Hit enter after type your search item

İŞVEREN SORUMLULUK SİGORTASINDA KAPSAM

/

Yazar: Furkan Yüksel

Giriş

İş kazası ya da meslek hastalığı sonucu ortaya çıkan zararlar sosyal sigorta kapsamında olduğundan, bu zarar Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde karşılanacaktır. Fakat sosyal sigorta teminat limitleri, meydana gelen kaza sonucundaki zararları tam olarak karşılamaktan uzaktır. Bu durumda zarara uğrayan işçinin, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aldığı tazminatı aşan zararları için işverenden tazminat talep etme hakkı devam eder. Ayrıca SGK da şartları gerçekleştiğinde, işçiye ödediği tazminat sebebiyle işverene rücu edebilir. İşçinin uğradığı zarar sonucunda SGK’nın tazmin ettiği kısmın sınırlı olması, kalan kısımdan işverenin sorumlu olması ve SGK’nın işverene rücu etme ihtimali, işverenlere bu sorumluklarını sigorta ettirme ihtiyacını doğurmuştur. Böylece işveren sorumluk sigortası ortaya çıkmıştır.

İşverenin işçiye karşı olan tazminat sorumluluğu ve SGK’nın işverene rücu etmesi durumu, meydana gelen iş kazasının bir işyerinde birden çok işçinin ölüm veya sakat kalmasına yol açacak kadar büyük olması halinde, tazminat miktarının büyüklüğü sebebiyle bazı işverenler için mali yıkıntıya sebep olacak boyutlara varabilir[1]. İşçinin uğradığı zarar sonucunda SGK’nın tazmin ettiği kısmın sınırlı olması, kalan kısımdan işverenin sorumlu olması ve SGK’nın işverene rücu etme ihtimali, işverenlere bu sorumluklarını sigorta ettirme ihtiyacını doğurmuştur. Böylece işveren sorumluk sigortası ortaya çıkmıştır. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin malvarlığının, sigortacı tarafından, prim karşılığında sorumluluğun ekonomik sonuçlarına karşı sigorta güvencesi altına alınmasını öngören bir sözleşmedir[2]. Sorumluluk sigortasında sigorta ettiren, malvarlığında meydana gelmesi muhtemel bir eksilmeye karşı kendisini güvence altına alır[3]. Sorumluluk sigortası, ihtiyacın karşılanması kriteri açısından yapılan ayrımda zarar sigortalarından pasif sigortasının içinde, rizikonun konusu bakımından yapılan ayrımda malvarlığı sigortalarının içinde yer almaktadır[4]. Sorumluluk sigortaları kendi içinde ise zorunlu ve ihtiyari olmak üzere ikiye ayrılır.

İşveren sorumluluk sigortası genel şartlarında sigorta teminatının kapsamı, teminat dışında kalan haller, sigorta ettirenin sözleşmenin kuruluşunda, devamında ve riziko gerçekleştiğinde ortaya çıkan ihbar yükümlülükleri ile zarar ve tazminat sonuçları gibi konular düzenlenmiştir.

1. İşveren Sorumluluk Sigortasının Kapsamı – Sigorta Edilen Riziko

1.1 Genel Olarak

İşveren sorumluluk sigortası genel şartlarının 1. maddesi şu şekildedir[5]: “Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.  Sigortacı ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nisbetinde iştirak eder.” Maddede de görüldüğü gibi sigorta kapsamına sınırlamalar getirilmiştir. İşveren sorumluluk sigortasının kapsamı, iş kazası sonucu SGK’nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile SGK’nın rücu etmesi sonucu talep edilen tazminat miktarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretidir. Riziko, genel olarak ilerde gerçekleşmesi muhtemel ve zarar veya başkaca uygun olmayan bir hal doğuran, geleceğe ait bir olaydır[6]. İşveren sorumluluk sigortasında riziko ise iş kazası sonucu SGK’nın sağladığı yardımları aşan bir zararın bulunması ve bu zararın tazminin işverenden talep edilmesi ile SGK’nın işçi veya işçinin hak sahiplerine ödeme yaptıktan sonra işverene rücu etme ihtimalidir. Hemen belirtmek gerekir ki, meslek hastalıkları sonucunda ortaya çıkan tazminat talepleri ile manevi tazminat talepleri, işveren sorumluluk sigortasının teminat kapsamına kural olarak girmemektedir. Bunlar, genel şartların 2. maddesine göre, sözleşmede ayrıca belirtilmek suretiyle teminat kapsamına dahil edilebilirler.

