Hit enter after type your search item

GARANTÖRSEL İHMALİ SUÇLAR

/

Yazar: Merve SANCI

Giriş

İnsanlar yaşamını idame ettirmek için bir arada yaşamak zorundadırlar. Bir arada yaşamanın sonuçlarından biri de insanların istek ve çıkarlarının birbiriyle çatışmasıdır. Bu çatışmalardan dolayı insanlar hayatlarını belirli kurallar çerçevesinde sürdürmeleri gerekir. Ancak, insanlar öngörülen kurallara uymayarak bunları ihlal edebilirler. Lakin, insanların bu kuralları ihlal ederek suç işlediğine tanık oluruz. Suçun hukuki tanımını yapmak gerekirse, “Suç, toplumsal düzenin devamı açısından korunması gereken hukuki değerlerin bilerek ve istenerek ihlalini (kast) veya bu değerleri korumaya yönelik kurallara karşı özensizliği (taksir) ifade eden insan davranışlarıdır.”[1]

 Suçun bir unsuru olan fiil çeşitli başlıklara ayrılabilir. Bu başlıklar, doktrinde kabul edilen görüşe göre şu şekildedir: Hareketin; sayısına, şekline, önemine, icrasının devam edip etmemesine göre. Bu yazıda ise hareketin şekline göre yapılan ayrımın bir alt başlığı olan ihmal suretiyle icra suçları bir başka ifadeyle garantörsel suçlar ele alınacaktır.

Suçun Maddi Unsuru Fiil

Modern Suç Teorisi’ne göre suçu oluşturan başlıca unsurlardan biri fiildir ve bu fiil insan davranışıyla oluşmaktadır.[1] Suçun oluştuğu noktaya baktığımızda yani suç teşkil eden olayı incelediğimizde insanın dış dünyada meydana getirdiği değişikliğin etkilerini görürüz. Yani suç, insanın neden olduğu fiil (hareket) sebebiyle oluşur.[2]Fiil, belirli bir amaca yönelen, kişinin isteğine ve iradesine bağlı, dış dünyada etki doğuran icrai yahut ihmali bir insan davranışıdır.”[3] Fiilin niteliğine göre suçları aşağıda bulunan şemaya göre ayırabiliriz: 

Şema 1: Fiilin Niteliğine Göre Suçların Tasnifi

İcrai ve İhmali Suçlar

Ceza hukuku bağlamında bir suçun ortaya çıkabilmesi için yapma veya yapmama şeklinde bir davranışın ortaya çıkması gerekir.[5] Diğer bir deyişle, ceza hukuku bağlamında normları yasaklayıcı veya emredici normlar olarak iki başlıkta sınıflandırabiliriz. Yasaklayıcı normlar, belirli bir hareketin yapılmamasını söyleyen ve bu yapılmaması gereken hareketin sadece icrai hareketle gerçekleşebileceği normlardır.[6] Yasaklayıcı normun ihlal edilmesi için yapılmaması gereken hareketin yapılması gerekmektedir.

 Emredici normlar ise yasaklayıcı normlardan farklı olarak belirli bir hareketin yapılmasının yasaklanmadığı bilakis belirli bir hareketin yapılmasının emredildiği normlardır.[7] Emredici normun ihlal edilebilmesi için yapılması istenilen davranışın yapılmaması yani ihmal edilmesi gerekir.[8]

Yasaklayıcı normu ihlal eden davranışa icrai davranış denir.[9] Yasaklayıcı normlar-belirli bir hareketin yapılmamasını öngören normlar-, olumsuz bir davranışta bulunmayı öngörür. Ancak, yasaklayıcı normun ihlali olan icrai davranış olumlu bir davranıştır yani aktif bir harekettir. İcrai davranış, hareketin dış dünyada “yapma” eyleminin gerçekleşmesi ile oluşur. Örneğin TCK md.81’de belirtilen kasten öldürme suçu, “başkasını öldürmeyeceksin” şeklinde yasak ortaya koyar ve yasaklayıcı normu bozan olumlu davranış kasten öldürme suçuna vücut verir. TCK md.252’de belirtilen, rüşvet suçları,” rüşvet almayacaksın-rüşvet vermeyeceksin” şeklinde yasak ortaya koyar ve yasaklayıcı normu bozan olumlu davranış rüşvet suçuna vücut verir.

