır.

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının meslek öncesi ve meslek içi insan hakları eğitimi programlarının esaslarının belirlenmesine ve bu programların yürütülmesine katkıda bulunmak

e) Görev alanıyla ilgili mevzuat çalışmalarını izlemek, değerlendirmek, bunlara ilişkin görüş ve önerilerini ilgili mercilere bildirmek

f) İnsan hakları ihlallerini resen incelemek, araştırmak, karara bağlamak ve sonuçlarını takip etmek (Kurumumuz Kanunun açık ifadesi nedeniyle insan hakları konularında başvuru alamamakta sadece resen incelemelerde bulunabilmektedir)

k) Cumhurbaşkanlığına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmak üzere, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, alanında yıllık raporlar hazırlamak (2018 ve 2019 Raporları sunuldu, 2020 sunulacak, 2021 Hazırlanıyor)

l) … Gerek görüldüğünde görev alanına ilişkin özel raporlar yayımlama (Otizmli Çocukların Eğitim Hakkı ve Ayrımcılık Yasağı Raporu yayımlandı)

ö) Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerinin uygulanmasını izlemek…

gibi görevlerimiz bulunmaktadır.

Yine Kuruluş Kanunumuzun 22 nci maddesi uyarınca illerde insan hakları toplantıları gerçekleştirmekteyiz. Bu toplantılara tüm insan hakları aktörlerinin katılımı sağlanarak insan hakları alanında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri tartışılmaktadır. (Geçtiğimiz yıllarda Sakarya, Konya ve İstanbul’da gerçekleştirdik, bu sene de Trabzon ve Malatya toplantılarımız oldu)

TİHEK aynı zamanda insan ticareti ile mücadelede ulusal raportör kurum olarak görev yapmaktadır. İnsan Ticaretiyle Mücadele Koordinasyon Komisyonunun 10.12.2020 tarihli toplantısında alınan 2020/1.2 karar gereği Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu insan ticaretiyle mücadele alanında yürütülen faaliyetleri incelemek ve raporlamak amacıyla Ulusal Raportörlük Kurumu olarak belirlenmiştir.

Ayrımcılıkla mücadele ve eşitliğin sağlanması noktasında:

TİHEK, 2016 yılında yeniden yapılandırma neticesinde aynı zamanda bir ayrımcılıkla mücadele kurumu olarak da görevlendirilmiştir. 6701 sayılı Kuruluş Kanunumuzun ana omurgasını ayrımcılıkla mücadele görevi oluşturmaktadır.

6701 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ayrımcılık temelleri (15 adet) “cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş” olarak belirlenmiştir. Bu temellere dayalı olarak ayrımcılık iddialarını Kurumu’muz başvuru üzerine veya re’sen incelemeler yapabilmektedir. Ayrımcı bir muamelenin tespiti durumunda ise 2021 yılı yeniden değerleme oranına göre 1.963,00 liradan 29.500,00 liraya kadar idari para cezası uygulamaktadır.

Kurumumuz ayrımcılıkla mücadele alanında bireysel başvuru ve resen incelemeler dışında Cumhurbaşkanlığına ve TBMM Başkanlığına ayrımcılıkla mücadele alanında yıllık rapor sunmak, bu konuda tematik raporlar hazırlamak ve farkındalığı artırıcı her türlü çalışmayı yapmakla da görevlidir. (Bu yıl Ayrımcılıkla Mücadele alanında Kurumumuz Nefret Söylemi ve Nefret Suçları Sempozyum’u düzenlenmiştir.)

4- Ulusal önleme mekanizmalarının insan haklarının korunması bakımından yararları nelerdir?

Prof.Dr. Muharrem Kılıç: Ulusal önleme mekanizması, işkenceye ve diğer zalimane, gayriinsanî veya küçültücü muamele veya cezaya karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne ek ihtiyari protokol hükümleri çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı yerlere düzenli ziyaretler yapmak üzere oluşturulan sistemi ifade eder. Bu mekanizmaların başlıca faydası, işkence ve kötü muamele yasağı ihlalleri gerçekleşmeden önce harekete geçmek, işkencenin gerçekleşebileceği kamusal denetimden uzak kapalı alıkonulma yerlerinde düzenli olarak incelemeler yapılmasını sağlamak böylelikle işkence ve kötü muamele ile daha etkin bir şekilde mücadele edilmesidir. Bunun yanında bu mekanizmaların, yaptığı incelemeler sonunda kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı yerlerin fiziki şartları; işkence ve kötü muamele yasağı haricinde sahip oldukları temel hakların ihlal edilip edilmediğini tespit etmek gibi faydaları da bulunmaktadır.

5- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun ulusal önleme mekanizması olarak gerçekleştirdiği faaliyetler nelerdir?

Prof.Dr. Muharrem Kılıç: Türkiye OPCAT’i 2005 yılında imzalamış, 2011 tarihli 6167 sayılı OPCAT’in Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ve buna ilişkin 2011 yılında alınan 1962 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile de onay sürecini tamamlamıştır. Ulusal önleme mekanizmasının belirlenmesine ilişkin 2013 yılında alınan 5711 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile de bu görev Türkiye İnsan Hakları Kurumuna verilmiştir. 2016 yılında çıkarılan 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile 6332 sayılı Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu yürürlükten kaldırılmış, diğer mevzuatta mülga Türkiye İnsan Hakları Kurumuna yapılan atıfların Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna yapılmış sayılacağına hükmedilmiştir. 6701 sayılı Kanun ile ulusal önleme mekanizması görevi doğrudan yasa ile TİHEK’e verilmiştir.

TİHEK ulusal önleme mekanizması olarak işkence ve kötü muamelenin önlenmesi amacıyla haberli ve habersiz ziyaretler yapmaktadır. Bu kapsamda her ziyaret sonrası rapor hazırlanmakta ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Raporlarda kurum ve kuruluşlara tavsiyelerde bulunulmaktadır.

Kurum olarak ziyaretlerimiz, her yıl belirlenen ziyaret takvimi doğrultusunda özgürlüğünden mahrum bırakılan veya koruma altına alınan kişilerin tutulduğu yerlere alıkonulma merkezinin özelliklerine göre çeşitli meslek gruplarından katılımcılarla birlikte gerçekleştirilmektedir.

Yıl boyunca devam eden ziyaretler genellikle ziyaret edilecek yere önceden haber verilmeksizin yapılmaktadır. Ziyaretler Ulusal Önleme Mekanizması Biriminin koordinasyonunda tüm Kurum personeli ile gerek duyulması halinde ilgili kurumlardan görevlendirilen doktor, psikolog veya psikiyatristler eşliğinde gerçekleştirilmektedir.

2021 yılının sonuna kadar ziyaret edilen merkez sayısının 56 olması planlanmaktadır. Raporlarda yer verilen tavsiyelerin izlenmesi amacıyla ayrıca takip ziyaretleri de yapılmaktadır. Ziyaretlere ilişkin raporlar resmi internet sayfamızda yayınlanmaktadır.

6- Değerli okuyucularımıza Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından gerçekleştirilen eğitim programları ve akademik araştırmalara verilen destekler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Prof.Dr. Muharrem Kılıç: 6701 sayılı Kanun’un 9. Maddesinin b fıkrası gereğince “İnsan hakları konularında kitle iletişim araçlarını da kullanarak bilgilendirme ve eğitim yoluyla kamuoyunda duyarlılığı geliştirmek” görevimiz kapsamında Kurumumuz hem sivil topluma hem de kamu kurumlarına yönelik eğitimler gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda Kurumumuz geçtiğimiz yıllarda, mülki idare amirlerine, geri gönderme merkezi müdürlerine, il ticaret müdürlerine çeşitli kamu kurum ve kuruluşların uzman yardımcılarına “insan hakları” başlıklı eğitimler vermiştir. Bununla birlikte il ve ilçe insan hakları kurul üyelerine de yine hem insan hakları ve hem de kendi kurullarının görev ve yetki alanlarına ilişkin eğitimler verilmektedir. Kurumumuz sivil toplum kuruluşlarından gelen eğitim taleplerini de geri çevirmemektedir.

Kurumumuz daha önce de bahsedildiği gibi kurulduğu tarihten itibaren hakemli bir akademik dergi yayınlamaktadır. Bu akademik dergi sayesinde Kurumumuz akademik araştırmacılara sonuna kadar kapılarını açmaktadır. Kurumumuz, insan hakları alanında tez yazacak kişilere gerekli desteği verme gayreti içerisindedir. Ayrıca Kurumumuza dilekçe ile başvurulması halinde Kurumumuzun hazırlamış olduğu raporlar, kitaplar vb. kaynaklar akademik araştırmacılara temin edilmektedir.

Ayrıca TİHEK Akademi bağlamında Youtube üzerinden İnsan Hakları Söyleşileri adı altında alanında uzman kişilerle programlar icra edilmektedir.

Bu röportaj ilk kez 15.12.2021 tarihinde www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

This div height required for enabling the sticky sidebar