Hit enter after type your search item

ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER ve EĞİTİM HAKKI

/

Yazar: Helin Ayaz

Her birey gerek fizyolojik gerek psikolojik boyutlarda zaman içerisinde gelişim göstermektedir. Gösterdikleri bu gelişim doğrultusunda da sosyal yaşama uyum sağlama sürecine girmektedir. Ancak bazı bireyler göstermiş oldukları gelişimin farklı olması sebebiyle bu uyum sağlama sürecinde sıkıntılar yaşayabilmekte ve bu süreçte sistem içerisinde çeşitli tanımlarla ifade edilmektedir. Son yıllarda farklı gelişim gösteren bireyleri “özürlü”, “engelli” gibi şekillerde etiketlemekten kaçınmak adına “özel gereksinimli birey” tanımı sık sık kullanılmaya başlanmıştır.[1]

Söz konusu özel gereksinimli bireylerin de normal gelişim gösteren bireyler gibi sosyalleşme süreçlerini tamamlamaları, yetersiz oldukları alanlara bakılmaksızın gerek yaşıtlarıyla gerekse toplumla bir arada bulunarak uyum sağlayabilmeleri ve kendilerini keşfedebilmeleri adına   aldıkları özel eğitimin yanı sıra kaynaştırma eğitimi de oldukça önem arz etmektedir.[2] Ancak ne yazık ki bugün birçok kaynaştırma öğrencisi, kaynaştırma eğitimi alacakları okullara kabul aşamasında ve kabul edilseler dahi bunu takip eden süreçlerde pek çok engelle karşılaşmaktadır. Bu sorunların temelinde yatan ana neden ise eğitimcilerin, kaynaştırmanın önemini yeterince benimsememiş olmasıdır. Eğitimcilerden de öte, kaynaştırma eğitiminin öncelikle okul yönetimi tarafından önemsenmesi ve bu süreçte velilerin ve kaynaştırma öğrencilerinin okul yönetimi tarafından desteklenmesi gerekmektedir.

Kaldı ki özel gereksinimli bireylerin, kaynaştırma öğrencileri olarak eğitime ulaşabilmelerinin sağlanması sosyal devlet ilkesini benimsemiş devletlerce bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun yerine getirilmesi maksadıyla birçok kurum ve kuruluş oluşturulmuş, aynı zamanda ulusal ve uluslararası mevzuatta bu çabayı destekleyecek nitelikte düzenleme yapılmıştır. 30.05.1997 tarihinde ve 571 sayılı Özürlüler İdaresi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkartılarak Özürlüler İdaresi Başkanlığı kurulmuş, 06.06.1997 tarih ve 572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile de pek çok kanunda özel gereksinimli bireyler lehine değişiklikler yapılmıştır.

Özel gereksinimli bireylerin haklarına ilişkin yapılan bu düzenlemeleri takip eden 06.06.1997 tarih ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ise ana düşünce olarak, özel gereksinimli bireyleri çeşitli etiketlemelere maruz bırakmaksızın, öğrenci odaklı bir düşünce ile hazırlanmıştır.[3]

Bu kararnamelerin yanı sıra Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ve Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde (OKY) düzenlemeler de asıl amaç olarak çocukların eğitime daha kolay ulaşabilmeleri ve bu eğitimden olabildiğince iyi verim alabilmeleri adına yapılmış olan düzenlemelerdir. Bu düzenlemeler, Bireysel Eğitim Programları (BEP) olarak ifade edilen ve özel eğitim gerektiren öğrencinin gelişimini gözlemek ve onunla iletişim kurmak adına oluşturulan planların önemine, özel eğitime ihtiyacı olan çocukların belirlenmesinde Rehberlik Araştırma Merkezleri (RAM)’nin rolüne ilişkindir.