1.2. İş Kazası Sonucu SGK’nın Yaptığı Yardımları Aşan Zararlar

İş kazası veya meslek hastalığında işçinin zararı prensip itibariyle Sosyal Sigorta ödenek ve yardımları ile karşılanmak gerekir. Fakat Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, işçinin bütün zararının sosyal sigorta ödenek ve yardımı ile karşılanmasına imkan vermemekte, çok kere işçinin sosyal sigorta ile karşılanmayan zararı kalmaktadır[7]. Genel şartlarda belirtildiği üzere “Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki” tazminat miktarı teminat kapsamındadır. TTK’nın sorumluluk sigortalarına ilişkin 1484. maddesi de aynı yöndedir. TTK. m. 1484’e göre “Zarar, sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde sigortacının sorumluluğu sona erer.” İşveren sorumluluk sigortası da, iş kazası nedeniyle ortaya çıkan tüm zararları kayıtsız şartsız karşılamamaktadır. Bu itibarla, bu sigortaya rağmen, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun işverenden aldığı primler karşılığında iş kazalarından dolayı hak sahiplerine karşı olan sorumluluğu devam etmektedir. Bu kapsamda, iş kazası nedeniyle doğan zararlardan, ilk veya son olarak SGK üzerinde kalması gerekenler, İşveren Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında değildir[8]. Sigorta edilen sorumluluk, iş kazası nedeniyle, işçi ve onun hak sahipleri tarafından talep edilecek tazminatların nihai olarak işveren üzerinde kalacak olan kısmıdır[9]. İşverenin işçiye karşı sorumluluğu, işçinin sosyal sigorta tarafından karşılanmayan zararlarına münhasırdır[10].

1.3. SGK’nın İşverene Rücu Etmesi

İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre sigorta teminatı kapsamındaki ikinci hal, SGK tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı açılan rücu davaları sonunda ödenecek tazminattır. SGK’nın işverene rücu etmesinin şartları Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrasına göre, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. 21. maddenin 2. fıkrasına göre ise, iş kazası veya meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir. Maddede de görüldüğü üzere SGK’nın işverene rücu edebilmesi için iş kazasının, işverenin kastı ya da iş güvenliği mevzuatına aykırı bir halin bulunması gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki, işverenin kasıtlı davranışı sonucu meydana gelen iş kazasından doğan sorumluluk, genel şartlara göre sigorta teminatının kapsamına dahil değildir (İSSGŞ m. 3/a). Aynı şekilde emredici olarak düzenlenmiş TTK. 1429 hükmüne göre de “Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.” Yine sorumluluk sigortalarına ilişkin kasten neden olma başlıklı 1477. maddeye göre: “Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz.” Kurumun rücu hakkı, miktar bakımından, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı ile sınırlıdır. Kurum tarafından bu kapsam dışında yapılan yardımlar işverene rücu edilemeyeceğinden, iş kazasının meydana geliş şeklinin araştırılması ile ilgili müfettiş ve araştırma giderleri gibi masraflar işverenden talep edilemeyecek, dolayısıyla sigortanın kapsamı dışında olacaktır[11].

