Hit enter after type your search item

ELEKTRİKLİ SCOOTER, HUKUKİ STATÜSÜ VE AVRUPA HAREKETLİLİK HAFTASI

/

Yazar: Melike SEVER

Giriş

Küresel iklim değişikliğine sebep olan çevresel sorunların büyümesi ve ülkelerin bu konuda üstlendikleri yükümlülükler sonucunda Kyoto Protokolü’nde çevre dostu ulaşım araçları gündeme gelmiştir. Son yıllarda artan özel araç sahipliği tüm dünyada çevresel sorunların kırmızı alarm vermesine sebep olan en büyük etkenlerden biriyken, mikro ulaşım araçları önemini arttırmıştır. Mikro ulaşım araçlarından en yaygın olan elektrikli scooter (e-scooter) motorsuz kişisel ulaşım aracıdır. İlk olarak 2017 yılında Amerika’da kullanılmaya başlanmış olan e-scooter[1], diğer toplu taşıma araçlarıyla bağlantı sağlarken trafik yoğunluğunu da oldukça aza indirgemektedir. E-scooterlar kişilerin akıllı telefonlarından temassız bir şekilde erişim ve ödeme imkanı sunmaktadır.[2]

Ulaşım; insanoğlunun temel gereksinimlerinden biriyken son zamanlarda trafikteki fazla yığılmanın önüne geçmeyi başaran e-scooter, toplu taşıma araçlarının kapıdan kapıya ulaşım imkanı vermemesine de çözüm üretmiştir. Aynı zamanda insanların toplu taşımayı kullanmak istemediği Covid-19 döneminde insanların imdadına koşan bir araç haline gelmiştir. Bunların yanı sıra büyüyen kentler, sıkışan trafik, gürültü ve hava kirliliği gibi sorunların ortaya çıkmasıyla mikro hareketlilik bir devlet politikası haline gelmiştir. [3]

Türkiye’de son zamanlarda e-scooter kullanımı artmıştır. Fakat tam anlamıyla trafikte hukuki statü kazanmamıştır. Çeşitli düzenlemelerle konu üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Neden Mikro Hareketlilik?

Ulaşımdaki hava kirliliği, gürültü kirliliği, trafik kazaları dünyada tartışılmakta ve çözüm üretilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’de yerel yönetimler tarafından desteklenen projelerde yürüme yolları, bisiklet yolları, toplu taşıma kullanımına yönelik planlar yapılmaktadır. Amaç her zaman daha az yer kaplayan, daha az enerji tüketen ve sera gazı üretimini azaltan çözüm önerileri sunmaktır.[4]

Büyük kentlerde hızla büyüyen nüfusla birlikte sıkışan trafikte kullanılan toplu taşıma araçlarına da baskı uygulayan kalabalık ve hava kirliliği gözleri mikro hareketlilikteki e-scooterlara kaydırmıştır. Böylelikle trafiğin önemli bir kısmında hafifleme ve sera gazı oluşumunu engelleme hedefine bir nebze daha yaklaşılmış olunmuştur.

Dünyada, Türkiye’deki Yasal Düzenlemeler ve Avrupa Hareketlilik Haftası

Ulusal Şehir Taşımacılığı Yetkilileri Birliği (National Association of City Transportation Official, NACTO), 86 Kuzey Amerika şehrinden oluşan sürdürülebilir, eşitlikçi ve erişilebilir olmayı hedefleyen bir kuruluştur. NACTO, şehirlerdeki mikro hareketliliği canlandırmak için bir e-scooter yönergesi hazırlamıştır.[5]

Covid-19 sürecinde sokaklarda sosyal mesafe ve güvenliği sağlamak amacıyla yavaş sokaklar yönergeleri hazırlamıştır. Güvenlik ve refah yönünden yavaş sokak uygulaması ile 15 km/sa hız yapılması, çeşitli trafik ışıkları ve zemindeki işaretler ile aynı zamanda trafik kontrolünü de sağlamayı hedeflemektedirler.[6]

Portland’da, Arcgis uygulaması ile harita üzerinden e- scooter sürülebilir alanlar ve tehlike barındıran yollar gösterilmektedir. Aynı zamanda park, bahçe, göl gibi doğal yapılar da görülmekte kullanıcı rahatlıkla güvenli sürüş alanını belirlemektedir.[7] Güvenlik önlemlerinde bunların yanı sıra; 16 yaş üstüne kask takma, kaldırımda sürmeme, alkol kullanmama, tek kişi sürme gibi kurallar belirlenmiştir. Bunun yanında “Belirtilen harita ve alanlar dışında tüm sorumluluk kullanıcıya aittir, e-scooter kullanmak tehlikeli ve risklidir.” ibaresi yer almaktadır.

