Hit enter after type your search item

METAVERSE TEKNOLOJİSİ VE NFT’LERİN HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRMESİ

/

Yazar: Rıza Erdi MERTOĞLU

Giriş

Son yıllarda dijitalleşme alanında yaşanan gelişmeler, Metaverse teknolojisi üzerinde etkisini göstermeye başlamıştır. İnsanlar arasında “geleceğin dünya düzeni” olarak bahsedilen Metaverse, günümüzde internet devriminden sonraki en büyük gelişmelerden biri konumundadır. Yaşanan bu ilgi çekici yenilikler hukuk alanında da kendisini göstermekte ve sanal evrenin hukuki mahiyeti noktasında sansasyonel tartışmaların yaşanmasına sebebiyet vermektedir.

Kripto varlıkların hayatımızda yer edinmeye başlaması ve kullanım alanlarının artması sonucunda NFT sanat eserleri ortaya çıkmaya başlamıştır. NFT’lerin parasal bir değerinin olması ve üzerinden kazanç elde edilebilmesi nedenleriyle bu varlıklara büyük yatırımlar yapılmaktadır. NFT’lerin iş hacminde sürekli bir artışın olması, uluslararası ve ulusal hukuk bağlamında ortaya çıkabilecek hukuksal problemlerin hangi yöntemlerle çözüme kavuşturulacağı sorunlarını gündeme getirmektedir.

Makalemizde Metaverse teknolojisi ile NFT varlıkların birbiriyle olan ilişkileri göz önünde bulundurularak, farklı hukuk dalları üzerinde oluşabilecek etkileri incelenip çözüm yolları önerilecektir.

1. Metaverse Kavramı 

Metaverse terimi, “meta” ve “universe” kelimelerinin bir araya gelmesi ile bugünkü halini almıştır. Meta, Yunanca kaynaklı bir sözcüktür ve “sonra” anlamına gelmektedir. Universe ise, İngiliz kökenli bir sözcük olup “evren” anlamında kullanılmaktadır. Türkçe’ye ise sanal evren olarak çevrilmektedir.

Genel olarak Metaverse, Blockhain ağı aracılığıyla internet üzerindeki gerçek ve sanal dünyaların artırılmış gerçeklik cihazları kullanılarak, kişilerin bedensel ve ruhsal olarak kendilerini yapay âlemde hissettikleri algısal bir evrendir. Metaverse kavramı ilk kez Neal Stephenson’ın 1992 yılında yayımladığı bilim kurgu romanı Snow Crash’de kullanılmıştır. Aynı zamanda The Matrix ve Ready Player One gibi sinema filmleri de sanal evren konusunu ele almaktadırlar. Kavram, ortaya çıkışının ilk yıllarında mahiyetinin abartılı olduğu ve fazlasıyla spekülatif bir gelecek perspektifini içerdiği gerekçeleriyle eleştirilere maruz kalmıştır.

Metaverse, akıllı mobil cihazlar, bilgisayarlar ve 3 boyutlu teknolojiler vasıtasıyla insanların yapay ve kurgusal evrenlere dâhil olmalarını sağlamaktadır. Bu sanal evrenlerde gerçeklik algısı yaratan avatarlar kullanılmaktadır. Bir diğer deyişle insanlar, “metahuman” karakterler yaratarak Metaverse dünyasında algısal gerçekliklerini sürdürmektedirler. Nitekim metahuman, insanlara benzer fiziksel ve davranışsal özellikler gösteren üç boyutlu sanal karakterlerdir. Metahuman terimi, aslında yıllardır bilgisayar oyunları içerisinde de yer almaktadır. Fakat internetin gelişimi ve Web 3.0 teknolojisinin ortaya çıkışıyla beraber oldukça gelişim göstermiş, daha gerçekçi bir hale bürünmüştür.

