Hit enter after type your search item

“NİTELİKLİ FİKRİ TAPU” YERİNE TERİM ÖNERİLERİ & ÇEKİNCELER

/

Yazar: Bora Can ALCAN

I. Giriş

Geçtiğimiz günlerde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi (“OFİS”), açılımı “Non-Fungible Token” olan ve son yıllarda günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş NFT’ye Türkçe karşılık bulduklarını açıkladı.

Bulmuş oldukları karşılığı, Türk Dil Kurumuyla (“TDK”) koordineli çalışmalar sonucunda elde ettiklerini açıklayan Ofis, bunu resmî internet sitelerinden de duyurdu. Ofis Başkanı Dr. Ali Taha KOÇ; TDK ile  koordineli biçimde bulmuş oldukları ve NFT’ye karşılık gelen Türkçe çevirinin “Nitelikli Fikri Tapu” olduğunu açıkladı.

“Nitelikli Fikri Tapu” çevirisinde, orijinal karşılığı olan Non-Fungible Token teriminin kısaltmasıyla aynı olmasına özen gösterildiği, bu sebeple Türkçe çevirisinin de aynı baş harflere sahip olduğu ve yine kısaltmasının NFT; fakat bu sefer “eN eF Ti” değil, “Ne Fe Te” olduğu açıklandı[1].

Gerçekten de Türkçe karşılığa baktığımızda, karşılığın NFT ile tek alakasının aynı kısaltmaya sahip olduğu, bunun dışında NFT’nin konseptiyle, anlamıyla hiçbir alakasının bulunmadığı; özellikle mevzuat hazırlama aşamasında kullanılması halinde de kavramsal kafa karışıklığına yol açabileceği barizdir.

Bu yazımızda, mevzuat hazırlama aşamasında “NFT” kavramına; “Nitelikli Fikri Tapu” haricinde kimi terim önerilerinde bulunacak, mevcut bu “Nitelikli Fikri Tapu” teriminin niçin kullanılamaz olduğunu eleştireceğiz. Zira, Tanzimat’ın ilk zamanlarından bu yana tüm mevzuatını diğer ülkelerden iktibas etmiş olan Türkiye için kavramlar ve çeviriler her zaman sıkıntı yaratmış, tartışmalara yol açmış ve ne yazık ki basiretsiz biçimde gerçekleştirilmiştir.

Çevirilerle yaşadığımız sorunlar yalnızca son on yıl içerisinde meydana gelmemiştir. Temel kanunların iktibası sırasında da kimi terimlerin ve hatta kimi kanun maddelerinin çevirileri esnasında feci kayıplar gerçekleşmiştir.

Şimdi de hızla ilerleyen teknolojinin peşinden onu yakalamaya Türk hukuk düzeni, teknolojik sektörün içerisinde Türkçe yer almadığı için bazı terimlerde bocalamaya başlamıştır. “Nitelikli Fikri Tapu” da bunlardan biridir.

II. NFT Nedir?

Açılımı “Non-Fungible Token” olan NFT’ler, bir çeşit kriptoparadır ve kendine özgü benzersiz herhangi bir veri dosyası olabilir. Şimdiden belirtmekte fayda vardır ki, kriptopara; yani menşei terimiyle “cryptocurrency” ile elektronik para aynı şey değildir. Elektronik para tanımı 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında yapılmış olup bu tanıma göre de elektronik para fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan ve kişilerce ödeme aracı olarak kabul edilen paradır[2].