Avrupa’da her ülkenin e-scooter hakkında yasal çerçevesi farklı çizilmiş olsa da ortak yanlar oldukça fazladır. Bunlar; e-scooterların kullanılacağı alanların tanımlanması (bisiklet yolları, kaldırımlar, paylaşımlı yollar), güvenlik kurallarına uyulması (kask, ışıklar, frenler), kullanıcıların yaş sınırlaması ve eğitim gereksinimi kriterleri ortak yasal çerçevede düzenlenmiştir.

Avrupa’daki e-scooter sistemi, Avrupa ülkelerinde her yıl 16-22 Eylül tarihlerinde düzenlenen Avrupa Hareketlilik Haftası sayesinde daha da popülerliğini arttırmaktadır. Her yıl yeni bir konu başlığı belirlenen haftada bu yılın hedef konusu: “Sürdürülebilir ulaşım, sağlıklı ve güvenli hareketlilik” olarak belirlenmiştir. Avrupa Hareketlilik Haftası, Türkiye Belediyeler Birliği ve Türkiye Avrupa Delegasyonu ile birlikte her yıl 16-22 Eylül tarihlerinde Türkiye’de de kutlanmaktadır. Avrupa Hareketlilik Haftası ile birlikte; sürdürülebilirlik, toprağın ve havanının korunması, şehirlerdeki küresel ısınmayı önlemek ve karbon salınımını azaltmak, toplu taşımanın teşviki gibi konu başlıkları hedeflenmektedir. Bilindiği üzere covid-19 salgını ile birlikte güvenli ve sağlıklı ulaşım daha da önemli hale gelmiştir. Pandemiden sonra yeni bir dünya kurulduğu artık aşikâr. Kurulan yeni dünyada gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmak bugünkü insanlığın boynunun borcudur. Avrupa Hareketlilik Haftası aracılığıyla belediyeler birbirleriyle işbirliği halinde olarak şehirlerin karbon salınımını azaltacak ulaşım seçeneklerini hayatımızın bir parçası haline getirip alışkanlıklarımızı dönüştürmemiz için kendilerine hedefler belirlemektedir.

  • Avrupa Hareketlilik Haftası’nda önem verilecek bazı önemli konulardan birkaçı;[8]
    • E-scooterlara büyük görev düşen, tüm dünyayı etkisi altına alan covid-19 salgınında önemini daha da çok anladığımız güvenli toplu taşımayı yeniden düzenlemek.
    • Sosyal mesafe ve temassız yolculuk modellerinin önemi.
    • Pandemi ile birlikte kişilerde daha da artan ruh sağlığı ve kentsel ilişki işbirliği.
    • Bir diğer önemli konu ise fiziksel sağlık; hava ve gürültü kirliliğinin etkisi ile aktif hareketliliğin faydası. Avrupa şehirleri 2030 yılı hedeflerinden olan hava kirliliğini de en aza indirgemek için yeni ulaşım şekillerine yönelmekte, mikro hareketlilik seçeneklerine oldukça önem vermekte ve aynı zamanda e-scooter ve elektrikli bisiklet kullanımı ile birlikte kentteki yaya yollarının arttılmasına dikkat çekmektedir.[9]

Avrupa Hareketlilik Haftası için ve hükümetlerin iklim değişikliğini kontrol altına alma politikalarında yerel makamlar aracılığıyla şehirlerde karbon yayılımını azaltmak, trafiğin kısıtlanması, sürdürülebilir hareket araçlarının kullanımının artırılması gibi faaliyetler düzenlemektedir. Faaliyetlerde özellikle büyük kentlerde çevreci ve sürdürülebilir olan e-scooter teşviği oldukça dikkat çekmekte ve yasal düzenleme çalışmaları da artmaktadır.