Emredici normu ihlal eden davranışa ihmali davranış denir.[10] Emredici norm, olumlu bir davranışta bulunulması gerektiğini ifade eder. Ancak, emredici normun ihlali olan ihmali davranış olumsuz bir davranıştır yani pasif bir harekettir. Diğer bir ifadeyle, kanun koyucunun yapılmasını istediği davranışın yapılmamış olması ihmali davranışı doğurur. Örneğin TCK md.98 “Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların el verdiği ölçüde yardım et ya da durumu derhal ilgili makamlara bildir…” şeklinde emredici norm ortaya koyar. Oysa, emredici normu bozan olumsuz davranış yani “yardım etmeme ya da bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi” ihmali davranışa vücut verir. TCK md.251/2’de “Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkân sağlama…” şeklinde emredici norm ortaya koyar. Fakat, emredici normu bozan olumsuz davranış yani “denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkân sağlamak” ihmali davranışa vücut verir. Yukarıda verdiğimiz iki örnek arasında dikkat etmemiz gereken önemli bir fark vardır. Bu fark şudur: ihmali davranış her zaman failin kanunda söylenen şeye hareketsiz kalması değildir.[11] Kanunda yapılması istenen davranışa karşı fail bazen hareketsiz kalırken (örneğin ,yardım etmeme ya da bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi) bazen de kendisinden beklenen davranışı yapmayıp bunun yerine başka bir davranışı yaparak (örneğin, denetim görevini ihmal ederek, ,zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisinin bu esnada dışarıda sigara içmesi) ihmali davranışta bulunur.[12]

İhmali suçlar kendi içerisinde gerçek ihmali suçlar ve gerçek olmayan ihmali suçlar olarak ikiye ayrılır.[13] Doktrinde gerçek olmayan ihmali suçlara, ihmal suretiyle icra suçları, görünüşte ihmali suçlar veya garantörsel ihmali suçlar da denilmektedir.[14]

Şema 2: Gerçek İhmali Suçlar-Gerçek Olmayan İhmali Suçlar Ayrımı[15]

İhmal suretiyle icra suçlarının gerçekleşmesi için öncelikli nokta neticenin gerçekleşmesidir. Failin bu neticenin gerçekleşmesini engelleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmediği takdirde ihmal suretiyle icra suçu oluşmaktadır. Diğer bir ifadeyle, ihmal suretiyle icra suçlarında belli bir neticenin gerçekleşmesini önlemek konusunda özel bir yükümlülüğü bulunan fail, bu neticenin gerçekleşmesine kendisi neden olmasa bile, neticenin gerçekleşmesini engellemediği için ihmali hareketle suç işlemiş kabul edilir.[16] Kişinin, neticenin gerçekleşmesini engelleme yükümlülüğüne “garantörlük” denilmektedir. Bu yükümlülük nedeniyle ilgili kişiye “garantör” deriz. “Failin, öngörülen sonucu engelleme yükümlülüğü sözleşmeden, yasadan ya da daha önce gerçekleştirilmiş bir hareketten (örneğin A.’yı yanlışlıkla bir odaya kilitleyen B., durumu anladıktan sonra odayı açmazsa ve bunun sonucunda da –örneğin havasızlıktan– A. ölürse, B’nin sorumluluğu daha önce gerçekleştirilmiş bir hareketten doğan sorumluluktur) doğabilir.[17] Failin garanti yükümlülüğünü yerine getirmekle zorunlu olduğu davranışı gerçekleştirmemesi sebebiyle meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilmesi için söz konusu yükümlülüğünü ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması zorunludur.[18] Doktrinde hangi ihmali hareketin icrai harekete eşdeğer olduğu konusunda TCK’de bu durumun özel olarak düzenlenip düzenlenmediğine dair fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Bu kapsamda ihmali hareketin icrai harekete eş değer olduğunun özel olarak düzenlendiğini savunan kişilerin fikirleri şu şekildedir: Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti olduğundan ve Anayasa’da öngörülen suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği belirli suç tipleri bakımından hangi ihmali hareketin icrai davranışa eşdeğer olduğu Türk Ceza Kanunu’nunda belirtilmiştir. TCK özel hükümlerde belirtilen söz konusu suçlar 3 tanedir. Bunlar: TCK md.83 (Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi), TCK md.88 ( Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi),TCK md.94/5 (İşkence). Bahsedilen 3 suç tipi dışındaki diğer suçların ihmali şekilde işlenebileceği söylenemez aksi halde kanunilik ilkesi açıkça ihlal edilmiş olunur. Doktrinde aksi görüşü savunan kişilerde mevcuttur.

