Hit enter after type your search item

BİLİŞİM HUKUKU VE KARİYER

/

Yazar: Işıl ERSOY

Günümüzde insanların haberleşmesini sağlayan birçok farklı yol ve ortam bulunmakta, bu yüzden geldiğimiz noktada bilişim teknolojileri birçok farklı alana hitap ediyor. Günümüzde bilişim hukuku, avukatlık mesleğini icra etmekte olan ve edecek olanlar için belki de en çok talep gören hukuk dallarından biri haline geldi. Öğrenciler arasında kariyer olanakları ve geleceği merak edilirken, bu yazıda bilişim hukukunun tanımı ve bilişim hukuku alanında çalışmak isteyenler için kariyer olanaklarından bahsettik.

Bilişim Hukuku Nedir?

Bilişim hukuku, sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır. İnternetin kullanımına ilişkin yasal çerçeveyi belirleyen internet hukukunu kapsamaktadır. Bu  bağlamda; gizlilik ve ifade özgürlüğü gibi kavramlar da bilişim hukukunu ilgilendirir.

Yaşanan ve gelişen teknolojik gelişmeler kapsamında toplumsal ve bireysel anlamda insanların elde ettikleri ve kullandıkları bilginin uyuşmazlıklarının giderilmesiyle ilgilenen bir hukuk dalıdır. Bilişim hukuku teknolojinin gelişimiyle çok fazla alanı kapsar hale gelmektedir. Gelişen teknolojiyle hayatımıza giren her şeyin hukuksal boyutunu kapsamakla beraber birçok hukuk dalıyla da ilişkilidir. Kapsamı itibariyle medeni hukuk, kamu hukuku ceza hukuku, iş hukuku gibi hukuk dallarını sıralayabiliriz

Bilişim hukuku, karşılıklı alıcı ve satıcılar için rekabetçi ve adil bir ortam sağlayarak, modern toplumda yakında daha fazla önem kazanabilecek robotik ve yapay zeka alanlarında yaşanabilecek sorunlara yanıt verebilir.

İnternet teknolojileri, web tabanlı ürünler ve hizmetlerin yanı sıra bilişim sistemi içinde yer alan her tür donanım ve yazılım teknolojileri dolayısıyla bilişim sistemleri bu alanın içinde yer alıyor.

Bilişim Hukuku Alanında Çalışmak

Bilişim hukuku alanında uzmanlaşmak ilginç ve çeşitli bir kariyer inşa etmek isteyen herkes için iyi bir seçenek olabilir. Aynı zamanda hukuk mesleğinin en hızlı büyüyen alanlarından biridir ve geleceğin nasıl görüneceği konusunda temel bir rol oynamaya hazırdır. Bizim bilişim olarak kast ettiğimiz aslında bir bakıma  ”iletişimdir”. Piyasada bulunan tüm iletişim sektörlerinde yasal düzenlemeler vardır. Bunun temeli ve düzenleyici kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumudur.

aa. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (kısaca BTK), Türkiye’de telekomünikasyon sektörünü düzenleyip denetleyen kurumdur. Türkiye’nin ilk sektörel düzenleyici kurumudur.

Telekomünikasyon sektörünün rekabete açılması ile doğan düzenleme ve denetleme ihtiyacını karşılamak üzere kurulan kurumla ilgili kanunlar ve kanun değişiklikleri şöyle özetlenebilir:

  • 2813 sayılı, 5 Nisan 1983 tarihli Telsiz Kanunu’nda değişiklik yapan 27 Ocak 2000 tarihli, 4502 sayılı kanun ile “Telekomünikasyon Kurumu” kurulmuştur.
  • 5809 sayılı ve 10 Kasım 2008 tarihli, Elektronik Haberleşme Kanunu ile kurumun adı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirilmiştir.

Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır. Kurumun ilişkili olduğu bakanlık Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’dır. 5018 sayılı kanunda düzenleyici ve denetleyici kurumlar arasında gösterilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile elektronik haberleşme ve ileşitim sektöründe denetleme, düzenleme, uzlaştırma ve yetkilendirme yapmaktadır.

ab.Kurumun Faaliyetlerinden Bazıları

-2016-

1 Nisan 2016 tarihinde ülke genelinde LTE (4.5G) iletişim teknolojisine geçilmiştir.

-2017-

29 Nisan: Vikipedi’ye Türkiye’den erişim Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idari tedbir uygulanmak suretiyle engellendi. 2 yıl 8 ay 17 gün aradan sonra (992 gün), 15 Ocak 2020 tarihinde Türkiye saati ile 22.30’da Anayasa Mahkemesi kararıyla yeniden erişime açıldı.

Bilişim hukuku alanında çalışanlar bu kurumun mevzuatlarına tabi olmaktadır. Son yıllarda akıllı telefon ve internetin kullanımın oldukça artması sonucu, hak kayıpları sanal ve siber ortamlarda gerçekleşmeye başladı. Bilişim hukuku kendine e-ticaret, dijital reklam, sosyal medya, ödeme sistemleri gibi birçok alanda yer bulabilir. Türk Ceza Kanunu kapsamında internet yoluyla işlenen hakaret, tehdit ve şantaj suçlarında, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme suçunda, bilişim sistemindeki verileri değiştirme, kopyalama ve yok etme suçlarında, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda, kısacası internetin araç olarak kullanıldığı diğer suçlar kapsamında bilişim hukuku kullanılabilir.

Bilişim hukuku yeni teknolojiler ortaya çıktıkça daha da önemli hale gelecektir. Ve sadece veri depolama, mülkiyet hakları veya lisans anlaşmalarının teknik özellikleri gibi teknik konulara odaklanmayacak, bunun yerine yaşamımızın neredeyse her yönü üzerinde derin bir etkisi olabilecek ele alınması gereken büyük sorunlar üzerine yoğunlaşacaktır.

Yine de, gelecek ne getirirse getirsin, bilişim hukuku, yeni nesil teknolojileri nasıl kullanabileceğimizi, hatta onları nasıl kullanabileceğimizi düzenlemede büyük olasılıkla hayati bir rol oynayacaktır.

Türkiye’de Bilişim Hukuku

Türkiye’de in­ter­net or­ta­mın­da iş­le­nen be­lir­li suç­lar­la içe­rik, yer ve eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı üze­rin­den mü­ca­dele­ye iliş­kin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla, 23.05.2007 tarih ve 26530 sayılı Resmi Gazete’de, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 243 ila 246. maddelerinde ise “Bilişim Alanında Suçlar” ve bu suçların işlenmesi halinde uygulanacak cezai yaptırımlar düzenlenmektedir.

Bilişim alanında temel şirketler belli gibi düşünsek de birçok şirketin bilişime dokunan yanı bulunmaktadır. Günümüzde çoğu şey elektronik ve sanal ortamda faaliyet göstermekte. Örneğin, e-ticaret. Bilişim hukukçuları e-ticaret alanında faaliyet gösterebilir. Düzenlemelerini yapar, kişisel verilerin korunması kanunu ve korunması gibi büyük bir gündemleri bulunmakta bundan dolayı bu alanda bilişim hukukçuları ön planda. Dolayısıyla bilişim hukuku denilen ve bu alanda faaliyet gösteren avukatlar, şu an çok Türkiye’de bir alanda kendilerine yer bulabilirler.

Teknolojiyle Arası İyi olmayan Bir Hukuk Öğrencisi Bu Alana Yönelebilir Mi?

