Hit enter after type your search item

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNUNA GÖRE ISLAH KURUMU

/

Yazar: Şansal DEMİRCİOĞLU

Giriş

Islah, tahkikat aşamasında yapılmış olan eksik ve hatalı veya yapılmamış olan taraf usul işlemlerini bir defaya mahsus olmak üzere düzeltme hakkı veren hukuki bir çaredir. Hataların niteliği itibari ile esaslı mahiyette olması gerekmektedir. Islah hakkını kullanan taraf, diğer çarelere oranla daha kısa sürede ve daha az masrafla gerçekte istediği talep sonucuna ulaşır. Eğer taraflara ıslah hakkı tanınmamış olsa idi genel olarak; davacı tekrar dava açmak zorunda kalacak, bu dava için yargılama gideri ödeyecek, davasını vekil ile takip ettiriyor ise vekil tayin etmek gibi sorunlu ve uzun bir süreç̧ geçirecek ve bunun doğal bir sonucu olarak zaman kaybı söz konusu olacaktı.[1]

Islah kurumu Hukuk Muhakemeleri kanunun 176 ve devamı maddelerinde yer almaktadır.

176’ncı madde ‘(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.’ olarak düzenlenenmiş olup ıslah kurumundan ve sınırlarından bahsetmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176’ncı maddesinde, tarafların yapmış oldukları usul işlemlerini ıslah edebileceklerinden söz edilse de ifadenin yanıltıcı olduğunu düşünülmekte. Kanun’un 141’inci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alındığında, ıslahın konusunu her türlü usul işleminin değil, iddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamındaki işlemlerin oluşturduğu görülmektedir.[2]  

Taraflardan birinin iddiasını veya savunmasını değiştirmek veya genişletmek istemesi halinde, karşı taraf buna açık bir şekilde muvafakat etmezse; iddiasını veya savunmasını değiştirmek veya genişletmek isteyen tarafın ıslaha başvurmaktan başka çaresi yoktur.[3]

Islahın yapılabilmesi için hakimin onay vermesine veya karşı tarafın muvafakatini almaya gerek yoktur. Hakim, sadece ıslahın koşullarını inceler ve yapılan ıslahın geçerli olup olmadığını değerlendirir. Islah nitelik olarak değerlendirildiğinde, taraflardan birinin tahkikat aşamasında yapmış̧ olduğu usul işlemini düzeltmesidir.[4]   

Islah tahkikatın sonuna kadar yapılabileceği gibi ıslah sözlü veyahut yazılı olmak üzere iki şekilde de yapılabilmektedir.    

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 178. Maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca ‘(1)Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hakimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır.(2)Karşı tarafın zararının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, mahkeme veznesine yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazla ise iade edilir.’  

Islahın geçerli bir şekilde sonuç doğurabilmesi için ayrıca teminat yatırılması ve ıslah sebebiyle ortaya çıkan harcın ödenmesi gerekmektedir. Davanın tamamen ıslahı veya davanın kısmi ıslahı fark etmeksizin, hakim tarafından öngörülen süre içerisinde teminat yatırılmaması halinde, ıslah hakkı tükenmeksizin, ıslah yapılmamış gibi yargılamaya devam edilir.[5]        

Islah kurumundan yararlanıldıktan sonra hangi usul işlemlerinin yapılmamış sayılacağına Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 179’uncu maddesinde yer verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 179’uncu maddesine göre, ‘(1) Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur.(2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz.(3) Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır.’        

Islah Zamanı

Taraflar ıslaha elverişli taleplerinin bulunması ile birlikte karşı tarafın muvafakati ve mahkemenin onayına ihtiyacı olmadan iddia ve savunmalarını değiştirip genişletebilir.   

Islah, davada, taraflardan her birinin bütün dava süresince sadece bir defa başvurabileceği bir imkandır.(HMK 176). Islaha başvurulabilecek ilk an iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının başladığı an olup ıslah ancak tahkikat sona ermeden yapılabilecektir.(HMK 177)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 357’ncı maddesi neticesinde Bölge adliye mahkemesi önünde gerçekleşen istinaf incelemesi sırasında ıslaha izin verilmemiştir. Yargıtay aşamasında ise, temyiz incelemesinin niteliği gereği ıslah mümkün değildir.[6]         

Bozma kararından sonra tahkikat yeniden başlamışsa ıslah yoluna başvurulması bir tartışma konusu olmasına rağmen gerek Yargıtay gerek Anayasa Mahkemesi bozma kararından sonra tahkikat yeniden başlamışsa ıslah yoluna gidilmenin mümkün olmadığı kanaatinde kararlar vermiştir.[7]

Islah Türleri

Islah kurumunun iki türü mevcuttur. Bunların ilki davanın tamamen ıslahı, diğeri ise davanın kısmen ıslahıdır. Hukuk Muhakemeleri kanununda hangi ıslah türünün hangi hallerde yapılacağı belirtilmemiş olmakla birlikte sadece bu hallerde yapılacak olan işlemlerden ve bu işlemlerin sonuçlarından söz edilmiştir.