Şöyle ki, kriptopara[3] ile elektronik para arasındaki en büyük fark; elektronik paranın banka gibi aracılarla kullanılıyor olmasıdır. Yani elektronik para, örnek olarak (A) ile (B) arasındaki alım satımdan doğan bedel borcu; bu iki kişinin iki farklı bankadaki hesapları arasında bankalarca fon transferi sağlanarak gerçekleştirilebilir. Bu durumda (A), kendi bankasındaki hesabından; (B)’ye, onun bankasındaki hesabına elektronik fon transferi[4] gerçekleştirmiş olur. Elektronik para da bu şekilde bir ödeme yöntemidir, az evvel vermiş olduğumuz örnekte elektronik olarak transfer edilen fon; mevzuat çerçevesinde Türk lirası veya başka cins bir döviz olabilir. Elektronik paraysa, bu şekilde bir döviz veya millî para değildir. Bir, ödeme aracıdır[5]. Yani, örnek olarak (A) herhangi bir işlemde elektronik para kullanmak istemektedir. Bunun için önce mevcut parasıyla (Türk lirası veya mevzuat uygun görüyorsa döviz) bir miktar elektronik para satın alır. Ardından, ödeme gerçekleştireceği kuruluş elektronik para vasıtasıyla ödeme kabul ediyorsa, elektronik parayla ödeme yapabilir. Görüldüğü üzere yine arada aracı kurum mevcuttur. Keza aynı şekilde elektronik para lisanslı merkezî bir kurumca çıkarılmalıdır.

Kriptopara ise bunun tam tersi, dağıtık defter ve blokzincir teknolojisine sahiptir. Bu sayede, işlemler merkezî bir kurum vasıtasıyla gerçekleştirilmez; kişiden kişiye aracısız ve direkt işlem imkânı sağlanır. İşlemler ise dağıtık defterlerde kayıt altına alınır ve blokzincir vasıtasıyla da teyit edilir.

Değindiğimiz üzere NFT de bir çeşit kriptoparadır. Bu tanımı, menşei dilde sadece “cryptocurrency” teriminin mevcut olmasından yola çıkarak yapıyoruz. Fakat aslen, NFT’lerin birer kripto varlık olduklarından, zira para gibi bölünebilir bir yapıya sahip olmadıklarından bahsetmek mümkündür. Bu sebeple aslen NFT’lerin birer “para” (yani, “currency”) değil fakat “varlık” (yani, “token[6]”) olduklarından söz etmek mümkündür. Zira, NFT’lerin bölünebilmeleri mümkün değildir. Fakat bunun yanı sıra NFT’ler, aynı kriptoparalar gibi blokzincir üzerinde işlem görür. Daha evvelki yazılarımızda[7] blokzincire değinmiş olduğumuzdan bu yazımızda detaylıca değinmekten kaçınacağız. Fakat blokzincirin kabaca bir ağ olduğu ve yapılan işlemlerin her birinin bu ağ kapsamındaki sistemlerce doğrulanır. NFT’ler bakımından en yaygın olarak kullanılan blokzincir, Ethereum blokzinciridir[8].

NFT’lerin bir diğer ayırt edici özelliği de, her bir NFT’ye bağlı akıllı sözleşmelerdir (“smart contracts”). Akıllı sözleşmeler, hukukî açıdan geleneksel sözleşmelerin aksine; bilgisayar kodları vasıtasıyla blokzincir üzerinde elde edilmiş kimi otomatik talimatlar bütünüdür. Bu sayede; güvenilir üçüncü bir kişinin kişiler arası aracısız işlemlere müdahale etmesine izin vermeden işlemlerin taraflarca yapılabilmesi bir daha sağlanır. Hatta öyle ki, akıllı sözleşmeler yalnızca tarafları değil, el değiştiren NFT’nin diğer sahiplerini de bağlayacak yapıya sahiptir. Bu sebeple aslen akıllı sözleşmeleri Borçlar Hukukunun ilkeleri kapsamında açıklayabilmek mümkün değildir.

Örnek vermek gerekirse; (A), (B)’ye Ethereum blokzinciri üzerinden bir NFT satmıştır. (B); NFT’ye bağlı akıllı sözleşme kapsamında, bu NFT’yi kime satarsa elde edilen gelirin %5’i (A)’nın kriptopara cüzdanına aktarılacaktır. Bu şekilde, (B)’nin bu NFT’yi (C)’ye devretmesi, sonrasından bu NFT’nin (C) tarafından (D)’ye devredilmesi gibi işlemlerden doğan her devir gelirinin %5’i (A)’nın kriptopara cüzdanına aktarılacaktır. Bu şekilde sözleşmenin icra edilebilmesi için ayrıca bir üçüncü kişiye ihtiyaç duyulmayacaktır.

