Hit enter after type your search item

ETİK KAVRAMINA KAMU YÖNETİMİ PERSPEKTİFİNDEN BİR BAKIŞ

/

Yazar: Semanur DEMİRKAYA

I. Giriş

Devlet, yasama yürütme ve yargı erklerinden oluşmaktadır. Kamu yönetimi ise yürütme erki ile ilişkilendirilmektedir. Kamu yönetimi kendi personeli ve sahip olduğu mallar ile vatandaşa çeşitli hizmetler sunarak devletin amaçlarını yerine getirmektedir. Bu bağlamda devletin en önemli amaçlarından birisinin kamu yararı olduğunu söylemek mümkündür[1]. Staats’a[2] göre kamu hizmeti birçok vatandaş için devlet memuru ile eş anlamlıdır. Ancak ona göre en geniş tanımlamayla kamu hizmeti bir tavır, bir görev duygusu hatta bununla birlikte kamu ahlakı duygusudur. Sayılan özellikler demokratik toplumu niteleyen temellerdir. Dolayısıyla otoriter toplumlarda, bahsedilen bu özellikler ön plana çıkarılmamaktadır.

Öte yandan günümüzde de kamu hizmeti kavramının oldukça farklı tanımlamaları bulunmaktadır. Bu farklı tanımlamaların temel sebebi genel olarak kamu hizmeti kavramının kamu yararı kavramı ile ilişkilendirilmesidir; ancak kamu yararı kavramının da net bir tanımının yapılamamasından kaynaklanmaktadır. Tüm bunların yanı sıra kamu hizmeti, kamu yönetiminin varlık nedeni olarak nitelendirilerek vatandaşların yaşamlarını sürdürebilmeleri için zorunlu ve müşterek kullanımına sunulmasına ihtiyaç duyulan hizmetler olarak ifade edilebilir [3]. Devletin sorumluluk alanı olarak görülen bu hizmetler kamu görevlileri aracılığıyla yerine getirilmektedir. Kamusal faaliyetlerin yerine getirilmesinde hayati rol kamu görevlilerine atfedilmiştir. Türkiye’de kamu görevlileri, yerine getirdiği kamusal faaliyetleri öncelikle Anayasa’nın sonrasında ise sınırları belirlenen mevzuata aykırı olmayacak şekilde yerine getirmekte sorumlu tutulmuştur. Mevzuat ise en genel çerçevede kamu yararının egemen kılınmasına değinerek toplumun genel çıkarının vatandaşların bireysel çıkarlarından üstün olduğunu kabul etmiştir[4].

Küresel olarak ele alındığında ise geçmişten günümüze kadar gelinen süreçte yaşamımızın her alanında süregelen yolsuzluklar ve etik dışı sorunlar ile mücadele, varlığını ilk günkü gibi devam ettirmektedir. Bahsedilen bu sorunların kamu yönetiminde de var olduğu günümüzde kabul edilen bir gerçektir. Dolayısıyla kamu yönetimi ile etik arasında bir ilişkinin var olduğu sonucuna ulaşılabilir. Bu ilişkinin ise vatandaşın yönetime duyacağı güven açısından ele alındığında etik ve kamu yönetimi ilişkisinin önemli olduğu sonucuna ulaşmak mümkündür. Küresel olarak önemli görülen etik, OECD’nin tavsiye raporlarında vurgulanmış ve bu raporlara göre tüm üye ülkelerin kamu yönetiminde etik açısından gerekli alt yapıyı oluşturmaları tavsiye edilmiştir.