Günümüzde Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in metaverse alanına ilgi duymaya başlaması ile kavram daha da fazla önem arz etmeye başlamıştır. Zuckerberg Metaverse alanı için şu sözleri sarf etmiştir: “Metaverse bizlerle aynı fiziksel ortamda yer almayan, diğer insanlarla birlikte oluşturulan ve keşfe açık bir sanal alan kümesidir.” Özellikle Zuckerberg’in şirketinin ismini “Meta” olarak değiştirmesi ve bu alana yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştireceklerini açıklaması, bu konunun hukuki açıdan incelenmesini ve üzerinde yoğun tartışmaların yapılmasını zaruri kılmaktadır.

2.NFT Kavramı

Blok zincir teknolojisinin zamanla hayatımızda fazlasıyla yaygınlaşmaya başlaması ile beraber NFT’lere (non fungible tokens) duyulan ilgi oldukça artmıştır. NFT’ler, Türkçe’ye ise  “değiştirilemez jeton” ya da “takas edilemez jeton” olarak çevrilmektedir.

En genel tanımıyla Non Fungible Tokens, blok zincir teknolojisinde depolanan bir veri birimidir. Bu ürünler, kripto âlemlerinde ticari veya sanatsal amaçlarla elde bulundurulan, maddi olmayan sanat eserleridir. Bu bağlamda NFT’ler; video, fotoğraf, resim ve müzik gibi çok yönlü sanat eserlerinden oluşmaktadırlar. NFT’lerin kripto varlıklardan ayrılan en önemli özellikleri ise, eşi benzerinin olmaması, bölünemez olması ve ikame edilememesidir. Şöyle ki, kripto para birimlerinin tür ve nitelik olarak birbirlerinin yerlerini tutmaları mümkündür. Ancak NFT’ler, kendilerine özgü yazılımsal kodlardan meydana geldikleri için her biri farklı sanat eseri mahiyetindedir.

Günümüzde NFT’ler oldukça ilgi çekici bir konumda bulunmaktadır. Özellikle internetin yaygınlaştığı ve dijitalleşme çağının yaşandığı son yıllarda insanlar için ek gelir kaynağı haline gelmiştir. Dünyaca ünlü kişilerin ve teknoloji şirketlerinin bu alana yoğunlaşması, ciddi yatırımlar gerçekleştirmesi de NFT’lerin popülaritesine katkı sağlamaktadır. Sanatçıların tasarladıkları sanat eserlerini yüksek meblağlara satmak için çeşitli sanal sergiler oluşturmaları, Metaverse teknolojisi ile NFT’lerin ortak bir paydada buluşmalarını sağlamaktadır. Bu sebeple iki hususu aynı başlık içerisinde incelemek konu bütünlüğü açısından yerinde olacaktır.

3. Genel Olarak Metaverse Teknolojisinin Hukuki Boyutu 

Türk hukuk sisteminin benimsemiş olduğu Kara Avrupası hukuk düzeninde klasikleşmiş olarak bulunan ve Türk Medeni Kanunu’nda da düzenlenen taşınır mal-taşınmaz mal ayrımı bulunmaktadır. Metaverse evreninde ise böyle bir ayırımdan bahsetmek mümkün değildir. Metaverse’ün gerçek evrenin ötesinde bir sanal dünya olması sebebiyle teknik anlamda mülkiyet terimi de söz konusu değildir. Gerek uluslararası bağlamda gerek de Türk hukukunda genel mevzuat itibariyle Metaverse alanında mülkiyetin nakli ve geçişine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Türk hukukunda, taşınmazların ve niteliği bakımından özel bir düzenlemeye tabi olan taşınır malların sicillere kaydedilmesi zorunluluğu vardır. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 998. Maddesi ve diğer ilgili maddelerinde düzenlenmektedir.

Madde 998- Tapu siciline taşınmaz olarak şunlar kaydedilir:

  1. Arazi,
  2. Taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar,
  3. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler.

Arazinin tapu siciline kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir.

Bağımsız ve sürekli hakların kaydedilmesi için gerekli koşullar ve usul Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Süreklilik koşulunun gerçekleşmesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir.

Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin taşınmaz olarak kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir.