Fakat, akıllı sözleşmeler; sözleşmelerin nispiliği gibi temel hukuk ilkeleriyle pek bağdaşmayacak sonuçlar doğurabilir. Zira, örneğimizde artık (A) ile (B) arasındaki bu ilişki, (C) ve (D)’ye de sirayet etmiştir. (B), (C) ve (D)’nin %5’lik bu pay kesintisini bilerek NFT’yi almaları halinde aslında ortada bir sorun yoktur zira tarafların iradesi bu yöndedir. Fakat akıllı sözleşme artık tapuya şerh verilmiş bir geri alım sözleşmesinden doğan geri alım hakkı gibi, üçüncü kişilere sirayet edecek biçimde işlemektedir. İşte, burada tapu gibi işleyen şey NFT’nin kendisi değil, ona bağlı “akıllı sözleşmedir”. Aynı şekilde kamuya açık blokzincir üzerindeki bir akıllı sözleşme üzerinde iyiniyet iddiasında bulunulup bulunulamayacağı da tartışma yaratacak bir konudur.

NFT’lerin kendine özgü benzersiz bir “veri paketi” mevcuttur. Bu, herhangi bir görsel olabilir, video olabilir, avatar olabilir veya dijital bir arsa dahi olabilir. Yani, aslında kriptoparadan farklı olarak NFT belirli bir “şey”dir. Mesela, bir muz fotoğrafı NFT olarak satışa sunulabilir. Görüleceği üzere NFT olarak alınan şey; muzun belirli ve eşsiz fotoğrafıdır. NFT veri paketi içerisinde akıllı sözleşme ve blokzincir üzerinden işlemin teyit edilmesine yarayacak diğer veriler bulunur.

NFT’ler, bazen büyük projeler kapsamında arz olunabilir. Yani, sınırlı sayıda üretilen NFT’yi alan kişilere; NFT’nin bağlı olduğu proje kapsamında kimi haklar tanınabilir. Mesela, NFT’yi alan kişilere; ileride hayata geçecek bir metaverse projesine erken erişim hakkı da tanınabilir. Hatta öyle ki, bu tip vaatler aracılığıyla yapılan bir tip dolandırıcılık hayatımıza girmiştir: “rug pull”. Bu dolandırıcılıkta, değindiğimiz üzere; büyük bir projenin kapsamı olarak sunulan NFT’leri alan yatırımcıların paralarından oluşan bir sermaye havuzu boşaltılarak NFT yaratıcıları, NFT’yi alan kişileri dolandırarak kaçabilirler[9]. Bu halde, akıllı sözleşmenin akıbeti ne olacaktır? Zira NFT’yi alan kişiler aslında NFT’nin bağlı olduğu projeden faydalanmak için irade belirtmekte fakat satıcı (yani NFT yaratıcısı) bu iradeye aykırı hareket ederek alıcıların ağır kayıplara uğramalarına yol açmaktadır (zira piyasada dolandırıcılığın duyulmasıyla oluşan güvensizlik sebebiyle NFT’lerin değeri düşmektedir).

III.    Niçin “Nitelikli Fikri Tapu” Yanlış Bir Tercihtir?

Aslen niçin bu tercihin hatalı olduğunu belirtmenin birçok farklı yolu mevcuttur. Fakat tüm bunların buluştuğu ortak nokta, Nitelikli Fikri Tapu açıklamasıyla NFT’lerin yapısının bağdaşmıyor oluşudur. Bunun yanı sıra Nitelikli Fikri Tapu hukukî bağlamda terim ve kafa karışıklığı yaratabilecek bir mahiyete sahiptir. O halde, farklı başlıklar altında inceleyelim.

i. NFT Tapu Mudur?

Bu soruya nitelikli ve doğru bir cevap verebilmek için, ortaya atılan bu terim çerçevesinde “tapunun” ne olduğunu açıklamak gerekir. Özellikle Eşya Hukukuna ait olan tapu kavramı aslen dar anlamda taşınmaza ilişkin mülkiyet ve şerhi mümkün olan haklara ait bilgileri içeren, tabir-i caizse taşınmaz kaydıdır. Yani tapu, aslen taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve diğer ilgili kimi hakları gösteren bir kayıttır.