II. Etik Nedir?

Etik kavramı, dilimize Fransızca éthique kelimesinden geçmektedir [5]. Ancak etimolojik olarak incelendiğinde kökeninin ethos kelimesine dayanmaktadır. Ethos, Yunanca karakter ve davranış anlamlarına gelmektedir[6]. Etik ile ahlakı aynı anlamda kullanmak yanlış olduğu kadar birbirinden bağımsız iki kavram şeklinde algılamak da yanlış olacaktır. Bu nedenle, bu kavramlar arasında hem benzerlik hem de farklılık olduğunu söylemek mümkündür. Cevizci’ye göre etik-ahlak ilişkisi şu şekildedir[7]:

 “Bir kişi, bir toplum düzeni içinde başkalarıyla bir arada var olan bir birey olarak insan, ahlaki hayatı şahsen yaşar, içinde bulunduğu toplumun ahlaki ilke ve değerlerini eylemleri ile cisimleştirir. Fakat o, bununla da kalmayıp taşıyıcısı olmaya veya hayata geçirmeye çalıştığı değerlerin anlamı üzerinde düşünmeye başladığı, kullandığı ahlaki kavramların gerçekte ne olduklarını ve ne anlam ifade ettiklerini araştırmaya; ahlaklılığın unsurlarını tartışmaya ve bu ve benzeri konularda düşündüğü ve hissettiği şeyleri dile getirmeye, başkalarına aktarmaya başladığında normal ahlaklılık düzeyini aşıp etik yoluna girmiş olur.”

Etik, ahlak ile ilgili sorunları genelleyerek ele almak ile birlikte kavramı ilkesel-soyut bir tutum sergileyerek ele almaktadır. Ahlak, birey ve birey yaşantısını ele alarak doğru yaşamanın ölçütünü ve bunun pratikteki yansımaları ile ilgilenirken etik, toplumu kapsayan normlar bütünü ile ilgilenmesi nedeniyle bir bilgi alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu pratiklik durumu Bauman tarafından etik “biz”, ahlak ise “ben”in parçasıdır şeklinde anlatılmaktadır [8]. Ahlak, bireylerin yaşantısında sergilenen davranışlar ya da tutumlar bağlamında töre anlamında kullanılarak[9] bireylerin toplum olarak yaşarken uyması gereken kuralları belirlemektedir[10]. Etik ise bir süreci kapsayarak “nasıl” sorusuna odaklanmakla birlikte[11] toplumların sahip olduğu geleneklerin, kuralların, örf ve adetlerin oluşumunda büyük roller oynadığı sistemleri bir bütün olarak inceleyen sosyal bilim dalıdır[12]. Dolayısıyla etik, ahlakın aksine bireylerin hangi durumlarda nasıl davranması gerektiğini söylemez [13]. Buradan etik kavramının ahlak üretmediği sonucuna ulaşmamız mümkündür. O, ahlakiliği etüt etmektedir[14]. Etik daha çok evrenselliğe ulaşmak amacıyla hareket ederken, ahlak içerisinde daha yerel özellikler barındırmaktadır. Bu yerel özellikler dolayısıyla etik ve ahlak kavramları arasında bir karşılaştırma yapmak istersek, ahlak kavramının daha değişken bir yapıya sahip olduğu söylenebilir[15]. Bu duruma bağlı olarak farklardan bir diğeri, etik değerlendirmeler daha objektif-yansız olurken ahlaki değerlendirmelerin daha sübjektif-yanlı olmaktadır[16].

III. Kamu Yönetimi ve Etik İlişkisi

Kamu yönetimi ve etik ilişkisinin temelleri Antik Yunan’a dayandırılmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde bu kadar eski bir dönem üzerine inşa edilmesindeki temel neden, Antik Yunan’da birçok düşünür etik kavramı ile yönetim ilişkisi açısından değerlendirmiştir. Özellikle Platon ve Aristoteles, etik ile yönetim arasından doğrudan bir ilişki kurmuştur. Dolayısıyla, yönetim ya da devlet kavramı etik sorunlarla birlikte değerlendirilmiştir[17]. Etik ve kamu yönetiminin merkezinde insanlar bulunmaktadır. Bu nedenle iki kavram etkileşim halindedir. Günümüze kadar gelinen süreçte birçok ülkenin kamu yönetiminde “yolsuzluk”, “kötü yönetim” ve “çıkar çatışması” gibi sorunların yaşandığı görülmüştür. Bu sorunların yaygınlık kazanması ile vatandaşların devlete ve kamu yönetimindeki bürokratik kurumlara karşı var olan güveni azalmaya başlamıştır. Bu güvensizlik ise kamu yönetiminin saygınlığının azalmasına neden olmaktadır. Vatandaşın devlete karşı olan güvenini yeniden tesis edebilmek için kamu yönetimindeki bu sorunlara bir çözüm yolu olarak etik davranış ilkelerini belirlemek ve bunlara uyulmasını denetleyecek kurumlar oluşturulmuştur[18].

