Hit enter after type your search item

BİR SERİ OLARAK TAHKİM I

/

Yazar: Stj.Av. Oğuz DEMİR

Giriş

Gelişen ve her geçen gün dijitalleşen dünyamızda temel norm alanı olarak hukuk da kendisine düşen payı almaktadır. Teknolojik gelişmeler bir yana COVID 19 sürecinin de etkisiyle hukuk, üzerine düşen vazifeyi icra edebilmek amacıyla hemen her alanda değişikliklere ayak uydurma ve onları anlayıp anlamlandırma sürecinde büyük bir öneme sahiptir. Bu bağlamda diğer uyuşmazlık çözüm yollarına göre tahkim yargılamasının tercih edilmesinde, güncelliğini koruması ve sürekli bir gelişim içerisinde olması yer almaktadır.

Tanımı ve Unsurları

Kanunların izin verdiği ölçüde, uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakemler tarafından kesin ve bağlayıcı şekilde çözümlenmesi konusunda tarafların yaptıkları anlaşmaya tahkim adı verilir. Unsurları bakımından tanımın içeriğine bakıldığında bu tanım esasen tahkim hakkında açıklayıcı bilgiler vermektedir. Ayrıca tanımda tahkim yargılamasının avantajları da karşımıza çıkmaktadır.

1. Tarafların Anlaşması/İrade Serbestisi

Aslında tahkimin varlık alanı bulabilmesi için tarafların anlaşması gerekir. Yani tahkimin ortaya çıkışında tarafların anlaşması söz konusudur. Buna ise “tahkim anlaşması” adı verilir. Uygulamada tahkim anlaşması, bir sözleşmenin içeriğinde karşımıza çıkmaktadır. Taraflar genellikle bir sözleşme akdedilmesi sürecinde “Bu sözleşme kapsamında herhangi bir uyuşmazlık çıkması halinde tahkim yoluyla çözüm getirilecektir.” şeklinde bir hüküm koyarak tahkim anlaşmasının varlığını ortaya koymaktadırlar.

Yargıtay’ın dikkat çektiği gibi tahkim anlaşmasında tarafların serbestisi oldukça önem taşımaktadır. Tarafların iradelerinin şüphe götürmez biçimde açık olması aranmaktadır. Yani tahkim şartının yazılması oldukça kolaydır ancak geçerli bir tahkim şartının olması için tarafların ortak ve uyuşan iradelerinin olması gereklidir. Tahkim şartının varlığı açısından ilgili tahkim kurumunun (ICC, ISTAC gibi) kısaltmasının kullanılması dahi yeterli olacaktır. Bu gibi durumlarda hangi kurumun kurallarına göre tahkim yapılacağı ortaya çıkacaktır.

2. Hakemlerce Çözülme

Tarafların anlaşmasından sonra karşımıza uyuşmazlığın mahkeme yerine hakem denilen kişilerce çözülmesi çıkmaktadır. Tahkim anlaşmasının söz konusu olduğu durumlarda herhangi bir yerel mahkemeye gidilemez. Zira Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kapsamında tahkim itirazının yapılmasıyla söz konusu yerel mahkeme işten el çekmektedir. Bu hakemlerin kim olduğu, nasıl seçildiği gibi sorular esas itibarıyla tahkim kavramının kendine özgü yapısı hakkında bilgi verici niteliktedir.

Hakemler herhangi bir devletin yargı sistemine bağlı olmayan kimselerdir. Zira burada uyuşmazlığın özel kişiler tarafından çözülmesi söz konusudur. Bizim hukukumuz uyarınca tahkim yargılamasında hakem olunması için herhangi bir sınır veya şartlar çizilmiş değildir. Taraflar uyuşmazlıklarını çözecek hakemi istediği şekliyle irade serbestisiyle seçebilecektir. Uygulamada tahkim yargılamasında tek hakem veya üç hakem bulunmaktadır. Taraflar anlaşarak tek bir hakem belirleyebilirler. Ancak anlaşmazlık durumunda mahkemenin tek hakemi ataması gündeme gelecektir. Yine aynı şekilde taraflar bir tahkim kurumunu hakem olarak tayin etmişse ilgili tahkim kurumunun divanı karar vererek hakemin atanmasını sağlayabilir. Böylece taraflar anlaşamasa bile uyuşmazlık aksamadan çözüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Üç hakem bulunması durumunda davacı ve davalı birer hakem atarlar ve atanan bu iki hakem üçüncü hakemi başhakem sıfatıyla tespit eder ve bu şekilde hakem heyeti teşekkül etmiş olur. Eğer taraflar üçüncü hakem konusunda anlaşmazlık yaşarsa mahkeme veya kurumsal tahkim olması durumunda tahkim divanı üçüncü hakemi atayacaktır. Görüleceği üzere taraflara ciddi anlamda irade serbestisi tanınmıştır.

3. Hakemin Tarafsız ve Bağımsız Olması

Belki de tek şart olarak hakemin mutlak anlamda tarafsızlığı ve bağımsızlığı gündeme gelecektir. Hakemin tarafsızlığı ve bağımsızlığı açısından herhangi bir şüphenin olması durumunda, muhakeme hukukumuzda olduğu gibi hakemin reddi de mümkündür. Taraflar tahkim yargılamasının sağlığını etkileyeceğini düşündüğü kararların verilmesini engellemek için hakemin reddi kurumuna başvurabilirler. İstatistiklere bakıldığında oy çokluğuyla hakemin reddine gidilmektedir. Atanan hakem tecrübeli ve güvenilir olmak zorundadır.