Ayrıca zarar görenin doğrudan dava hakkı kapsamında sigortalanın sahip olduğu hak kanaatimce SGK da bulunmamaktadır. Çünkü iş kazası sebebiyle zarar gören sıfatına sahip olan kişi işçi ve onun hak sahibi olan yakınlarıdır. SGK zarar gören değil, işverenden aldığı prim karşılığında işçiye sigorta sağlayan bir kurumdur. Keza SGK’nın işçiye ödediği tazminatlar da SGK’nın kendi zararıdır bu nedenle de TTK 1478 de bahsedilen zarar gören sıfatına haiz olamaz. Sonuç olarak SGK zarar gören değildir. Kanun SGK’ya rücu hakkı tanımıştır. Bu sebeple SGK’nın sigortacıya karşı doğrudan dava hakkı yoktur.

1.4. Dava Masrafları ve Avukatlık Ücreti

İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1’e göre, sigortacı ayrıca, bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini de ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nisbetinde iştirak eder.

TTK’nın sorumluluk sigortalarına ilişkin hükümleri arasında yer alan “Hukuki Koruma” başlıklı 1474. maddesine göre de, “ (1) Sigortalı aleyhine bir istem ileri sürüldüğünde, isteme ilişkin makul giderler sigortacı tarafından karşılanır; sigorta bedelini aşan giderlerin ödenebilmesi için sözleşmede hüküm bulunmalıdır. (2) Sigortacı, sigortalının istemi üzerine, giderler için avans vermek zorundadır.” Kanun gerekçesine göre bu madde ile getirilen düzenleme, mal sigortalarında söz konusu olan zararı önleme azaltma yükümlülüğünün bir anlamda sorumluluk sigortalarındaki uzantısıdır. Zira sigortalının kendi haklarını korumak için yapmış olduğu girişimler sigortacının ödeyeceği tazminat miktarına da etki edecektir. Bu nedenle yapılan masrafların sigorta teminatı içinde olduğu kabul edilmiştir. Ancak, mal sigortalarındaki zararı önleme ve azaltma yükümlülüğünden farklı olarak, yapılan masrafların sigorta teminatını aşması halinde karşılanabilmesi sözleşmede hüküm bulunmasına bağlanmıştır. Zira hakkı koruyucu işlemlerden doğan masraflar büyük meblağlara ulaşabilmektedir. Kanun gereği bu masrafların doğrudan doğruya sigortacıya yükletilmesi ise, sigortacıyı önceden sınırlarını tahmin edemediği bir teminatla karşı karşıya bırakmak demektir. Doğal olarak bu durum da prim hesaplamalarında zorluklara neden olur.

TTK. m. 1474 gereği karşılanacak bu giderlerin mâkul, yani kabul edilebilir miktarda olması da aynı düzenlemenin gereğidir. Sigortacı bu konuda yapılan aşırı ve gereksiz giderleri karşılamakla yükümlü değildir[12].

2. Sonuç

İşveren sorumluluk sigortasının kapsamı, iş kazası sonucu SGK’nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile SGK’nın rücu etmesi sonucu talep edilen tazminat miktarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretidir. İşveren sorumluluk sigortasında riziko iş kazası sonucu SGK’nın sağladığı yardımları aşan bir zararın bulunması ve bu zararın tazminin işverenden talep edilmesi ile SGK’nın işçi veya işçinin hak sahiplerine ödeme yaptıktan sonra işverene rücu etme ihtimalidir. Sigorta edilen sorumluluk, iş kazası nedeniyle, işçi ve onun hak sahipleri tarafından talep edilecek tazminatların en son işveren üzerinde kalacak olan kısmı, yani işçinin sosyal sigorta tarafından karşılanmayan zararlardır. İş kazasının meydana geliş şeklinin araştırılması ile ilgili müfettiş ve araştırma giderleri, işverenin kanuni sorumluluk ölçülerinin üstünde kalan zararları bir sözleşme nedeniyle tazmin etmesi halinde bu kısım, işverenin kasıtlı davranışı sonucu meydana gelen iş kazasından doğan sorumluluk sigorta teminatının kapsamına dahil değildir.