Kamu yönetiminde etik davranışlarının öneminin anlaşılması açısından etik, kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirilebilir. Tarihsel süreçte modern ulus devletlerin kurulmasının ardından, devletlerin vatandaşlarına sunduğu hizmet alanlarında da artış görülmüştür. Niteliği ve alanı bakımından artan hizmetlerin ise en önemli kriterlerden biri, vatandaşlara yönelik faydanın en üst düzeye çıkartılmasıdır[19]. Kamu hizmetleri ülkelerin ihtiyaç ve yapılarına göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu farklılıklara karşılık, genel olarak bazı ortak kamu hizmetleri bulunmaktadır. Kamu hizmetlerinin sağlanmasında ise birtakım ilkelerin hâkim olduğu görülmektedir. Bu ilkeler süreklilik, eşitlik, tarafsızlık, uyum ve değişkenlik şeklinde sıralanabilmektedir[20]. Özellikle kamu hizmetinde eşitlik ve tarafsızlık ilkesinin uygulanması için kamu yönetiminde etik anlayışının varlığı önemlidir. Çünkü kamu yönetiminde etik kavramı, devletin ya da kamu yönetiminin doğru olarak adlandırılan davranışları ve ilkeleri ile ilişkilendirilmektedir. Böyle bir ilişki de kamu yönetimi toplumun desteğini, güvenini kazanarak kendi meşruiyetini sağlamaktadır[21].

Kamu yönetiminde etiğin ortaya çıktığı durumlar, kamu görevlilerinin kamu kaynaklarını kullanırken, topluma hizmet verirken gibidir[22]. Ayrıca kamu görevlilerin kamu hizmetlerini yerine getirirken uyması gereken davranışları iki temel unsur belirlemektedir. Bunlardan biri yasalar diğeri ise etik değerlerdir. Yasalar kamu görevlilerinin davranışlarını kamu yararı doğrultusunda yönlendirmektedir. Etik değerler ise kamu görevlilerinin bireysel ahlaki değerlerini esas almaktadır[23].

Kamu görevlileri takdir yetkisine sahiptirler. Takdir yetkisi, hukuk tarafından kamu görevlilerine verilen ve bazı durumlarda kamu görevlilerinin kendi kanaat ve iradesi ile hareket etme ya da mevcut seçenekler arasından uygun gördüğü seçeneği tercih etme hakkı şeklinde tanımlanmaktadır[24]. Kamu görevlileri çalışmalarında, verdiği kararlarda, politika oluşturmalarında, kamu kaynaklarının kullanımında sahip olduğu bu yetkiyi kullanması ve nasıl kullanması gerektiği önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda etik kavramın kamu gücünün ve kaynaklarının doğru ya da aykırılık teşkil etmeyecek bir şekilde kullanılması konusunda önemli bir işlevi bulunmaktadır. Bu, halkın güvenmesinde ve dolayısıyla yönetimin meşruiyetini sağlamakla birlikte bu meşruiyeti korumakta önemli bir unsurdur. Tüm bunlar ele alındığında kamu yönetimi için etik kavramının yalnızca bir durumdan ibaret olmadığı, aksine bir faaliyeti barındırdığı sonucuna ulaşabilmekteyiz. Bu durumda etik davranışları sınırları çizilmiş ve uyulması gereken kurallar düşüncesine indirgemek doğru bir değerlendirme olmayacaktır. Etik davranışlar, işleyişin temelini oluşturmakla beraber sürekliliği olan bir yönetim süreci olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle yönetimin başarısına ve devamlılığına katkı sağlamaktadır[25].