Günümüzde, Metaverse evreninden satın alınan arsaların ve diğer yerlerin kayıtları gerçek dünyada olduğu gibi tapu sicillerinde tutulmamaktadır. Dolayısıyla bu alan uluslararası hukukun ve Türk hukukunun kapsamı içerisinde bulunmamaktadır. Gerçekleştirilen satışlar, doğrudan bu evrenin yaratıcısı konumundaki şirketler ve şahıslar üzerinden yapılmaktadır. Gerçekleştirilen satın alınmaların hukuki mahiyeti noktasında ise hukukçulara ve doktrine büyük bir iş düşmektedir. Bu alımların satış mı olduğu, hak mı olduğu veya üyelik mi olduğu sorularının tartışılması gerekmekte ve hukukun bu noktada devreye girerek soruları cevaplaması icap etmektedir.

Yaptığımız genel açıklamalardan sonra bu konunun hukukun farklı alanlarına olan etkileri incelemek gerekmektedir. Aynı zamanda yaşanabilecek olası hukuki sorunları ve sorunların çözümünde nasıl bir yol izlenebileceği konusunda detaylı açıklamaların yapılması ihtiyacı duyulmaktadır.

4. Metaverse Evreninde Oluşabilecek Bazı Hukuki Problemler 

Yıllardır gerçekleşen her bir yenilik, teknolojik gelişme ve icatlar beraberinde birtakım hukuki problemler ortaya çıkarmaktadır. Üzerinde derin tartışmaların ve analizlerin yapılması sonucunda da mevcut problemler çözüme kavuşturularak, yürürlükteki hukuku revize etme ihtiyacı doğmaktadır. Bu bağlamda Metaverse evreninin ortaya çıkmasıyla birlikte bazı hukuki sorunlar tartışılmaya başlanmıştır. Bunlardan birkaçının üzerinde durulması gerekmektedir.

a. Mülkiyet Hakkı ve Metaverse 

Yukarıda genel hatlarıyla bahsetmiş olduğumuz taşınır-taşınmaz mal ayrımının Metaverse evreninde olmaması ve günümüz anlamıyla mülkiyet teriminde “maddi bir varlığın” esas alınması sebepleriyle bu alanda tartışmalar meydana gelmektedir. Sanal evrende arsa satışları, blok zincir teknolojisi aracılığıyla Etherium’a bağlı alt coinler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu noktada asıl önem arz eden husus ise, yatırımların arsaya değil, coinlere yapılmasıdır. Kripto para cüzdanlarına eklenen bu arsaların parasal değerleri mevcuttur. Coinlerin değerlerinde artış olduğunda arsaların değerlerinde de artış gözlemlenmektedir. Dolayısıyla günümüzde bu alan bir yatırım aracı konumundadır. Bu alana olan yoğun ilgi duyulması aynı zamanda beraberinde hukuki problemleri de getirmektedir. Gerçek dünyadaki mülkiyet hakkı, hak sahibine taşınmaz üzerindeki en geniş yetkiyi veren bir ayni haktır. Sanal âlemde ise bu hakkın kapsamının ve sınırlarının neler olacağı noktası başlıca bir muammadır. Açıkladığımız nedenlerden ötürü bu alanda yasal düzenlemelerin yapılması yerinde olacaktır.

b. Milletlerarası Hukuk ve Metaverse 

Uluslararası arenada bu konuda düzenlenmiş genel ve bağlayıcı bir kaynak bulunmamaktadır. Ancak bazı ülkeler Metaverse alanında somut adımlar atmaya başlayarak birtakım etkinlikler planlamaktadırlar. Örnek olarak, Güney Kore 2022 yılının sonunda başkent Seul ’de turistik bir sanal evren oluşturacaklarını açıkladı. Bu sanal evren projesi vasıtasıyla kentteki kültürel ve turistik yerler seyahat edilebilecek, müzeler gezilebilecek ve Metaverse bir belediye binası inşa edilerek halka açılacaktır. Yine bir başka örnek ise Barbados yönetimidir. Barbados yönetimi geçtiğimiz günlerde Decentraland şirketi ile sanal evren projelerini gerçekleştirmek için anlaşmışlardır. Bu projelerinin içerisinde; Metaverse evreninde vizelerin verilmesi, elçilikler kurulması gibi programlar yer almaktadır. Bahsedilen gelişmeler neticesinde milletlerarası hukukun Metaverse evrenine ve yaşanan gelişmelere uygun bir şekilde revize edilmesi icap etmektedir.