Tapu, üçüncü kişileri de bağlayan ve ilginin ispatı halinde de incelenebilen aleni bir kayıttır (Bkz. TMK m.997 vd.). Ortaya atılan terim bağlamında da “tapu” kelimesinin, aslen NFT’nin mülkiyetinin üçüncü kişilere de sirayet etmesinden mütevellit eklenmiş olduğu anlaşılabilir. Fakat burada düşülen kritik hata, NFT’nin kendisinin tapu olmamasıdır, NFT üzerinde mülkiyet kurulan bir kripto varlıktır. NFT bir veri paketine sahiptir, bu paket içerisindeki görsel materyal (bu bir .png, .jpeg veya .gif dosyası olabilir) NFT alıcısının mülkiyetine geçer. Bu mülkiyet de blokzincir vasıtasıyla teyit edilmiş olur. NFT oluşturma (buna “mint” denir) mevcut NFT’yi blokzincire kaydetme anlamına gelir. Yani aslında blokzincir, NFT bakımından tapu sicili görevi görür. NFT veri paketi içerisinde bir akıllı sözleşme bulunabilir. Bu halde akıllı sözleşme NFT’yi devralan herkes bakımından bağlayıcı olacaktır zira bu sözleşme aslen bir bilgisayar kodudur. Bu halde de tarafların açıkça iradelerine uymayan kodun vaziyeti hukukî bağlamda tartışma yaratabilir.

Yani aslen, NFT’lerin kendilerinin bir tapu olmadığı; tapu sicili işlevinin blokzincir tarafından gerçekleştirildiğinden söz etmek mümkündür. Zira blokzincir, NFT devir (“trade”) veya NFT oluşturma (“mint”) işleminin teyidini gerçekleştirmekte ve bu işlem üçüncü kişilerce görülebilmektedir[10].

ii. Fikri Tapu Nedir?

Öncelikle, NFT’lerin birer sanat eseri olup olmadığı tartışmalıdır. Fakat, bir sanatçı tarafından NFT haline getirilmiş bir dijital çizimin artık sanat eseri olduğundan bahsetmek mümkündür. Bu halde, böyle bir NFT’nin artık 5846 s. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FvSEK) m.1/B-a) bağlamında “eser” olarak tanımlanacak ve buna dair kimi hakların devrinde FvSEK’e başvurulacaktır.

NFT’ye bulunan terimde geçen “fikri” kelimesinden, FvSEK’in Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş Fikri Haklar anlaşılmalıdır. Yani, “Nitelikli Fikri Tapu” terimi aslında bize, NFT’ye ait fikri haklara ilişkin bir tapudan bahsetmektedir. İş burada bir hayli ilginçleşmektedir, zira NFT’ye tapu demek; sahip olduğunuz taşınmazınıza “tapu” demeye benzer. Taşınmazınız, taşınmazınızdır; tapu ise onun size ait olduğunu gösteren belgedir. Biri elektronik ortamda da mevcut olan kenarları desenli bir kağıt parçasıyken öbürü yeryüzüne bağlı bir toprak parçasıdır.

FvSEK’in Üçüncü Bölümünde fikri haklar düzenlenmiş olup; bu konuda detaylıca bilgi verilmeyecektir. Onun yerine genel bilgiler verilecektir.

Eser sahibinin – örnek olarak dijital çizimi yapıp bunu NFT olarak mintleyen (A) – FvSEK kapsamında kimi hak ve yetkilere sahiptir. Bu halde (A)’nın sanat eseri üzerinde iki tip hakkı mevcuttur: (i) manevi hakları, ve (ii) mali hakları. Bu iki hak arasındaki en önemli fark, manevi hakların devredilemez olmasıdır (mali haklarınsa devri mümkündür: FvSEK m.48). Aynı şekilde manevi haklar, eser sahibinin [yani (A)] şahsına tanınmış haklardandır. Mali haklarınsa devri mümkündür, devrin yazılı bir sözleşmeyle yapılması şarttır (FvSEK m.52). Mali haklardan söz edebilmek için de eserin kamu erişimine açılmış olması gerekir (FvSEK m.20, m.7) bu halde (A)’nın NFT’yi mint’lemesiyle birlikte eserin kamu erişimine açıldığından söz etmek mümkündür.