Kamu görevlilerinin etik değerler kapsamında faaliyet göstermesi oldukça önemli bir konudur. Bu önemin temel sebebi görev alanları ile ilgilidir. Görev alanları kapsamında bir değerlendirme yapılacak olursa kamu yararı için çalıştıkları ve halka karşı sorumlu olan demokratik bir idarede görev yaptıkları görülmektedir. Bu bağlamda bir karar alınırken ya da bir hizmet yerine getirilirken sorumlulukları bulunmaktadır. Dolayısıyla kamusal gücü kullanırken bireysel menfaatler değil toplumsal menfaatlerin ön plana çıkarmakla yükümlüdürler[26]. Etik anlayışın var olması siyasal sistem içinde oldukça önemlidir. Çünkü devlet yönetimin tüm alanlarında etik bir anlayışın hâkim olması iyi bir işleyişin oluşması için çok önemli görülmektedir. Örneğin, gelişmiş ülkeler kendi sosyal, siyasal ve ekonomik sistemlerini geliştirmek istediklerinde atılması gereken temel adımların başında etik standartların toplumsal düzeyde benimsenmesi ve içselleştirilmesi gelmesidir [27]. Kamu yönetimi açısından, etik kavramının bir amaç niteliğinde olduğu görülmektedir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde halka karşı sorumluluk, hizmette etkinlik ve sorumlu hükümet vb. kavramlar etik davranışı oluşturan temeller arasında sayılmaktadır. Etik davranışların oluşması ya da belirlenmesi kadar önemli olan nokta bunların uygulanması, hâkim olması ve içselleştirilmesidir. Bu nedenle kamu yönetimi ve etik kavramlarının ilişkisinde kamu görevlileri önemli rol oynamaktadır[28].

IV. Sonuç

Etik kavramının etimolojik kökeni yunanca olup töre, karakter gibi çeşitli anlamlara sahiptir. Kavram, zaman içerisinde vatandaşlar arasında ahlak kavramı ile karıştırılmış ve bu iki kavramı birbiri yerine kullanılmıştır. Ancak benzer yönlerine rağmen etik ile ahlak birbirinden farklı anlamlara sahiptir. Etiğin tarihsel süreci ele alındığında bir muğlaklık söz konusu olsa dahi söz konusu sürecin çok eski çağlara dayandığı kabul edilmektedir. Bu kavram toplumların coğrafi konumlarından, gelenek ve göreneklerinden, ekonomik ve siyasi durumlarının farklılık göstermesi nedeniyle çeşitli ilkeleri bünyesinde barındırmıştır. Ayrıca etik teorisine ilişkin konular tarih boyunca filozofların sık bir şekilde ele alındığı bilinmektedir.

Kamu yönetiminde etik uygulamalı etik türünün bir alt dalını oluşturmaktadır. Kamu yönetimi ve etik kavramının temelini insanlar oluşturması nedeniyle bu iki kavram birbiriyle etkileşim içerisinde olduğu düşünülmektedir. Kamu yönetiminde etik ise kamu görevlilerinin kamu hizmetlerini yerine getirirken uyuması gereken davranışların ilke ve kuralları belirtmektedir. 1940’lı yıllara dayanan kamu yönetiminde etiğin ortaya çıkışı ile vatandaşların devlete olan güvenini yeniden sağlayabilmek amacıyla kamu yönetimindeki etik davranış ilkeleri saptanmış ve bu ilkelere uygunluğu denetleyecek kurumlar oluşturulmuştur. Bu şekilde kamu yönetimine olan güven artarken vatandaşlarında hakları da korunmuş olmaktadır.