c. İnsan Hakları ve Ceza Hukuku ile Metaverse İlişkisi

Metaverse evreninde gerçek kişilerin kontrolü altındaki avatarların bir başka kişinin hâkimiyeti altındaki avatarlara karşı suç teşkil eden davranışları sonucunda ne yapılacağı konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Milletlerarası bir teamül kuralı olan ve çoğu ülkenin kanunlarında yer alan cezaların şahsiliği prensibinin bu durumda nasıl uygulama alanı bulacağı konusunda da herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Geçtiğimiz günlerde sanal evrende bir kadının birkaç kişi tarafından tacize uğraması, mevcut konunun önemini gözler önüne sermektedir. Aynı zamanda insan hakları hukuku noktasında, kişilerin doğuştan sahip olduğu mutlak haklarının avatarları için de geçerli olup olmayacağı konusunda bir bilinmezlik mevcuttur. Bu itibarla soru işaretlerinin giderilmesi için yine kanuni düzenlemelerin yapılması gerekmekte, ayrıca işbu noktada doktrinin ve uzmanların da çalışmalarda bulunması gerekmektedir.

d. Kişisel Verilerin Korunması ve Metaverse 

Teknolojik gelişmeler ve internet kullanımındaki artış kişisel verilerin gizliliğine açık bir tehdit oluşturmaktadır. Şöyle ki, Metaverse teknolojisi insanların sanal evrenle olan etkileşimlerini veri analizi temel alınarak, doğrudan kararların alınması suretiyle gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla Metaverse evreni gerçek dünyadan farklı olarak bilişim sistemlerinin esas alındığı kapsayıcı bir teknoloji olduğu için verilerin korunması ve sınırlamalar noktasından tedbirlerin alınması gerekmektedir. Nitekim Facebook (Meta) şirketi hakkında kişisel verilerin ihlali ve gizliliğine dair yıllar boyunca birçok davanın açılması sebepleriyle sanal evrende verilerin korunması bağlamında güvensizlikler oluşmaktadır.

e. Borçlar Hukuku ve Metaverse 

Metaverse teknolojisinin gelişim göstermesiyle beraber kişiler için birçok yeni iş alanları oluşmaya başlamıştır. Oluşan alanlarda ise, meydana gelebilecek özel hukuk uyuşmazlıklarında kimlerin sorumlu tutulacağı, zararlar sonucunda tazminat taleplerinin kimlerden istenebileceği konularının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Özellikle bu uyuşmazlıkların hangi hukuksal zeminde çözülmesi gerektiği hususu tartışılmalıdır. Türk ve İsviçre hukuk sistemlerinde tazminat talep edilmesi için haksız fiil teorisi esas alınmakta ve yargılama hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Fakat Metaverse evreni yeni ve gelişmekte olan bir alan olduğu için zararın nasıl belirlenebileceği konusunun üzerinde durulmalıdır. Kanımca ilk etapta tahkim ve çeşitli uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurulması yerinde olacaktır. Sorunların çözümünde yetersiz kalınması durumunda ise bu alanda yeni hukuk kuralları ve yargılama yöntemlerinin yaratılması söz konusu olabilecektir.

f. Vergi Hukuku ve Metaverse 

Sanal evrende vergilendirme noktasında akıllarda çeşitli soru işaretleri ve bilinmezlikler oluşmaktadır. Metaverse evreninde ülkeler vergi alabilecek mi? Hangi vergilendirme sistemi esas alınacak? Vergilendirme hangi para birimi veya coin üzerinden yapılabilecek? Gibi soruların cevaplandırılabilmesi için öncelikle ülkelerin bu alanda hukuki çalışmalar yapması gerekmektedir. Hukuki bilincin oluşturulması ve altyapı çalışmalarının yapılması neticesinde zamanla vergilendirme ile Metaverse ilişkisi son halini alacaktır.

g. Miras Hukuku ve Metaverse 

Metaverse teknolojisinin mevcut yansımalarından biri de miras hukuku alanında olacaktır. Kişilerin sanal evrende mal ve mülk satın almaları, miras konusuna dair tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Malların ve mülklerin miras bırakanın sanal evrendeki mirasçılarına mı yoksa gerçek dünyadaki mirasçılarına mı geçeceği konusunda somut bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu aşamada bir kanıda bulunmak olası değildir.