Her şeyden önce bilişim hukukçularını bilişim kavramıyla tanımlasak da kavramının önünde hukukun var olduğunu farkında olmalıyız. Yani önceliğimiz iyi bir hukukçu olmaktır. Öğrenciler iyi bir hukukçu olduktan sonra üstüne bilişim alanını koyabilir ve bu alanda çalışmalar, araştırmalar yaparak kendini geliştirebilirler. Teknik anlamda hiçbir bilgisi olmayan bir öğrencinin o an itibariyle hiçbir yakınlığı olmasa bile öncelikli iyi bir hukukçu olmalı ama bu konuya merakı da olmalı. Yani yakınlığı dolayısıyla bilgisi olmayabilir fakat bu konuda merakı şarttır. Klasik anlamda hukukun dinamikliğinden ziyade, bilişim hukukunun dinamizmi göz önünde canlandırılmalıdır. Bunu gerçekleştirebilmek, bu alanın size uygun olup olmadığını deneyimleyebilmek için bu alanda faaliyet gösteren bir hukuk bürosunda staj yapmak bu alana dair bilgi edinmenize yardımcı olabilir.

Bilişim Hukuku Alanında Öğrencilerin Kendini Geliştirmesi

Bilişim hukuku alanında öğrencilerin kendilerini geliştirebilmeleri öncelikle yenilikleri takip etmekten geçiyor, dolayısıyla işin tekniği iyi kavranmalı ve öğrenciler hukuk bilgisine mutabık olmalıdırlar. Öğrenciler tarafından mevzuat takip edilmeli, yerli ve yabancı kaynaklardan yararlanılmalıdır. Akademik taraftan bakacak olursak, Türkiye’de veya yurt dışındaki uluslararası üniversitelerde yüksek lisans bölümleri bulunmaktadır, öğrenciler bu programlardan da faydalanılabilirler. Çalışma ve araştırma merkezlerinde bilişim sektörü ve yenilikler takip edilebilir çünkü bu merkezlerde kurulan laboratuvar ve çalışma gruplarında multidisipliner çalışmalar yapılmaktadır. Sürekli gelişen bir hukuk dalı olduğundan dolayı gerek öğrenci gerek mezun olduktan sonraki süreçte bilişim alanındaki seminer, eğitim çalışmaları ve konferanslara katılmak önemli bir nokta teşkil ediyor. Çünkü bu sayede yapılan etkinlik ve konferansların internet ve bilişim sektörünün yeniliklerini takip etmek, bu dinamik alana ayak uydurmak ve çevre edinmek gibi getirileri olduğunu görebiliriz. Ek olarak baroların çeşitli çalışmaları ve seminerleri düzenlenmektedir.

Öğrenciler, sosyal medya jargonlarına hakim olmak, internette bulunan birçok platformda  deneyimli ve bilgili bir kullanıcı olmaları için, bilişim alanında ve sektöründe gündemi takip eden iyi bir internet kullanıcısı olmaları ve dijital dünyaya ilgileniyor olmaları gerekmektedir. Bu alanda yazılan yerli ve yabancı teknoloji kaynakların kişisel blogları, internet siteleri ve dergileri takip edilebilir.

Sonuç olarak, bilişim hukuku tüm hukuk dallarına gelecekte az veya çok etkisi bulunacaktır. Hatta birçok hukuk dalı etkilenmeye başlamıştır. Teknolojinin gelişmesi ve iletişim kanallarının artması, görüntülü ve sesli haberleşmenin hızla yayıldığı günümüzde, diğer hukuk dalları ile ilgili ihtilafları çözümlerken bilişim hukukundan faydalanılmaktadır. Bu alandaki gelişmelerle birlikte, bilişim hukukunda faaliyet göstermek isteyenler için piyasadaki çeşitli kaynaklar ve teknoloji sektöründeki gelişmeler örnek bir yol teşkil etmektedir.

 Bu yazıda yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 24 Kasım 2021’de www.caseresmi.com’da yayımlanmıştır.

Kaynakça

https://ahi.av.tr/bilisim-hukukcusu-nedir-bilisim-hukuku-uzmanligi-var-midir/

 https://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgi_Teknolojileri_ve_%C4%B0leti%C5%9Fim_Kurumu

 https://tr.wikipedia.org/wiki/Bili%C5%9Fim_hukuku

This div height required for enabling the sticky sidebar