Kamu yönetiminde karşılaşılan adam kayırma, rüşvet, yolsuzluk, görev ve sorumluluklardan kaçış gibi olumsuz durumlar; siyasal sistemin, kurumların güvenilirliğinin zedelenmesine neden olmaktadır. Öte yandan küreselleşme ile gelişmiş teknolojik imkanlar, medya gücünü etkin ve güçlü bir şekilde kullanılması ile sonuçlanmıştır. Bu bağlamda vatandaşlar daha hızlı ve güvenilir haber alabilme olanağına kavuşmuştur. Kamu yönetimi ve etik ilişkisi bağlamında düşünülecek olursa kurumlarda karşılaşılan ahlâk dışı davranışlar, yolsuzluk, rüşvet gibi eylemler, kitle iletişim araçları sayesinde toplumun bilgisine sunulmakta ve vatandaşların bu konudaki hassasiyetini artırmaktadır. Kamu yönetimi ve etik ilişkisi çerçevesinde değerlendirme yapıldığında etik uygulama ve ilklerin kamu gücünün keyfi kullanımını önleyerek bir denge unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla, kuruma yönelik güvenirliğinin ve saygınlığının korunması ile kamu kaynaklarının israf edilmesini engellenmesi noktasında kabul edilen en temel olgulardan birisidir. Bu doğrultuda kamu yönetimi ve etik ilişkinin en belirgin amaçlarından birini oluşturur.

 Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 24 Ocak 2022’de www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

Kaynakça

Aksakaloğlu, Y. (2017). Kamu Hizmeti Kapsamında Vatandaşlık Anlayışının Değişimi. Yüksek Lisans Tezi, T.C. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Üniversitesi, Ankara.

Altın, A. (2013). “Kamu Hizmeti Anlayışında Değişim.” Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,  1(2), 101-118.

Cevizci, A. (2002). Etiğe Giriş. İstanbul: Paradigma Yayınları.

Ciğeroğlu Öztepe, M. (2013). Kamu Yönetiminde Etik Sorunu: Türk Kamu Yönetiminde Etik Sisteminin Eleştirel Çözümlemesi. Doktora tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Erim, G. (2018). Kamu Yönetiminde Etik Anlayışı: Türk Kamu Yönetimi ve İngiliz Kamu Yönetiminde Etik Uygulamaların Karşılaştırmalı Analizi. Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.

Kaplan, Ç. (2009). “Kamu Yönetiminde Etik ve Kamu Çalışanlarının Etik Kavramını Algılayışları.” Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 14(3), 343-355.

Kayacı, M. (2020). Etik Davranış İlkelerinin Türkiye’de Kamu Yönetiminde Etik İklim Algısı ve Etiğin Kurumsallaşmasına Etkileri: Diyarbakır Örneği. Doktora Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas.

Kitapçı, İ. (2010). “Vergi Etiği Ve Kamu Etiği İlişkisi: Etik Algılamalar Açısından Bir Değerlendirme.” Ekonomi Bilimleri Dergisi, 2(2), 81-88.

Koçak, S. Y. ve Yüksel, G. (2010). “Türk Kamu Yönetiminde Etik ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu . Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi.” (2), 73-96.

Mahmutoğlu, A. (2009). “Etik ve Ahlâk; Benzerlikler, Farklılıklar ve İlişkiler.” Türk İdare Dergisi, 81(463-464), 225-249.

Özdemir, M. (2008). “Kamu Yönetiminde Etik.” Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 4(7), 179-195.

Özkal Sayan, İ̇. (2020). “Etik ve Kamu Etiği: Eleştirel Bir Bakış.” Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, 12(2), 147-174.

Sarı, C. (2019). “Kamu Görevlilerinin Takdir Yetkilerinin Artırılması: Tapu Sicili Tüzüğünde Yapılan Değişikliklerin Sonuçları.” Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9(1), 83-98.

Sezer, Ö. Ve Vural, T. (2010). “Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Devletin Değişen Rolü ve Merkezi Yönetim ile Yerel Yönetimler Arasında Yetki ve Görev Paylaşımı.” Maliye Dergisi, (159). 203-219.

Staats, Elmer B., (1988). “Public Service and Public İnterest.” Public Administration Review, 48(2), 601-605.

Yılmazöz, M. (2013). Kamu Yönetiminde Etik. İstanbul: Yakın Plan Yayınları.

Yüksel, C. (2006). “Kamu Yönetiminde Etik ve Türk Kamu Yönetiminde Etik Hakkında Yeni Yasal Düzenlemeler.” İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 64(2), 167-212.

Yüksel, İ. (2019). “Ahilik Felsefesinden Günümüz Meslek Ahlakı Tartışmalarına Bir Bakış.” Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal bilimler Enstitüsü Dergisi 4(2), “500-537.