Uluslararası mevzuatın oluşturulmasında da Birleşmiş Milletlerin çalışmaları oldukça fazladır. Örneğin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 28.maddesi engeli olan çocuklara ilişkin özellikle vurgu yapmaktadır.[4] Bunun dışında Türkiye tarafından 2008’de imzalanan ve 2009’da yürürlüğe giren BM Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme (EHİS), Kişilerin insanlık onuruna ve bireysel özerkliklerine saygı, ayrımcılık yasağı, toplumsal yaşama etkin ve tam katılım, farklılıklara saygı ve engelliliğin insan çeşitliliğinin bir parçası olduğunun kabulü, fırsat eşitliği, erişilebilirlik, kadın ve erkek eşitliği, engeli olan çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı gibi temel ilkeleri benimseyerek, özel gereksinimli bireyleri korumayı amaçlamıştır.

Sonuç olarak ülkemizde farklı gelişim göstermesi hasebiyle özel gereksinimli birey olarak ifade edilen kişilerin, sosyal devletin gereklerinden olan eğitim hakkına erişim konusunda çeşitli sorunlar yaşadığı açıktır. Bu sorunların önüne geçebilmek için gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuatta, çeşitli kurum ve kuruluşların da destek ve katkılarıyla birçok çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan bu çalışmaların teoride kalmaması, pratikte de uygulanabilmesi ancak özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına hakim ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda çalışmalar yapabilecek ailelerin ve eğitimci kitlesinin oluşturulmasıyla mümkün olacaktır. Çocuklarının haklarını bilen ve bu hakları elde etme konusunda azimli ailelerin yanı sıra özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata ayak uydurabilmeleri ve kaynaştırma eğitimlerinden maksimum verimi alabilmeleri bu konuda bilinçli ve onlara sosyal iletişim becerileri anlamında katkı sağlayabilecek sınıf arkadaşlarıyla sağlanmalıdır. Bu bağlamda yapılması gereken ilk iş, genel olarak toplumun her kesimine hitap edecek şekilde özel gereksinimli bireylere yaklaşım konusunda ve özel gereksinimli bireylerin haklarına dair mevzuatın daha etkin kullanılabilmesi adına bilinçlendirme çalışmaları yapmak olmalıdır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 4 Ağustos 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

VARIŞ, Y. A., & HEKİM, M. M. (2017). Özel gereksinimli bireyler ve müzik eğitimi. Gazi Eğitim Bilimleri Dergisi, 3(3), 29-42.

Atici, R. (2014). KAYNAŞTIRMA ÖĞRENCİLERİNİN OKUL HAYATINDA YAŞADIĞI ZORLUKLAR. Electronic Turkish Studies, 9(5).

Vural, S., Yücesoy, Ş., & Ünlü, E. (2003). Türkiye’de Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Hizmetlerin Yasal Yapılanmasında Avrupa Birliği’ne Uyum Çabalarının Yansımaları.

SART, Z. H., BARIŞ, S., SARIIŞIK, Y., & DÜŞKÜN, Y. (2016). ENGELİ OLAN ÇOCUKLARIN TÜRKİYE’DE EĞİTİME ERİŞİMİ: DURUM ANALİZİ VE ÖNERİLER.

DİPNOTLAR

[1]VARIŞ, Y. A., & HEKİM, M. M. (2017). Özel gereksinimli bireyler ve müzik eğitimi. Gazi Eğitim Bilimleri Dergisi, 3(3), 32.

[2] Atici, R. (2014). KAYNAŞTIRMA ÖĞRENCİLERİNİN OKUL HAYATINDA YAŞADIĞI ZORLUKLAR. Electronic Turkish Studies, 9(5).

[3] Vural, S., Yücesoy, Ş., & Ünlü, E. (2003). Türkiye’de Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Hizmetlerin Yasal Yapılanmasında Avrupa Birliği’ne Uyum Çabalarının Yansımaları.

[4] SART, Z. H., BARIŞ, S., SARIIŞIK, Y., & DÜŞKÜN, Y. (2016). ENGELİ OLAN ÇOCUKLARIN TÜRKİYE’DE EĞİTİME ERİŞİMİ: DURUM ANALİZİ VE ÖNERİLER.

This div height required for enabling the sticky sidebar