Hit enter after type your search item

İDDİA VE SAVUNMANIN DEĞİŞTİRİLMESİ VE GENİŞLETİLMESİ YASAĞI

/

Yazar: Şansal DEMİRCİOĞLU

Yasağın Amacı ve Kapsamı

Medeni yargılama hukukunda iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı genel olarak, davacı tarafından ileri sürülen maddi vakıaların belli bir aşamadan sonra artık değiştirilmemesini, bunlara yenilerinin eklenmemesini, davanın konusunun değiştirilmemesini ve ayrıca talep sonucunun arttırılmamasını ve mevcut taleplere yenilerinin eklenmemesini ifade etmektedir. Savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ise davalı tarafından ileri sürülen vakıa ve savunma vasıtalarının belli bir aşamadan sonra artık değiştirilmemesini ve genişletilmemesini ifade etmektedir[1].

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. Maddesinde iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına değinilmiş olup kanun içeriğinde iddia ve savunmanın değiştirilebileceği yahut genişletilebileceği haller açıkça belirtilmiştir. Söz konusu haller dışında iddia ve savunmanın değiştirilip genişletilemeyeceği kanun metninden anlaşılmaktadır.         

Kanun metninde belirtildiği üzere ‘Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilir. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.’          

Dava şartları ve ilk itirazlar iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında değillerdir. Deliller de hiçbir dava türünde ve yargılama usulünde, iddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında değildir. Hukuki sebebin değiştirilmesi de yasak kapsamında değerlendirilemeyecek hususlar arasında yer almaktadır.[2]         

İddianın veya savunmanın dayandığı sebeplerin azaltılması ve daraltılması, tasarruf ilkesi ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde, kural olarak her zaman mümkün olup bu durum yasak kapsamına girmemektedir. Talep sonucunun azaltılması davanın geri alınması anlamındaysa ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olacaktır. (HMK m.123). Talep sonucunun azaltılması davadan feragat anlamında kullanılan bir hak ise karşı tarafın izni olmaksızın yargılamanın her aşamasında mümkündür. (HMK m. 307, m.310).           

İddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı sadece taraflarca hazırlama ilkesinin (HMK m.25; m. 26) geçerli olduğu davalarda söz konusudur. Buna karşılık, kamu düzenini ilgilendirdiği için, re ‘sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda, hakim taleple bağlı olmadığı gibi, bütün iddia ve savunma sebeplerini de re ‘sen gözetebileceğinden, tarafların bu yönlere dair yeni talep ve iddiaları yasak kapsamına girmez.[3]

İddiayı Genişletme ve Değiştirme Yasağı

İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, davacı tarafından ileri sürülen maddi vakıaların belli bir aşamadan sonra artık değiştirilmemesini, bunlara yenilerinin eklenmemesini, davanın konusunun değiştirilmemesini ve ayrıca talep sonucunun artırılmamasını ve mevcut taleplere yenilerinin eklenmemesini ifade etmektedir[4].    

Yasağın kapsamına girmeyen durumlar da bulunmaktadır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Talep edilenden başka bir şeye de hüküm verilebilen hâller,
  • Kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalar,
  • Davalının ikinci cevap (savunma) dilekçesi vermesinden sonra ortaya çıkan vakıaların ileri sürülmesi,
  • Mevcut vakıaların delili özelliğindeki vakıaların gösterilmesi,
  • Hukuki sebeplerin değiştirilmesidir[5].

İddiayı genişletme veya değiştirme yasağının istisnaları Kanunun 141‟inci maddesinde gösterilmiş olup üç tanedir;

  1. Davacının haklı bir mazereti olmaksızın ön inceleme duruşmasına gelmemiş olmasıdır. Bu takdirde davalı savunmasını serbestçe genişletebilir ve değiştirebilir (m. 141/1).
  2. Davacının açık muvafakatidir (m. 141/2).
  3. Islah (m. 141/2)[6].

Savunmanın Değiştirilmesi ve Genişletilmesi Yasağı

Savunmayı genişletme veya değiştirme yasağının kapsamına da nelerin girdiği Kanunda açıkça belirtilmemekle birlikte, doktrin ve uygulamaya göre talep sonucunun ve dava sebebinin (vakıaların) değiştirilmesi girmektedir[7].

Yasağın kapsamına girmeyen durumlar da bulunmaktadır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Talep edilenden başka bir şeye de hüküm verilebilen hâller,
  • Kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalar,
  • Davacının cevaba cevap dilekçesi vermesinden sonra ortaya çıkan vakıaların ileri sürülmesi,
  • Mevcut vakıaların kapsamında sayılan yahut onların delili niteliğindeki vakıaların gösterilmesi,
  • Hukuki sebeplerin değiştirilmesi,
  • Tarafta iradi değişiklikler[8].

