Hit enter after type your search item

KADINLARIN SİYASETE KATILIM HAKKI VE KOTA UYGULAMASI

/

Yazar: Helin Ayaz

Giriş

Demokrasiyi hedef edinmiş devletlerde, yönetime katılımı sağlama ve bu hususta teşvik edici çalışmalarda bulunma önemli bir gerekliliktir. Yönetime katılımın, toplumun her kesiminden sağlanması adına özellikle Cumhuriyet’in kuruluş döneminden beri ciddi düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler gerek siyasal hayata yıllardır uzak kalmış olan kadınların bu haklarını kullanabilmek için gösterdikleri çabanın, gerekse Cumhuriyet ile beraber iyice benimsenen modern hayata uyum sağlama amacının bir sonucudur.

Ancak kadınların elde ettikleri bu hak, yeterince aktif kullanılamamakta ve bu durumun sebebi de sosyolojik temellere dayanmaktadır. Bu yazıda kadınların siyasal hayata katılımının tarihçesine değinilecek olmakla beraber, bu hakkın kullanılmasında yaşanan problemler incelenecek ve bu problemlere çözüm aranacaktır.

1. Cumhuriyet Döneminden İtibaren Kadınların Siyasal Yaşama Katılımının Tarihçesi

Osmanlı Devleti’nin iç ve dış politikada yaşadığı güç kaybı ve halkın zor durumda olması nedeniyle, o dönemde daha yeni varlık kazanmaya başlayan aydın kadın grubunun bu konulara ilgi duyması ve bu ilginin dışavurumu için gerekli olan cesaretin de artmasıyla siyaset alanında kadınların sesi daha gür çıkmaya başlamıştır.[1] Bu dönemde kurulan çeşitli cemiyetler aracılığıyla kadınların hem sosyal hayata daha kolay uyum sağlamaları hem de bu cemiyetler aracılığıyla fikirlerini  daha geniş kitlelere yaymaları amaçlanmıştır.[2]

Cemiyetlerin yanı sıra Cumhuriyet’in de ilanıyla birlikte kadına toplum içinde atfedilen değer artmış ve kadınların siyasal hayata daha aktif katılmalarını sağlayabilmek maksadıyla Anayasal haklar tanınmaya başlanmıştır. Bu noktada ilk kazanım, 20 Mart 1930 yılında Belediye seçimlerine katılma ve Belediye meclislerine üye olma” hakkının kadınlara tanınmasıdır. Bu hak sonrasında kadınlar Belediye seçimlerine katılmış ve Belediye meclislerinde üye olarak yerel yönetimde söz sahibi olmuştur. Bir sonraki gelişme yaklaşık üç sene sonra, 26 Ekim 1933 tarihinde, Muhtar ve İhtiyar Meclislerine seçilme” hakkının kazanılmasıyla yaşanmıştır.[3]

Yerel yönetimde söz sahibi olan kadınlar, 5 Aralık 1934 tarihinde de mebus seçmek ve seçilmek” hakkına kavuşarak, seçme ve seçilme hakkını dünya genelinde en erken kazananlardan olmuşlardır. 1935 yılında kadınlar kazandıkları bu hakkı ilk defa kullanma fırsatına yakalamış ve bu seçim sonucunda 18 kadın meclise girmeyi başararak meclisin % 4.5’lik kısmını oluşturmuşlardır.[4]

Kadınların mecliste yer almalarını sağlayan söz konusu 1935 yılı seçimlerinden sonra, 2018’e kadar mecliste yer alan kadın oranları aşağıdaki gibidir:

Seçim yılı Toplam Milletvekili Sayısı Erkek Temsil Oranı (%) Kadın Temsil Oranı (%)
1935 399 381 95,5 18 4,5
1939 429 413 96,3 16 3,7
1943 455 439 96,5 16 3,5
1946 465 456 98,1 9 1,9
1950 487 484 99,4 3 0,6
1954 541 537 99,3 4 0,7
1957 610 602 98,7 8 1,3
1961 450 447 99,3 3 0,7
1965 450 442 98,2 8 1,8
1969 450 445 98,9 5 1,1
1973 450 444 98,7 6 1,3
1977 450 446 99,1 4 0,9
1983 399 387 97,0 12 3,0
1987 450 444 98,7 6 1,3
1991 450 442 98,2 8 1,8
1995 550 537 97,6 13 2,4
1999 550 527 95,8 23 4,2
2002 550 526 95,6 24 4,4
2007 550 500 90,9 50 9,1
2011 550 471 85,6 79 14,4
           2015 (07.06) 550 452 82,2 98 17,8
           2015 (01.11) 550 469 85,3 81 14,7
2018 600 496 82,7 104 17,3

Kaynak: https://www.tuik.gov.tr

2. Siyasal Hayatta Kadının Konumu

Fransız anayasa hukuku uzmanı, siyasetçi ve siyaset bilimci Duverger, kadınların siyasal mücadele yöntemlerinin erkeklere kıyasla farkı olduğunu gözlemlemiş ve bu gözlem sonucunda kadınların özellikle siyasi partilere katılma oranının oldukça az olduğunu ve katıldıkları takdire de öne çıkma konusunda yetersiz kaldıklarını belirlemiştir.[5] Duverger’in bu tespiti yaptığı yıl üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen bu duruma dair kayda değer bir gelişme yaşanmamıştır. Kadınlar toplumsal baskılar, parti içindeki eril düzen, daha çekimser yetiştirilme gibi birçok nedenden dolayı siyasete erkekler kadar aktif katılamamaktadır.

Kadınların siyasete katılımını artırmayı politika haline getiren partilerde dahi, kadınları yönetici konuma getirmeye dair çekinceler yaşanmakta; aynı zamanda kadınlara parti içinde verilen görevler genellikle aile, şiddet, eğitim gibi toplumda kadının ilgilenmesi gerektiği kabul edilen başlıklar olmaktadır.[6]

Bu durum ise ne yazık ki kadını, siyasetin bir parçası olmaktan ziyade kadına haklarına verilen önemin sözde göstergesi haline getirmiştir.

3. Katılımı Artırıcı bir Çözüm Yolları ve Kota Uygulaması

Kadınların erkeklerle eşit imkanlara sahip olması hususunda çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu konudaki temel düzenlemelerden birisi Kadınlara Karşı Her Tür Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)dir. Türkiye’nin de 1995 yılında imzaladığı bu sözleşme, taraf devletlere kadınlara karşı gerçekleştirilen her türlü ayrımcı davranışı kınama ve bu ayrımcı davranışların ortadan kaldırılması için uygun olan tüm yollardan faydalanarak sorunu çözecek çeşitli politikalar üretme sorumluluğunu yükler. Aynı zamanda sözleşme, “Bu sözleşmeye taraf olan Devletler…kadınlar ile erkeklerin tüm ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve siyasi haklardan eşit olarak yararlanmalarını temin mükellefiyeti bulunduğunu kaydederek…” ifadesini kullanmak suretiyle taraf devletlere, kadınların da siyasete erkeklerle eşit olarak katılması için gerekli imkanları sağlama sorumluluğu yüklemiştir.[7]

CEDAW ile kabul edilen söz konusu ilkelerin pratiğe dökülebilmesi adına çeşitli konferanslar düzenlenmiş, bu konferanslar aracılığıyla uluslararası eylem planları ve stratejik hedefler belirlenmiştir. Sırasıyla 1975 Meksika, 1980 Kopenhag, 1985 Nairobi ve 1995 Pekin’de gerçekleşen konferanslar dizisinde kapsamlı eylem programları oluşturularak; kadın erkek eşitliğinin sağlanmasında izlenecek yollar ve bu çerçevede de kadın katılımını artırıcı bir çözüm yolu olarak kota uygulamasının daha geniş bir alana yayılması hedef olarak belirlenmiştir.[8]