Dipnot

[1] Süleyman Yaman Koçak ve Gülçin Yüksel, Türk Kamu Yönetiminde Etik ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu . Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 2, 2010, s.73.

[2] Elmer B. Staats, Public Service and Public İnterest, Public Administration Review, Cilt: 48 Sayı: 2, 1988,  s. 601.

[3] Yağız Aksakaloğlu, Kamu Hizmeti Kapsamında Vatandaşlık Anlayışının Değişimi. Yüksek Lisans Tezi, T.C. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Üniversitesi, Ankara, 2017, s.24.

[4] Murat Özdemir, Kamu Yönetiminde Etik, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 4 Sayı: 7, 2008, s.180.

[5] İpek Özkal Sayan, Etik ve Kamu Etiği: Eleştirel Bir Bakış, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt: 12 Sayı: 2, 2020, s.150.

[6] Özdemir, a.g.m, s.182.

[7] Ahmet, Cevizci,  Etiğe Giriş. İstanbul: Paradigma Yayınları, 2002, s.4.

[8] Mehmet Yılmazöz, Kamu Yönetiminde Etik. İstanbul: Yakın Plan Yayınları, 2013, s.16.

[9] Abdulkadir Mahmutoğlu, Etik ve Ahlâk; Benzerlikler, Farklılıklar ve İlişkiler, Türk İdare Dergisi, Cilt: 81 Sayı: 463-464, 2009, s.227.

[10] Yılmazöz, a.g.e, s.17.

[11] Mahmutoğlu, a.g.m, s.227.

[12] Yılmazöz, a.g.e, s.17.

[13] Çetin Kaplan, Kamu Yönetiminde Etik ve Kamu Çalışanlarının Etik Kavramını Algılayışları, Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 14, Sayı: 3, 2009, 344.

[14] Yılmazöz, a.g.e, s.17.

[15] Mahmutoğlu, a.g.m, s.226.

[16] Müslüm Kayacı, Etik Davranış İlkelerinin Türkiye’de Kamu Yönetiminde Etik İklim Algısı ve Etiğin Kurumsallaşmasına Etkileri: Diyarbakır Örneği. Doktora Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas, 2020, s.8.

[17] Özkal Sayan, a.g.e, s.163-164

[18] Özdemir, a.g.m, s.180.

[19] Özcan Sezer ve Tarık Vural, Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Devletin Değişen Rolü ve Merkezi Yönetim ile Yerel Yönetimler Arasında Yetki ve Görev Paylaşımı, Maliye Dergisi, Sayı: 159, 2010, s.204.

[20]  Aytuğ Altın, Kamu Hizmeti Anlayışında Değişim, Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2013  Cilt: 1, Sayı: 2, s.104.

[21]İsmail Kitapçı, Vergi Etiği ve Kamu Etiği İlişkisi: Etik Algılamalar Açısından Bir Değerlendirme, Ekonomi Bilimleri Dergisi, Cilt: 2 Sayı:2, 2020, s.84.

[22] Gizem Erim, Kamu Yönetiminde Etik Anlayışı: Türk Kamu Yönetimi ve İngiliz Kamu Yönetiminde Etik Uygulamaların Karşılaştırmalı Analizi, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2018, s.22.

[23] Mısra Ciğeroğlu Öztepe, Kamu Yönetiminde Etik Sorunu: Türk Kamu Yönetiminde Etik Sisteminin Eleştirel Çözümlemesi, Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2013, s.44.

[24] Cengiz Sarı, Kamu Görevlilerinin Takdir Yetkilerinin Artırılması: Tapu Sicili Tüzüğünde Yapılan Değişikliklerin Sonuçları,  Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 1, 2019, 85.

[25] Cüneyt Yüksel, Kamu Yönetiminde Etik ve Türk Kamu Yönetiminde Etik Hakkında Yeni Yasal Düzenlemeler, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt: 64, Sayı: 2, 2006, s.185-186.

[26] Kayacı, a.g.e, s.61

[27] Yüksel, a.g.e, s.186.

[28] Kayacı, a.g.e, s.61

This div height required for enabling the sticky sidebar