Fikri haklardan kastımızın, mali haklar olduğu ve bunun da devrinin yazılı bir sözleşmeyle mümkün olacağından söz ettik. Ek olarak, mülkiyetin devriyle mali hakların da kendiliğinden devralana geçmediğini de belirtmek gerekir (FvSEK m.57).

Mülkiyetin gayricismanî varlıklar üzerinde de kurulabileceği konusunda tartışmalar mevcuttur[11]. Bu konuda Anayasa Mahkemesinin görüşü de geçmişteki kararlarının aksine mülkiyet hakkının daha geniş yorumlanması ve gayricismanî varlıklar üzerinde de mülkiyetin kurulabileceği yönündedir[12]. NFT de bir çeşit gayricismanî varlık sayılabilir. Zira aslen NFT farklı kodlardan oluşan bir veri paketidir. Bu paket üzerinde mülkiyetin kazanılabileceği veya devrinin gerçekleştirilebileceğinin kabulü gerekir.

NFT’nin mülkiyeti aslen iktisaba elverişlidir. Zira, bir NFT’yi mint’lemek; onu oluşturmak ve aynı anda da mülkiyetini kazanmaktır. NFT’nin blokzincire kaydolmasıyla birlikte oluştuğu ve bu şekilde de “NFT” formunu alan veri paketi üzerinde bunu mint’leyen kişinin mülkiyet hakkını kazandığı kabul edilebilir. Bu, NFT mülkiyetinin aslen iktisabıdır.

NFT mülkiyeti devren de iktisap olunabilir. Örneğimizdeki (A), mint’lemiş olduğu (aslen iktisap) NFT’sini, (B)’ye 1 Ethereum (ETH) karşılığında devretmiş olursa (B) bu NFT’nin mülkiyetini devren kazanmış olacaktır. Mülkiyet, blokzincir üzerinde devrin gerçekleştiği an (B)’ye geçer. Blokzincir aynı zamanda bir tapu sicili gibi (B)’nin söz konusu NFT’ye malik olduğunu diğer üçüncü kişilere karşı da açıkça gösterir.

Bu aşamada, (A); NFT’sine bağlı bir akıllı sözleşme hazırlamış olsa (“sözleşme”) ve bu sözleşmeye göre de NFT’nin her devrinde elde edilen gelirin %10’nun (A)’ya ait cüzdana transfer edileceğine dair bir kod eklemesi halinde bundan habersiz NFT’yi satın alan (B)’nin durumu ne olacaktır? Borçlar hukukunun yanı sıra, FvSEK bağlamındaki malî haklar açısından durum nasıl değerlendirilecektir?

Bu soruların cevapları yazımızın konusunu oluşturmadığı üzere değinilmekle yetinilecektir. Bu halde, artık NFT’nin (yani FvSEK bağlamında eser) mülkiyete konu olduğu ve mülkiyetinin devrinin mümkün olduğu, bu sebeple fikri hakların bir kolu olan mali hakların aslında devralana geçmesi için yazılı bir sözleşmenin mevcut olmasının gerekli olacağından bahsetmek mümkündür.

Yani aslında, ortada fikri haklar bakımından tapu sayılabilecek hiçbir şey yoktur. Bundan dolayı zaten kendisi tapu olmayan NFT, fikrî tapu hiç değildir. Fikrî tapu olabilmesi için öncelikle mali haklar açısından da bir devirden bahsedebilmek gerekirdi.

iii. Nitelikli Fikri Tapu Nedir?

Bir önceki (ii) numaralı başlık altında aslında ortada fikrî tapudan bahsedecek hiçbir şeyin bulunmadığına değinmiştik. Peki bu “nitelikli” sıfatı nereden gelmektedir? Uzun lafın kısası, sadece işin içerisinde yazılım ve bilgisayar olduğu için, orijinal terimdeki “N” harfine karşılık olarak nitelikli kelimesi tercih edilmiştir.