Temsilde eşitliğin sağlanması için üretilmiş çözümlerden birisi olan kota uygulaması ise, cinsiyet dengesini sağlamaktadır. Bu dengenin sağlanmasıyla, erkek egemen siyasetin son bulduğu ve kadınların yaşadıkları ülkeyle ilgili gelişmelerde daha fazla ve etkin bir şekilde görüş beyan ederek katkı sağlayabilecekleri, özellikle de kendilerini ilgilendiren konularla ilgili birincil bakış açısıyla yorum yaparak doğru uygulamaları var edebilecekleri bir düzen oluşacaktır. Ancak ataerkil toplumlarda kota uygulaması, kadının aktif siyasetteki varlığının içselleştirilememesi sebebiyle çok fazla kabul görmemektedir.[9]

Kota Uygulaması her ne kadar birçok ülkede uygulanıyor olsa da Türkiye’de kota uygulamasıyla ilgili yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bazı partiler kendi tüzüklerinde kota uygulamasına yer verseler de bu yeterli olmamaktadır. Kasım 2015 İtibariyle TBMM’de Siyasi Partiler ve Milletvekilleri Sayısı aşağıda yer alan tablodaki gibidir;

Cinsiyete Göre Dağılım
Kadın Sayı Kadın Oran (%) Erkek Sayı Erkek Oran (%) Toplam
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 34 10,73 283 89,27 317
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 21 15,67 113 84,33 134
Halkların Demokratik Partisi (HDP) 23 38,98 36 61,02 59
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 3 7,5 37 92,5 40
Genel Toplam 81 14,73 469 85,27 550

Kaynak: http://kadinarastirmalari.kadem.org.tr/kadinlarin-siyasete-katilimi-ve-katilimi-artirmaya-yonelik-stratejiler/

Söz konusu siyasi partiler, tüzük ve parti programlarında kadın erkek eşitliğinin sağlanması için farklı yollar benimsemişlerdir. AKP, kadınların siyasete katılımı için tüzükte pozitif ayrımcılık olarak ifade edilebilecek herhangi bir uygulamaya yer vermemiş; yalnızca kadın kollarından söz etmiştir.[10] MHP de bu noktada çok farklı bir yaklaşım sergilememektedir. Tüzüklerinde kadın kotasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla beraber, kadın kollarını ayrı bir faaliyet alanı olarak belirlemiş ve bu düzenlemeyle kadın kollarının görev çerçevesini karşılıklı sevgi ve saygıyı kuvvetlendirmek amacıyla geziler, eğlence geceleri ve şölenler tertip etmek” şeklinde çizmiştir.[11] CHP ise, MHP ve AKP örneklerinden farklı olarak 2012 yılında yapılan değişiklikle beraber, il ve ilçe yönetimlerinin yanı sıra parti meclislerinde de kota uygulamasını benimsemiştir.[12] HDP ise eş temsil uygulamasını partinin tüm birimlerinde egemen kılmış ve kadın meclisi adında kadın sorunlarına çözüm üretmek maksadı güden ayrı bir birim oluşturmuştur.[13]

Sonuç

Demokratik hedefleri olan ülkeler her alanda olduğu gibi siyaset alanında da kadın erkek eşitliğini sağlamaya çalışmakta ve bu yönde çalışmalar yapmaktadırlar. Bu yöndeki çalışmalar ülkemizde cumhuriyetin ilanıyla birlikte hız kazanmış ve aynı zamanda uluslararası alanda kadının siyasete katılımını artıracak birçok eylem gerçekleşmiş ancak bir türlü istenilen noktaya gelinememiştir. Her ne kadar belli başlı ülkelerde kadınlar siyasette erkeklerle aynı imkanlara sahip olarak yer alabilmekteyse de özellikle ataerkil yapıdaki ülkelerde bu çalışmalar istenilen sonuçları vermemektedir.