A. Davanın Tamamen Islahı           

Davanın tamamen ıslahı sadece davacı taraf tarafından yapılabilmektedir. Davanın tamamen ıslahında vakıalar ve talep sonuçları tamamen değiştirilir.          

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 180’nci maddesi uyarınca ‘Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.’           

Tamamen ıslah ile yeni bir dava açılması söz konusu değildir. Dolayısıyla, dava dilekçesine ilişkin olan HMK 119’uncu maddenin bütün unsurlarının burada yer alması gerekmemektir. Bir haftalık süre içerisinde ıslah için gerekli olan dilekçe verilmezse, ıslah hakkı kullanılmış sayılmakla birlikte ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. [8]

B. Davanın Kısmen Islahı

Davanın kısmen ıslahından hem davacı taraf hem davalı taraf yararlanabilmektedir. Davalı tarafın yapabileceği ıslah her halükarda davanın kısmen ıslahıdır. Davanın kısmen ıslahının söz konusu olduğu hallerde söz konusu davaya ilişkin ilave bir vakıa veya def’i getirilir yahut talep sonucu arttırılır.          

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 181. Maddesi uyarınca ‘Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.’           

Davanın kısmen ıslahı yazılı veya sözlü olarak yapılabilmektedir. Davanın tamamen ıslahında ise ancak yazılı şekilde başvuru söz konusuydu.

Davanın tamamen ıslahı ile kısmen ıslahı arasındaki bir diğer fark ise verilen süre içerisinde gerekli işlemin yapılmadığı taktirde söz konusudur. Davanın tamamen ıslahı halinde verilen süre içerisinde gerekli dilekçe verilmezse ıslah hakkı kullanılmış sayılıp davaya devam edilirken davanın kısmen ıslahı halinde ise ıslah yapılmamış gibi devam edilir ancak tarafın ıslah hakkı da devam etmektedir.

Kötüniyetli Islah         

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 182. Maddesindeki düzenlemeye göre, ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, söz konusu ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca hakim kötüniyetli ıslaha başvuranı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkum eder.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 2 Nisan 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Orhan Eroğlu ‘Islah ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun Tasarı Taslağı Kapsamında Islahın Değerlendirilmesi’ (Erişim Tarihi 21.02.2021)

Atalı, Ermenek, Erdoğan (2018) Medeni Usul Hukuku, Ankara: Yetkin Yayınları

İlker H. Duman ‘Usul İşlemlerinin Islahı’ https://www.ilkerduman.av.tr/ (Erişim Tarihi 23.02.2021)

DİPNOTLAR

[1] Postacıoğlu, s. 338; Yılmaz, Taraf Ehliyeti, s. 206; Üstündağ, s. 549; Kuru, Şerh, C.IV, s. 3965; Yılmaz, Islah, s. 86; Sungurtekin-Özkan, s. 230; Görgün, s. 300; Öze- kes, Pekcanıtez Usûl, s. 1486.

[2] Prof. Dr. Murat Atalı, Doç. Dr. İbrahim Ermenek, Doç. Dr. Ersin Erdoğan Medeni Usul Hukuku Kitabı s. 416

[3] Orhan EROĞLU Islah ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Taslağı Kapsamında Islahın Değerlendirilmesi TBB Dergisi 2018 s. 165

[4] Postacıoğlu, s. 333; Necip Bilge, Medeni Yargılama Hukuku, Ankara, 1967, s. 322; Kuru, Şerh, C.IV, s. 3966; Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Şerhi, Ankara, 2012, (Yılmaz, Şerh ), s. 964; Kılıçoğlu, s. 764; Yılmaz, Islah, s. 50; Pekcanıtez/Atalay/ Özekes, s. 616; Bilge Umar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara, 2014, s. 527; Karslı, s. 602; Meral Sungurtekin-Özkan, Türk Medeni Yargılama Hukuku, İzmir, 2013, s. 231; Görgün, s. 301; İlhan Postacıoğlu/Sümer Altay, Medeni Usul Hukuku Dersleri, İstanbul, 2015, s. 537; Ulukapı, s. 312; Kuru, Usul, s. 463; Arslan/ Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz, s. 523; Tanrıver, s. 30, 31; Kuru, İstinaf, s. 591; Eroğlu, s. 28; s. 1486; Budak/Karaaslan, s. 187; Islahın niteliğine ilişkin bir Yargıtay kararı; Y.11.HD, 31.10.2012, E. 2012/14013, K. 2012/17049; “Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Bir başka anlatımla, ıslah, iyi niyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak tanıyan bir kurumdur.”(Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s. 616).

[5] Prof. Dr. Murat Atalı, Doç. Dr. İbrahim Ermenek, Doç. Dr. Ersin Erdoğan Medeni Usul Hukuku Kitabı s. 422

[6] Prof. Dr. Murat Atalı, Doç. Dr. İbrahim Ermenek, Doç. Dr. Ersin Erdoğan Medeni Usul Hukuku Kitabı s. 417

[7] İBK, 6.5.2016 E. 2015/1, K. 2016/1 sayılı karar.

[8] Prof. Dr. Murat Atalı, Doç. Dr. İbrahim Ermenek, Doç. Dr. Ersin Erdoğan Medeni Usul Hukuku Kitabı s. 420

This div height required for enabling the sticky sidebar