Türkiye’de son zamanlarda özellikle büyük kentlerde oldukça hızlı artan bir e-scooter furyası görülmektedir. Yasal düzenlemeler hala devam etmekle birlikte 7261 sayılı Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile bazı düzenlemeler yapılmıştır.

E-scooter’lar, “hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan taşıtlar” olarak tanımlanmıştır.

Elektrikli bisiklet ve e-scooter kullananların 15 yaşından büyük olması gerekmektedir. E-scooter’lar bisiklet yolu ve bisiklet şeritlerinde kullanılabilecektir. E-scooter’ların sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınması için kullanılması yasaktır. Sürücülerin sağa ve sola dönüşlerde bisiklet yolu ve bisiklet şeridindeki e-scooter kullananlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekmektedir. E-scooter’ların ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi varsa; taşıt yolunda, yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde, otoyol, şehirlerarası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılması yasaktır. İkiden fazla e-scooter’ın taşıt yolunun bir şeridinde yan yana kullanılması yasaktır. Bu düzenlemelere uymayan e-scooter sürücüleri hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca para cezası uygulanması mümkün olacaktır. Büyükşehir belediyeleri, il özel idareleri ve belediyeler e-scooter yollarının ve şeritlerinin, park ve şarj istasyonlarının yapımı, bakımı ve onarımıyla ilgili işleri yürütmekle sorumlu kılınmıştır.

Sonuç

E-scooterlar dünyanın farklı bölgelerinde kabul görmeye başlamış bir mikro hareketlilik aracıdır. Değişen iklim koşulları ve tüm dünyayı etkisi altına alan covid-19 salgınından sonra artık mikro hareketlilik bir zorunluluk haline gelmiştir. Mikro hareketlilik araçlarından birisi olan e-scooterlar karbon salınımı yapmayan, trafik sıkışıklığına ve çevre kirliliğine neden olmayan çevreci taşıtlar olarak yasal düzenlemelerde yerini almıştır. Çevreci mikro hareketlilik aracı olmasının yanı sıra hukuki açıdan bir statü belirlemek tüm dünyadaki ülkeler ve Türkiye için oldukça önemlidir. Hala konu üzerinde gelişmekte olan yönetmelikler, diğer düzenlemeler ve yasal süreç denetim ve güvenlik açısından son derece önemlidir. E-scooter kullanıcılarına ve sağlayıcılarına yönelik geliştirilecek olan yasal ve mekansal düzenlemeler sürdürülebilir kentsel hareketlilik planlarına da yarar sağlayacağı aşikardır. Unutmayalım ki her birimizin yaşadığı dünyası birbirimizin elindedir. Dünyayı daha yaşanılabilir kılmak için tüm bireylerin mikro hareketliliğe destek verip bunun yanında karbon salınımını en aza indirgeyecek toplu taşıma araçlarına yönelimi arttırması gereklidir.

En son ne zaman bisiklete veya otobüse bindiğinizi hayal edin, hatırlamanız zaman alıyorsa tam da şimdi harekete geçme zamanı!

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 20 Eylül 2021’de yayımlanmıştır.

Kaynakça

Ertoy Sarıışık, B. ve Yalçıner Ercoşkun, Ö. (2021). Dünyada ve Türkiye’de Mikro Hareketlilikte E-Scooter Sistemleri, Eksen Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi, 2(1), 72-94

Forbes (2019). Electric scooters and micro-mobility: Here’s everything you need to know.

Gössling, S. (2020). Integrating e-scooters in urban transportation: Problems, policies, and the prospect of system change. Transportation Research Part D: Transport and Environment, 79, 102230.

NACTO (2020). Shared Mobility Guidelines.

PBOT (2020)

Portland Bureau of Transportation. (2019). 2018 E‐scooter findings report.

report-vehicles-in-use-europe-january-2021.pdf (acea.be)

https://www.avrupa.info.tr/tr/avrupa-hareketlilik-haftasi-2019-9774

DİPNOTLAR

[1] Gössling, 2020

[2] Ertoy Sarıışık, Yalçıner Ercoşkun

[3] Kostrzewska ve Macikowski 2017

[4] Gössling, 2020

[5] https://nacto.org/

[6] https://nacto.org/

[7] PBOT; 2020

[8] eport-vehicles-in-use-europe-january-2021.pdf (acea.be)

[9] EMW_Thematic_Guidelines

This div height required for enabling the sticky sidebar