Lakin iş hukukî terminolojiye geldiğinde; tabir-i caizse “çok oturgaçlı götürgeç[13]” mantığı ile hareket etmek hayati sonuçlara yol açabilecek hatalı bir yaklaşımdır. Bunu şu şekilde bir adım öteye götürebiliriz:

“Nitelikli” Fikri Tapu mevcutsa eğer, “adi” fikri tapunun da mevcut olması gerekir. Aksi halde, adi (basit, yalın) form bulunmuyorsa; bunun “nitelikli” halinden de söz etmek mümkün değildir. Adi fikri tapu bulunmadığından dolayı nitelikli fikri tapu da mevcut değildir, yani NFT aslında sadece “fikri tapudur”. O halde, “nitelikli” sıfatı neye karşılık gelmektedir?

Bu tip terim karmaşaları, hukukî alanda büyük ve acı sonuçlara yol açabilir. Bu sebeple bir terime karşılık bulmadan önce detaylıca düşünmek gerekir. Aksi halde, sadece baş harfleri tutsun maksadıyla karşılıklar ortaya atılmamalıdır. Kanaatimizce, baş harflerin tutması isteniyorsa terim Türkçeleştirilmemelidir.

IV. Sonuç

Kısaca değinmiş olduğumuz bu hususlar kapsamında bir sonuca varmak gerekirse, “Nitelikli Fikri Tapu” son derece hatalı, anlamsız ve basiretsiz bir tercihtir. Yazımızın bu son başlığını iki alt başlığa bölmenin en doğrusu olacağı kanaatindeyiz. İlk başlığımız altında çekincelerimizi, ikinci başlığımız altında da çözüm önerilerimizi sunacağız.

i. Çekinceler

Mevzuat yapım aşamasına gelindiğinde “Nitelikli Fikri Tapu” büyük anlam kaymalarına yol açacaktır. Zira, tapu bir evrak, belge veya mülkiyeti gösterir bir delil, kanıttır. NFT; üzerinde mülkiyet kurulan, mülkiyete konu gayricismanî bir şeydir. İkisi arasında büyük farklar mevcuttur. Tanımın altı boş kalacak ve gülünç duracaktır.

Aynı şekilde, “nitelikli” sıfatı; bize “adi” fikrî tapunun ne olduğunu aramaya mecbur kılacaktır. Zira, basit bir düşünce deneyi yapacak olursak; “mavi” duvardan bahsedebilmemiz için ilk olarak neye ihtiyacımız olacaktır? Boyaya mı, yoksa duvara mı? Cevap bir hayli açıktır, tabii ki duvara. Duvar olmadan, onu maviye boyayamaz ve “mavi duvar”dan bahsedemeyeceğiz. İşte duvarın adi (basit, yalın) hali, duvardır. Onun nitelikli hali de mavi duvardır. Zira o duvarı ayırt eden özellik[14], onun mavi olmasıdır.

Bunun yanı sıra akıllarda bu sıfatın takılmış olduğu “fikri tapu”nun ne olduğu sorusu canlanmaktadır. Az önce değindiğimiz üzere, NFT’nin eser olarak kabulüyle, mali hakların (yani fikrî hakların) devri için şartların gerçekleşmediğinden, zira mali hakların devri için: (i) yazılı bir sözleşmenin, ve (ii) devre tabi hakların ayrı ayrı belirtilmesinin şart olduğu, bu sebeple ortada fikrî haklar bakımından oldukça tartışmalı bir sonucun meydana çıktığı bir gerçektir. NFT’ye “fikri tapu” demenin; FvSEK kapsamında da mali hakların doğrudan tartışmasız biçimde devredildiğinin kabulüne benzer bir sonuç çıkaracaktır. Ki bu üzerinde tartışmaya değer bir konu olup derhal kesin sonuca varmak mümkün değildir.

ii. Öneriler

Bu başlık kapsamında “Nitelikli Fikri Tapu” yerine kullanılabilecek çeviri önerilerinden bahsedilecektir. Öncelikle, halihazırda birçok çalışmada kullanılan ve birebir çeviri olan “Gayri-Misli Jeton” kabul edilebilir bir çeviridir (her ne kadar “jeton” yerelleştirme açısından doğru olmasa da, “tapu” teriminden çok daha isabetlidir). Bu halde NFT’nin, adından anlaşılır ve bölünemez, değiştirilemez doğalarını çok daha iyi yansıtan bir çeviridir.