5. Genel Olarak NFT’lerin Hukuki Değerlendirilmesi 

Blok zincir uygulamalarının günden güne evrenselleşmeye başlaması, NFT’lere duyulan ilgiyi de aynı oranda artırmaktadır. Bu bağlamda çoğu inovasyon araçlarında olduğu üzere NFT’ler de birçok hukuk dalı üzerinde etkisini göstermeye başlamıştır. NFT varlıklar, içerisinde dijital mülkiyet hakkı barındırması sebebiyle dogmatik hukuk anlamında mülkiyetin nakli ve ispatı konularında önem arz etmektedir. NFT varlıkların parasal bir değere sahip sanat eserleri olmaları, fikri mülkiyet hukuku ile ilişkisini de ortaya koymaktadır. Bunlarla beraber NFT’ler üzerinden satışlar yapılması ve kâr elde edilmesi hususlarından ötürü vergilendirme uygulamaları ile de yakın bir ilişki içerisinde bulunmaktadır.

Türk Hukuku’nda NFT varlıklar konusunda herhangi bir çalışma bulunmadığı gibi, genel kabul görmüş bir düzenleme de söz konusu değildir. Fakat uluslararası bağlamda Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, çoğu ülke bu konuda çalışmalar gerçekleştirmekte ve yasal mevzuatlarında değişiklikler yapmaktadırlar. Bu itibarla ülkemizde doktrinin ve yüksek yargı mercilerinin bu konuya bir an evvel gereken önemi vermesi, üzerinde yasal düzenlemelerin yapılması zorunluluk arz etmektedir.

a. Fikri Mülkiyet Hukuku ve NFT İlişkisi 

NFT’ler günümüzde modern sanat eserleri olarak görülmektedirler. NFT’lerin nitelendirmeleri diğer sanat eserlerine nazaran farklı olsa da aynı koruma rejimine tâbidirler. Bu varlıklar, içerisinde fikri mülkiyet hukuku hükümlerini barındıran 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca korunmaktadırlar. FSEK’in ilgili maddeleri incelendiğinde, NFT’leri de kapsayan hükümlerin olduğu görülebilmektedir. Dolayısıyla bu alanda meydana gelebilecek uyuşmazlıklarda, hangi kanun hükümlerinin ve yargılama usulünün uygulanacağı noktasında bir şüphe bulunmamaktadır.

Son zamanlarda, NFT nitelikteki sanat eserlerinin oldukça büyük miktarlardan satışa sunulması, çeşitli uyuşmazlıkların oluşmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu noktada eser sahibinin yasal hakları ve neler yapabileceği konusuna açıklık getirilmelidir. Eser sahibinin hakları, FSEK’te teferruatlı bir şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca bu haklar, NFT’leri de kapsam alanı içerisinde bulunduran bir konudur. Eser sahibinin haklarını mali haklar, manevi haklar ve yargılamaya ilişkin haklar olmak üzere üçe ayırmak mümkündür.

Eser sahibinin ve dolaylı hak sahiplerinin mali hakları; işleme, temsil etme, çoğaltma, yayma, pay ve takip haklarıdır. Eser sahibinin manevi hakları; eseri kamuya sunma, eserin ismini belirleme, bilgi verme, eser üzerinde değişiklik yapabilme haklarıdır. Eser sahibinin yargılamaya ilişkin hakları ise; tecavüzün meni davası, tecavüzün önlenmesi davası, maddi ve manevi tazminat davası açabilme haklarıdır.