İstenilen sonuçları alabilmenin yolu, ilk olarak toplumdaki kadın-erkek eşitliği bilincinin sağlanması yolundaki eğitimleri daha nitelikli hale getirerek eril yapının ortadan kaldırılması yönünde faaliyetten bulunmaktan geçmektedir. Çünkü kadınlar sahip oldukları siyasete katılım hakkını kullanmaktan; sosyal baskılar, toplumun kadın olmaları sebebiyle onlara yüklediği sorumluluklar, siyasi gruplar içerisinde görüşlerinin ciddiye alınmaması ve belli başlı konularda görevlendirilmeleri gibi nedenler dolayısıyla mahrum kalmaktadırlar.

Sosyal bilincin artırılması kadar gerek ulusal gerekse uluslararası alanda kadınların daha aktif olmasını sağlayacak stratejik eylem planlarının oluşturulması önemlidir. Bu eylem planları doğrultusunda alınan kararların uygulanması için çeşitli örgütler kurulmalı ve kadınların sesinin daha gür çıkması sağlanmalıdır.

Siyasette kadın-erkek dengesinin sağlanabilmesinin bir başka boyutu olarak ise kota uygulamalarına daha fazla önem verilmeli ve bu noktada gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenlemeler neticesinde kota uygulaması kadınların siyasete katılımını güçlendirecek nitelikte olmalıdır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 15 Eylül 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Yüceer, S. (2008). Demokrasi yolunda önemli bir aşama: Türk kadınına siyasal haklarının tanınması. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9(14), 131-151.

Çağlar, N. Kadının Siyasal Yaşama Katılımı Ve Kota Uygulamaları. Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 3(4), 56-79.

Öztürk, Y. D. D. Z. A. (2012). Uluslararası Siyasette Ve Karar Alma Mekanizmalarında Kadın. Ege Stratejik Araştırmalar Dergisi, 3(1), 1-33.

Kılıç, Z. (2000). Eşitlik İçin Kota Politikaları, 1- 46.

 Arslan, E. (2019). Siyasi partilerde cinsiyetin izini sürmek; AKP, CHP, MHP ve HDP örnekleri. Fe Dergi, 11(1), 59-76.

 Güngör, K. G. (2019). Avrupa Birliği Müktesebatına Uyum Sürecinde Türkiye’de Kadının Siyasal Hayata Katılımı (Doctoral dissertation, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü), 22.

Gökçimen, S. (2008). Ülkemizde kadınların siyasal hayata katılım mücadelesi. Yasama Dergisi, (10), 5-59.

https://www.tuik.gov.tr

http://kadinarastirmalari.kadem.org.tr/kadinlarin-siyasete-katilimi-ve-katilimi-artirmaya-yonelik-stratejiler/

DİPNOTLAR

[1] Yüceer, S. (2008). Demokrasi yolunda önemli bir aşama: Türk kadınına siyasal haklarının tanınması. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9(14), 131

[2] Yüceer, s 134

[3] Güngör, K. G. (2019). Avrupa Birliği Müktesebatına Uyum Sürecinde Türkiye’de Kadının Siyasal Hayata Katılımı (Doctoral dissertation, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü), 22.

[4] Güngör, s 25.

[5] Çağlar, N. Kadının Siyasal Yaşama Katılımı Ve Kota Uygulamaları. Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 70.

[6] Çağlar, s 71.

[7] Kılıç, Z. (2000). Eşitlik İçin Kota Politikaları, 12.

[8] Kılıç, s 13.

[9] Öztürk, Y. D. D. Z. A. (2012). ULUSLARARASI SİYASETTE VE KARAR ALMA MEKANİZMALARINDA KADIN. Ege Stratejik Araştırmalar Dergisi, 3(1), 11.

[10] Arslan, E. (2019). Siyasi partilerde cinsiyetin izini sürmek; AKP, CHP, MHP ve HDP örnekleri. Fe Dergi, 11(1), 69.

[11] Arslan, s 69.

[12] Çağlar, s 75.

[13] Arslan, s 69.

This div height required for enabling the sticky sidebar