Bunun yanı sıra, halihazırda çok yanlış biçimde Türkçeleştirilmiş olan “kriptovarlık” terimi daha doğru biçimde işlenebileceği kanaatindeyiz. Bu halde, 16 Nisan 2021 tarihli Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik  (“Yönetmelik”) m.3/(1) bağlamında geçen “kripto varlık” terimi NFT tanımının yapılması bakımından yontulabilir düzeydedir. Öncelikle, bu Yönetmeliğin; kişilerin mülkiyet hakkını ileri derecede sınırlandıran bir yapıya sahip olması üzerine Anayasa m.13’e kesin ve tartışmasız biçimde aykırılık teşkil ettiğini ve bundan dolayı da ölü doğmuş olduğunu belirtmekte fayda vardır. Yönetmelik m.3/(1) kapsamında kripto varlık şu şekilde tanımlanmıştır: “(..) dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder.

O halde NFT’lerin birer kripto varlık olduklarından söz etmek mümkündür. Bu yazımızda kullandığımız “kriptopara” teriminin de aslında kripto varlık çatısı altında yer aldığı, NFT ve kriptoparaların; kripto varlık olduklarından söz etmek mümkündür. O halde, NFT’leri diğer kriptoparalardan ayıran en temel özellikleri olan bölünemezlik, sıfat olarak eklenirse; şöyle bir sonuç elde edilir: “Bölünemez Kripto Varlık”. Bu sayede gayet net, açık ve hali hazırda mevzuatta bulunan tanıma uygun, efektif ve aslına uygun bir çeviri yapmış oluruz. Zira NFT’ler, paralarda olduğu gibi daha ufak birimlere bölünemezler, Bitcoin; Satoshi’lere; Türk lirası da kuruşlara bölünebilirken veya Amerikan dolarını Türk lirasına çevirmek mümkünken aslen NFT’leri bölmek veya değeri bakımından misliyle değiştirmek mümkün değildir. “Bölünemez Kripto Varlık” çevirisine alternatif olarak “Gayri-Misli Kripto Varlık” da önerilebilir.

Tüm bunların yanı sıra, illa baş harflerinin aynı olması bekleniyorsa çeviri yapılmaması ve orijinal halinin tutulmasını önermek gerekir. Zira, Türkçeleştirme adı altında absürt sonuçlara yol açabilecek terimler ileri sürülmektedir. Umuyoruz ki, “Nitelikli Fikri Tapu” mevzuat yapımının hiçbir aşamasında kullanılmaz.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 5 Mayıs 2022’de www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

Kaynakça

Akça, K. (2015). Anayasa Mahkemesi Kararlarında Mülkiyet Hakkı. İÜHFD, 1(Özel sayı), 543-596. https://dergipark.org.tr/en/pub/inuhfd/issue/22413/239906 adresinden alındı

Alcan, B. C. (2021, Kasım 9). Türk Ceza Kanunu m.197 Kapsamında Kripto Madenciliği “Kocaeli Örneği”. Case: https://caseresmi.com/turk-ceza-kanunu-m-197-kapsaminda-kripto-madenciligi-kocaeli-ornegi/ adresinden alındı

Güçlütürk, O. G. (2021). Hukukçular İçin Blokzincir Teknolojisinin Teknik İşleyişi: Bitcoin Örneği. Gelişen Teknolojiler ve Hukuk I – Blokzincir ve Hukuk, 21-72. https://www.researchgate.net/profile/Osman-Gucluturk/publication/357646512_Hukukcular_icin_Blokzincir_Teknolojisinin_Teknik_Isleyisi_Bitcoin_Ornegi/links/61d7b138e669ee0f5c8d0732/Hukukcular-icin-Blokzincir-Teknolojisinin-Teknik-Isleyisi-Bitcoin-Oernegi.pd adresinden alındı