4. Kesin ve Bağlayıcı Olması

Tahkim yargılaması neticesinde kesin ve bağlayıcı niteliğe sahip olan bir karar ihdas edilmektedir. Hakemler özel kişiler olmasına rağmen onların verecekleri karar kesin ve bağlayıcıdır. Bir uyuşmazlık durumunda hakemlerce bir karar verildiğinde artık ortada kesin ve bağlayıcı nitelikte bir karar bulunmaktadır. Tarafların verilen kararı uygulamayacağı yönündeki beyanları geçerli olmayacaktır. Söz konusu hakem kararı rızaen yerine getirilmezse ilamlı icra yoluyla uygulanabilecektir. Yani tahkim yargılaması sonucunda verilen hakem kararları ilamlı icranın konusunu oluşturmaktadır. Sonuçları itibarıyla etkili olan bir tahkim yargılamasından bahsedilmektedir.

5. Tahkim Yolunun Nötr Olması

Tahkim özellikle milletlerarası ticari uyuşmazlıklarda tercih edilen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu tercihin altında yatan ise tahkim yargılamasının taraflara sağladığı birçok faydadır. Tarafların sözleşmelerine tahkim şartı yazmasında yer alan sebep tahkim yolunun nötr bir yol olmasıdır. Zira hiçbir taraf, diğer tarafın devlet mahkemelerinde yargılanmak istemez. Yani tahkim yargılaması uyuşmazlığın taraflarına eşit mesafede yer almaktadır. Tabi bu noktada kanunlarla sınırlı kaldığını bildiğimiz her yönüyle mükemmel bir yargılamadan bahsedilmek mümkün görünmemektedir.

Özellikle iş ve işlemlerin çok hızlı yürüdüğü milletlerarası ticari uyuşmazlıklarda tahkim yargılaması benimsenmektedir. Ayrıca hakemlerin milletlerarası ticarete hâkim olan kişiler arasından hakem olarak seçilmesi kolaylığı da söz konusudur. Yerel mahkeme yargılamasında bu seçim hakkı gündeme gelemeyeceği için taraflar da doğal olarak uyuşmazlığı, bu alanlarda tecrübesi bulunan kimseler eliyle çözmek istemektedirler.

6. Kolay İcra Edilebilir Olması

Hakem kararlarının milletlerarası icra edilebilirliği tarafların tahkim yargılamasını tercih etmesindeki sebeplerden biridir. Yerel mahkeme kararlarının aksine tahkim yargılamasında ortaya konulan kararların tanınması ve tenfizi oldukça kolaydır. 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının İcrası Konusundaki New York Sözleşmesi sayesinde dünyanın herhangi bir yerinden alınacak hakem kararı yine dünyanın herhangi bir devletinde icra edilebilmektedir. Zira bu sözleşmeye dünyada taraf olmayan devlet yok denecek kadar azdır.

7. Yargılama Usulünün Tercih Edilmesi

Tahkim yargılamasındaki irade serbestisiyle taraflar yargılamasını istedikleri gibi kurgulamaktadırlar. Yargılama dilinden yapılacak tebligatların usulüne kadar birçok yöntem ilgili tahkim yargılaması ve/veya taraflar tarafından belirlenebilir. Ayrıca bu yargılamanın tercih edilmesinde usul ekonomisi gibi bir sebep de yatmaktadır. Milletlerarası ticari uyuşmazlıklar gündeme geldiğinde yapılan yargılama masrafları çok fazla olabilmektedir. Tahkim yargılaması tercih edilerek yapılan birçok masraftan kurtulmak da mümkün olabilmektedir. Kendine özgü yargılama, tebligat usulleri gibi yöntemlerin belirlenmesi yargılamanın daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacaktır.

Yine tahkim taraf vekilliğinde avukat seçme hakkı bulunmaktadır. Taraflar istediği bir devletin barosuna kayıtlı avukatı vekil tayin ederek tahkim yargılamasında iddia ve savunmalarını gündeme getirecektir.

8. Gizliliğin Esas Olması

Devlet yargılamasının aleniyeti aksine tahkim yargılamasında gizlilik esastır. Zira ticari iş ve işlemlerden kaynaklı olarak çeşitli gizlilikler gündeme gelebileceğinden bu gibi ticari iş ve işlemlere münhasır unsurların gizli tutulması önemlidir. Aleniyetin varlığı gündeme geldiğinde şirketler, ticari işletmeler hakkında münhasır bilgilerin başkaları tarafından bilinmesini istemeyecektir. Ticari sırların korunması bakımından da elverişli bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu noktada gizli bir yargılamanın yapılması milletlerarası ticaret kişileri bakımından da tercih sebebi olmaktadır.

Sonuç

Özellikle son yıllarda yaşanan gelişmeler ışığında uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olan tahkim yargılaması tercih sebebi olmaktadır. Yerel mahkeme yargılamasına göre çok daha esnek bir yapıya sahip olması milletlerarası ticari uyuşmazlıkların çözümünde karşımıza çıkmaktadır. Kendine özgü yapısıyla beraberinde birçok avantajı da içerisinde barındıran tahkim yargılaması önümüzdeki süreçte de etkili bir çözüm yolu olarak benimsenecektir.

Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 9 Mart 2022’de www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

Kaynakça

Akıncı, Ziya, Milletlerarası Tahkim, Vedat Kitapçılık, Eylül 2020, İstanbul

Balkar, Süheyla & Özdemir Kocasakal Hatice, Tahkim Anlaşması, On İki Levha Yayınları, Eylül 2019

Ruhi, Ahmet Cemal, Uygulamacılar İçin 25 Soruda Tahkim Rehberi, On İki Levha Yayınları, Haziran 2020

 

This div height required for enabling the sticky sidebar