 TCK md.83 kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesini ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir. TCK’nin 83 üncü maddesinde; (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. (2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin; a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması, Gerekir. (3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.” denilmektedir. İfade etmek gerekirse, TCK md.83/f.1’de kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi hususunda neticenin oluşmasına sebebiyet veren ihmalin icrai hareketle eşdeğer olabilmesini zorunlu bir şart koşmaktadır. Maddenin 2.fıkrasında, ihmali davranışın icrai davranışa ne zaman eş değer olacağı verilmiştir. Üç tür yükümlülük kaynağı öngörülmüştür: kanuni düzenleme, sözleşme ve öngelen tehlikeli eylem. Maddenin 3. fıkrasında, hakimin bu durumların ortaya çıkması halinde cezada indirim yapma hususunda takdir yetkisine sahip olduğu belirtilmiştir.[19]

Garantörlük Tipleri

Kanuni düzenlemeden kaynaklanan yükümlülükler incelenecek olursa, TCK md.83/f.2 b.a’da “kanuni düzenlemeler” ifadesini dar manada anlamamak gerekir. Yükümlülüğün kaynağı kanun olarak alınabileceği gibi yönetmelik, tüzük ya da cumhurbaşkanlığı kararnamesi olarak da alınabilir. Örneğin; Medeni Kanun m.322’de ve m. 185’te, ebeveynin çocukların beden ve hayatına yönelik tehlikeler karşısında koruma, eğitim ve gözetim yükümlülüğü yer almaktadır. Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu md.1’de, polislerin halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin etme yükümlülükleri yer almaktadır. Ayrıca bir itfaiye erinin de yangın esnasında insanların can ve mal güvenliğini tehlikeden korumak konusunda mevzuattan kaynaklanan bir yükümlülüğü yer almaktadır.[20]

Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerden bahsedilecek olursa, bu durumda kişinin koruma ve gözetim yükümlülüğü bu konudaki iradesini ortaya koymasıyla oluşmaktadır.[21] Sözleşmenin yazılı olması zorunlu bir unsur değildir ancak sarih (açık) veya zımni (kapalı) kurulmuş bir sözleşme ilişkisi ile görevin fiilen üstlenilmiş olması aranmaktadır.[22] Fiilen üstlenilmiş yükümlülüğün karşılığında bir ücret alınması zorunlu bir unsur değildir.[23] “Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülük hallerine örnek olarak, hekimlerin bir hastanın bakımını üstlenmesi (hekim bakımından bu husus, kimi hallerde kanuni bir yükümlülük de olabilir), çocuk bakıcısının çocuğa bakıp gözetmeyi taahhüt etmesi ile plaj cankurtaranının, hemşirelerin, kayak ve yüzme öğretmeninin durumu gösterilebilir.”[24]