Davacı işçiye Sosyal Güvenlik Kurumu’nca sürekli iş göremezlik geliri bağlanmışsa ya da bağlanmamış olmasına rağmen bağlanması için gerekli şartlar varsa, bunun peşin sermaye değerinin işverenden istenebilecek tazminat tutarından düşülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla sigortacının sorumlu olduğu tutarın belirlenmesinde bu husus önemlidir. İşçi ve onun hak sahipleri TBK. m. 130 ve TTK. m. 1478 hükmü gereği sigortacıya karşı doğrudan dava hakkına sahiptir. Fakat SGK “zarar gören” değildir. Sadece, kanunen SGK’ya, işverene rücu hakkı tanınmıştır. Bu sebeple kanaatimizce SGK’nın sigorta şirketine karşı doğrudan dava hakkı bulunmamaktadır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 12 Temmuz 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Aktaş. (tarih yok).

Işıl Ulaş. (2012, ). Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku: Genel Hükümler-Mal ve Sorumluluk Sigortaları, . Ankara, Turhan Kitabevi.

Rayegan Kender. (2001, ). “İşveren Sorumluluk Sigortasında Akit Öncesi İhbar Görevi”, . Vecdi Aral’a Armağan, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi, , s. 430.

Samim Ünan, ,. (1997, S. 1). “TTK ile 1992 Tarihli Belçika Kanunu Açısından Hukuki Sorumluluk Sigortaları, . Sigorta Hukuku Dergisi, 1997, S. 1.

Tekin Memiş. (1985, s.9). Yangın Sigortasında Riziko, Seçkin, Ankara, 2001, s.21; Kender, Sigorta Hukuku, s. 286; Merih Kemal Omağ, Türk Sigorta Hukukunda Rizikonun Ağırlaşması Sorunu, . Sigorta Hukuku Türk Derneği, .

Samim Ünan, Sigorta Hukuku Şerhi

Fatih Ölmez    Employer’s Liability Insurance

Kender, Rayegan: Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku, On İki Levha, 12. Baskı, İstanbul, 2013.

Keser, Hakan: “İşverence Mali Sorumluluk Sigortası Yapılması Durumunda İşveren Tazminat Sorumluluğunun Belirlenmesi”, Sicil, Aralık, 2008.

Şenocak, Kemal: “Türk Ticaret Kanunu’nun Mal Sigortasına İlişkin Hükümlerinin Sorumluluk Sigortalarına Uygulanabilirliği”, AÜHFD, 2009 C. 58, S. 1.

DİPNOTLAR

[1] Aktaş, s. 115

[2] (Samim Ünan, 1997, S. 1) s.71.

[3] Bozer, Sigorta Hukuku, s. 119

[4] Ünan, İsteğe Bağlı Sorumluluk Sigortasında Riziko, s. 13; Mertol Can, Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına Genel Bir Bakış, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, t.y., s. 9.

[5] 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesine göre “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir”. Maddeye göre genel şartlar için Hazine Müsteşarlığı’nın onayı gereklidir. Burada genel şartların kim tarafından çıkarılacağı düzenlenmemiş olmasına rağmen uygulamada Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenmektedir. Bkz. Rayegan Kender, Türkiye’de Hususi Sigorta Hukuku, On İki Levha, 12. Baskı, İstanbul, 2013, s.71.

[6] (Tekin Memiş, 1985, s.9)

[7] Kemal Oğuzman, “İşverenin Hukuki Mesuliyeti ve Bu Mesuliyetin Sigorta Edilmesi”, Teori ve Uygulama Açısından Mesuliyet Sigortaları III. Sigorta Semineri, İstanbul, 1977, s. 96.

[8] İnan Deniz Dinç, “Türk Hukukunda İşveren Sorumluluk Sigortasında Riziko ve Teminatın Kapsamı”, Ergon Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı, 2007, s. 473.

[9] (Rayegan Kender, 2001, ).

[10] Oğuzman, s. 96.

[11] Dinç, s. 475.

[12] (Işıl Ulaş, 2012, )

(tarih yok).

Aktaş. (tarih yok).

This div height required for enabling the sticky sidebar