Özbaş, M. Y. (2019). Elektronik Para ve Sanal Para: Bitcoin Geleceğin Para Birimi Olabilir Mi? İşletme Ekonomi ve Yönetim Araştırmaları Dergisi, 2(1), 85-104. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/620428 adresinden alındı

Öztürk, N., & Koç, A. Elektronik Para, Diğer Para Türleriyle Karşılaştırılması ve Olası Etkileri. SÜ İİBF Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 207-243. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/289548 adresinden alındı

Saygın, E. P., & Fındıklı, S. (2019). Tuvalden tuşa: Sanat pazarındaki dijital dönüşümde NFT’lerin rolü. bmij, 9(4), 1452-1466. https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1930 adresinden alındı

Tevetoğlu, M. (2021). Ethereum ve Akıllı Sözleşmeler. İÜHFD, 193-208. http://abakus.inonu.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11616/44860/10.21492-inuhfd.852860-1485641.pdf?sequence=1&isAllowed=y adresinden alındı

Wang, Q., Li, R., Wang, Q., & Chen, S. (2021, EKim 25). Non-Fungible Token (NFT): Overview, Evaluation, Opportunities and Challenges. https://arxiv.org/pdf/2105.07447.pdf adresinden alındı

Dipnot

[1] Dijital Dönüşüm Ofisi, https://cbddo.gov.tr/haberler/6354/nft-nin-turkce-karsiligi-belli-oldu

[2] 6493 s. K m.3/81)-ç) : “Elektronik para: Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, bu Kanunda tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değeri,

[3] Hazine ve Maliye Bakanlığı, “kriptopara” yerine “kripto varlık” terimini kullansa da ileride değineceğimiz üzere bu terimi kullanmış oldukları hukuk normu ölü doğmuş olduğundan ve ayrıca basiretsiz bir çeviri olduğundan dolayı “kriptopara” terimi tercih edilmektedir.

[4] BOZKURT YÜKSEL, Armağan Ebru; Elektronik Para, Sanal Para, Bitcoin ve Linden Doları’na Hukuki Bir Bakış, İÜHFM C. LXXIII, S. 2, s.180: https://app.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TWpBeE5ETXhNUT09

[5] BOZKURT YÜKSEL; a.g.e., s.188.

[6] “Token”, “jeton” anlamına geliyor olsa da; 3 numaralı dipnotta değindiğimiz üzere yerel dile hali hazırda “varlık” olarak giren çeviriyi bu biçimde kullanmanın daha elverişli olacağı kanaatindeyiz. Zira, “jeton” teriminin mevzuat yapımında Türkçenin kendi florasına uymayacağını düşünüyoruz.

[7] Bkz. ALCAN, Bora Can; Türk Ceza Kanunu m.197 Kapsamında Kripto Para Madenciliği “Kocaeli Örneği”, https://caseresmi.com/turk-ceza-kanunu-m-197-kapsaminda-kripto-madenciligi-kocaeli-ornegi/

[8] Qin Wang, Rujia Li, Qi Wang, Shiping Chen; Non-Fungible Token (NFT): Overview, Evaluation, Opportunities and Challenges. https://arxiv.org/pdf/2105.07447.pdf

[9] “Rug pull” terimine karşılık olarak “havuz boşaltma” terimini öne sürüyoruz.

[10] Eğer blokzincir kamuya açıksa.

[11] AKÇA, Kürşat; Anayasa Mahkemesi Kararlarında Mülkiyet Hakkı, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C.I, Özel Sayı, s.556

[12] AYM 2004/81 E., 2008/48 K., 31/01/2008 tarih.

[13] Türk Dil Kurumu, “otobüs” kelimesine karşı böyle bir karşılık bulmamıştır. Yine de Kurum ile özdeşleştiği üzere bu hususa dikkat çekerek, “Nitelikli Fikri Tapu” karşılığının; hukuk camiası için bir “çok oturgaçlı götürgeç” faciası olduğunu belirtme zarureti hissetmiş bulunmaktayız.

[14] Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlüğü, “nitelikli”: Bir şeye ayırt edici özellik veren, vasıflı; “nitelik”: Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet https://sozluk.gov.tr/

This div height required for enabling the sticky sidebar