Öngelen tehlikeli eylemden kaynaklanan yükümlülük ile davranışından dolayı bir başkasının zarar görmesine sebep olan kişinin bu davranışından kaynaklanan sonucu önleme yükümlülüğünün var olduğu ifade edilir.[25] Çünkü, bu zararın sebebi kendisinin davranışıdır. “Örneğin, taksirle bir trafik kazasına sebebiyet veren kişi, kaza sonucunda yaralanan kimselerin bir an önce tedavi edilmelerini sağlama konusunda bir yükümlülük altına girmektedir.”[26] Bu yükümlülüğün sağlanamaması durumunda yaralı kişinin ölmesi halinde, ölümün gerçekleşmesinden dolayı kazaya neden olan kişiyi sorumlu tutmamız gerekir.[27] Ancak, kişinin öngelen tehlikeli eylemden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirebilme imkanı yoksa yani başka türlü hareket edebilecek durumda değilse ihmali davranışı suç teşkil etmez. [28] Örneğin, taksirle bir trafik kazasına sebebiyet veren kişi, kaza sonucunda yaralanan kimseyi uygun koşulların olmaması sebebiyle (aracın yakıtının bitmesi, telefon hattının çekmemesi, kazaya sebebiyet veren kimsenin aracı kullanamayacak şekilde yaralanması vb.) yaralanan kimselerin bir an önce tedavi edilmesini sağlama konusunda bir yükümlülük altına girmemektedir.

Sonuç olarak, ceza normları yasaklayıcı ve emredici normlar olarak ikiye ayrılır. Yasaklayıcı normlar kişinin yapmaması gereken hareketleri bildirirken, emredici normlar ise kişinin yapması gereken hareketleri bildirir. Yasaklayıcı normun yapılmamasını söylediği hareketin yapılması icrai suçu oluştururken, emredici normun yapılmasını söylediği hareketin yapılmaması ihmali suçu oluşturur. İhmali suç gerçek olan ve gerçek olmayan olarak ikiye ayrılır. Gerçek olmayan ihmali suçta kişinin neticeyi engelleme yükümlülüğü vardır. Kişinin neticeyi engelleme yükümlülüğüne “garantörlük” denir. Garantörlük kanuni düzenlemeden, sözleşmeden, öngelen tehlikeli eylemden doğabilir. Kişiyi ihmali davranışından dolayı sorumlu tutabilmemiz için ihmali davranışın icrai davranışa eşdeğer olması gerekmektedir. Doktrinde hangi ihmali hareketin icrai harekete eşdeğer olduğu konusunda TCK’de bu durumun özel olarak düzenlenip düzenlenmediğine dair fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Çoğunlukta olan görüş uyarınca söz konusu eşdeğerlik durumu ise ceza hukukundaki kanunilik ilkesi gereği kanunda belirtilen durumlarda olmaktadır. Söz konusu suçlar 3 tanedir. Bunlar: TCK md.83 (Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi), TCK md.88 ( Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi),TCK md.94/5 (İşkence)’dir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 12 Nisan 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Artuk, M., Gökcen, A., Alşahin, M. E., & Çakır, K. (2020). Ankara: Adalet.

Avcı, M., & Yerdelen, E. (2015). Karar incelemesi-Garantörsel İhmali Suçta İhmali Ve İcrai Davranış Ayrımı. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 10-15.

Ş. T. (2008). Kasten İhmali Davranışla Öldürme. TBB, 3-37.

Tozman, Ö. (2009). İhmal Suçlarında Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme. TBB, 2-5.

DİPNOTLAR

[1] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[2] (Tozman, 2009)

[3] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[4] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[5] (Avcı & Yerdelen, 2015)

[6] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[7] (Avcı & Yerdelen, 2015)

[8] (Avcı & Yerdelen, 2015)

[9]  (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[10] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[11] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[12] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[13] (Avcı & Yerdelen, 2015)

[14] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[15] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[16] (Tozman, 2009)

[17] (Ş.Cankat , 2008)

[18] (Avcı & Yerdelen, 2015)

[19] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[20] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[21] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[22] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[23] (Ş.Cankat , 2008)

[24] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[25] (Ş.Cankat , 2008)

[26] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[27] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

[28] (Artuk, Gökcen, Alşahin, & Çakır, 2020)

This div height required for enabling the sticky sidebar