b. Vergi Hukuku ve NFT İlişkisi 

Ülkemizde NFT varlıkların ve kripto paraların henüz hukuki bir tanımının yapılmaması, vergilendirme alanında ciddi tartışmaların yaşanmasına neden olmuştur. Türkiye’de NFT’lerden ve kripto paralardan bu zamana kadar herhangi bir vergi alınmamıştır. Öğretide vergilendirme konusunda iki görüş bulunmaktadır: Vergilerin kanuniliği ilkesini savunan görüştekiler, vergi alınabilmesi için açıkça kanunlarda düzenleme olması gerektiğini savunmaktadırlar. Fakat diğer görüştekiler ise, söz konusu varlıklardan gelir elde edildiği için vergilendirme işleminin yapılması gerektiği düşüncesindedirler. Tüm bu bahsedilenler sonucunda, ortada gri bir alanın oluştuğu ve belirsizliklerin giderilmesi için vergi hukuku mevzuatlarında değişiklikler yapılması gerektiği söylenebilir.

Sonuç

Sanal ve artırılmış gerçeklik cihazları ile desteklenen Metaverse, globalleşen dünyada oldukça rağbet görmektedir. Bu itibarla sanal evrenlerin kalıcılığını sağlayabilmeleri ve söz konusu evrenlerde kişilerin haklarının korunabilmesi için hukukla iç içe olunması kaçınılmazdır. Ancak bu konuda ülkemizde ve diğer devletlerin mevzuatlarında henüz hukuksal bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Metaverse evrenine olan ilgi göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda bahsettiğimiz çoğu konuya dair yakın gelecekte çalışmaların yapılması zorunludur. Aksi halde bu evrenlerde oluşabilecek hukuka aykırı davranışların önüne geçilmekte zorluklar yaşanabilmesi söz konusu olacaktır.

İnsanların NFT varlıklara yoğun ilgi göstermesi neticesinde NFT’ler hukukun çeşitli alanlarına etki etmektedir. Nihayetinde parasal bir değere sahip sanat eseri niteliğindeki NFT’ler hakkında hukukumuzda özel bir düzenleme mevcut değildir. Bununla beraber temelde bir fikri hak olması sebebiyle FSEK hükümlerine tâbi olduğu söylenebilir. Fakat Metaverse teknolojisinde olduğu gibi NFT varlıklarda da gelişmiş ülkelerden gerisinde kalmamak gerekmekte ve en kısa sürede düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç olmaktadır.

 Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 16 Şubat 2022’de www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

Kaynakça

https://www.mondaq.com/cyprus/fin-tech/1129978/law-in-the-metaverse(Erişim Tarihi:03.02.2022)

https://www.bloomberg.com/press-releases/2021-12-08/liquidax-capital-introduces-metaverse-patent-portfolio (Erişim Tarihi:03.02.2022)

https://www.forbes.com/sites/anthonytrippe/2021/10/12/heres-whos-winning-the-race-to-dominate-Metaverse-tech/?sh=18d8f3a70fc1 (Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://www.forbes.com/sites/schuylermoore/2021/12/22/law-in-the-metaverse/?sh=5a89488045d1(Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://www.lexology.com/library/detail.aspx?g=3295f78c-bfda-4715-a178-b74e76f5b9aa(ErişimTarihi:04.02.2022)

https://www.ibrahimhalilaydin.com/metaverse-ve-hukuk/ (Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://apnews.com/article/technology-facebook-metaverse-mark-zuckerberg-d99617b9399bee5c09bc7aceb593eecd (Erişim Tarihi:02.02.2022)

https://borsametre.com.tr/cinden-metaverse-dunyasi-icin-izin/75590(Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://www.superhaber.tv/son-doneme-damgasini-vuran-metaverse-hukuku-nasil-etkileyecek-uzman-isim-anlatti-haber-365748 (Erişim Tarihi:03.02.2022)

https://www.legalcheek.com/lc-journal-posts/what-the-non-fungible-token-craze-means-for-ip-law/ (Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://kilinclaw.com.tr/degistirilmesi-mumkun-olmayan-dijital-varliklar/(Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://www.mihci.av.tr/nft-fikri-mulkiyet-hukuku (Erişim Tarihi:04.02.2022)

https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2021/04/nfts-show-value-owning-unownable/618525/(Erişim Tarihi:04.02.2022)

This div height required for enabling the sticky sidebar