İddiayı genişletme veya değiştirme yasağının istisnaları Kanunun 141‟inci maddesinde gösterilmiş olup üç tanedir.

  1. Davalının haklı bir mazereti olmaksızın ön inceleme duruşmasına gelmemiş olmasıdır. Bu takdirde davacı serbestçe iddiasını genişletebilir ve değiştirebilir (m. 141/1).
  2. Davalının açık muvafakatidir (m. 141/2).
  3. Islah (m. 141/2)

Yasağın Başladığı Zaman

İddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kural olarak ikinci dilekçelerin verilmesi ile birlikte başlamaktadır ancak söz konusu bu yasağın başlangıç zamanın iki istisnası bulunmaktadır.

  1. Ön inceleme duruşmasına bir taraf mazeretsiz olarak gelmemişse, gelen taraf serbestçe iddia veya savunmasını değiştirip genişletebilir.
  2. İkinci dilekçeler söz konusu değilse (cevap dilekçesi verilmemiş veya basit yargılama usulu uygulanmışsa), ilk dilekçelerin verilmesi ile birlikte iddia ve savunmaların genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı başlamış sayılır.

28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında İddia ve Savunmanın Değiştirilmesi ve Genişletilmesi Yasağı

            28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı resmi gazetede yayımlanan kanunun 15. maddesi şu şekildedir;

            MADDE 15 6100 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.”          

İlgili değişiklik neticesinde taraflar ikinci dilekçelerini mahkemeye sunana kadar iddia ve savunmalarını istedikleri şekilde genişletebilir yahut değiştirebilir ancak ikinci dilekçeler karşılıklı olarak verildikten sonra iddia ve savunmaların değiştirilmesi ve genişletilmesinin önüne geçilmiştir.

Söz konusu değişiklikten önce ön inceleme aşamasında tarafların birinin gelmediği taktirde diğer taraf istediği gibi iddia ve savunmalarını değiştirebiliyor ve genişletebiliyordu ancak son değişiklikle hem karşı tarafın açık muvafakatini alarak iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesinin hem de ön inceleme aşamasında gelmeyen tarafa karşı yapılabilecek olan iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesinin önüne geçilmiş olup bu durum neticesinde yargılamanın daha seri bir şekilde yapılması hedeflenmiştir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 9 Nisan 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Atalı, Ermenek, Erdoğan (2018) Medeni Usul Hukuku, Ankara: Yetkin Yayınları

Gürsel Kaplan ‘İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi Yasağı İlkesinin İdari Yargılama Hukukunda Uygulanabilirliği’ (Erişim Tarihi 18.02.2020)

Cemil Kaya Recep Akcan ‘Medeni ve İdari Yargıda İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi Yasağı’ (Erişim Tarihi 19.02.2020)

DİPNOTLAR

[1] Kuru, Baki, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı, Legal Yayıncılık, İstanbul, 2016, s. 186; Arslan, Ramazan / Yılmaz, Ejder / Taşpınar Ayvaz, Sema, Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı, Yetkin Yayınevi, Ankara, 2016, s. 341; Pekcanıtez, Hakan / Özekes, Muhammet /Akkan, Mine / Taş Korkmaz, Hülya (editörler): Medeni Usul Hukuku, Cilt: II, 15. Baskı, Oniki Levha, İstanbul, 2017 (Pekcanıtez, Usûl), s. 1249-1250; Budak, Ali Cem / Karaarslan, Varol, Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2017, s. 181.

[2] Prof. Dr. Murat Atalı, Doç. Dr. İbrahim Ermenek, Doç. Dr. Ersin Erdoğan Medeni Usul Hukuku Kitabı s. 410

[3] Prof. Dr. Murat Atalı, Doç. Dr. İbrahim Ermenek, Doç. Dr. Ersin Erdoğan Medeni Usul Hukuku Kitabı s. 412.

[4] Kuru, a.g.e., s. 186; Arslan / Yılmaz / Taşpınar Ayvaz, a.g.e., s. 341; Pekcanıtez, Usûl, s. 1249-1250; Budak, / Karaarslan, a.g.e., s. 181.

[5] Kuru, a.g.e., s. 189-190; Pekcanıtez, Usûl, s. 1249-1254; Budak / Karaarslan, a.g.e., s. 184 vd.; Arslan / Yılmaz / Taşpınar Ayvaz, a.g.e., s. 345-346.

[6] Pekcanıtez, Usûl, s. 1257-1260.

[7] Arslan / Yılmaz / Taşpınar Ayvaz, a.g.e., s. 341; Pekcanıtez, Usûl, s. 1260- 1261

[8] Kuru, a.g.e., s. 189-190; Arslan / Yılmaz / Taşpınar Ayvaz, a.g.e., s. 345- 346; Pekcanıtez, Usûl, s. 1264-1267.

This div height required for enabling the sticky sidebar