Hit enter after type your search item

AV. SİMA BAKTAŞ ile BLOCKCHAIN ve HUKUK

/

Ülkemizde ve dünyada gündemde olan ve hayatımızın bir parçası haline gelmeye başlayan kripto paraların temeli olan Blockchain teknolojisini ve hukuk ile ilişkisini sizler için CryptoWomen Turkey ve GlobalB kurucusu Av.Sima Baktaş ile ele aldık. 

1. Bize blockchain, kripto para ve ICO hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?

Av. Sima Baktaş: Blokchain (Blok Zinciri), finansal bir devrim olarak tamamen merkeziyetsiz, kişisel mahremiyete dayanan, devletler ötesi bir sistemle hayatımıza giren Bitcoin’in teknolojik alt yapısıdır. Nasıl ki internet dünya düzeninde önemli bir rol oynadıysa ilerde blockchain sistemi ile yeni bir dünya düzenine geçileceğini söyleyebiliriz çünkü bu teknoloji mevcut aracı kurumları kaldırmaktadır.

Blockchain sistemi, sanal paralar içinde öncelikle Bitcoin para transferi için kullanılmaktadır. Ancak sadece para transferi ile sınırlı olmayıp ‘Aracı’ gerektiren tüm sistemler için kullanılması mümkündür. Dünyada para transferi dışında emlak sektörü için kullanılacak bir model olarak da karşımıza çıkar. Ayrıca ilerde noter hizmetlerinde, oy kullanmada ve gümrük işlemlerinde de Blockchain teknolojisi, zaman ve güvenilirlik alanında oldukça önemli bir sistem haline gelecektir. Ayrıca özellikle denizcilik sektöründe taşınır malların takibi için Blockchain teknolojisinin kullanılmasına ilişkin projeler de gündemdedir.  Kısacası Blockchain teknolojisi uçtan uça aracı olmaksızın güvenilir kodlaması ile kişiler ve kurumlar arasında hizmet verecek devrim niteliğinde bir teknolojidir.

Blockchain teknolojisinin ilk kez finans sektöründe, Bitcoin ile kullanılmıştır. 2008 yılında Satoshi Nakamoto takma isimli bir hacker ‘Cryptography Mailing List’ isimli kapalı bir mail grubunda Bitcoin kripto para birimini duyurmuştur. Nakamoto yayınladığı manifestoda merkezi bir otorite tarafından kontrol edilemeyen ve işlem için modern ödeme sistemlerinin aksine hiçbir aracıya ihtiyaç duymayan (peer to peer), insanları özgürleştirecek bir para biriminden bahsetmiştir. Satoshi Nakamoto, “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” adlı yazısında, elektronik para birimi olarak adlandırdığı Bitcoin’i anlatmıştır.

Kripto paraların en popüleri olan Bitcoin ile birlikte Etherium, Ripple, Litecoin, Monero, Bitcoin Cash, AVAX ve daha birçok para birimi gün geçtikçe daha fazla talep görüyor. Dünya’nın dört bir yanından her saniye milyonlarca kripto para satın alınarak ve yatırım aracı olarak işlem görüyor.

ICO’dan bahsedildiğinde ise, aslında ICO kavramının Türkçe’de tam karşılığı yok ama kripto para arzı da denilebilir. Sistem şu şekilde işliyor: Diyelim ki sizin Blockchain tabanlı bir projeniz var, online sistemde kendi kripto paranızı oluşturarak diyorsunuz ki benim projem şu benim ekibim bu benim projeme destek olmak için proje amaçlı oluşturulan kripto paramı satın alırsanız, size böyle bir başarı göstereceğim. Siz projenin kripto parasını önceden 1 dolara daha uygun ücretlerle satın alıp sonrasında borsalarda 5 dolara ya da 10 dolara satabilirsiniz diyor. Ancak bu kripto paranın değer kazanması, projenin başarılı olmasına bağlı. Yani önceden yatırım amaçlı aldığınız kripto parayı, projenin başarısız olması halinde daha düşük ücretlere satmanız hatta söz konusu projenin “scam” yani dolandırıcı olması ihtimali de olabilir. Birçok kötü niyetli kişiler tarafından başlatılan ICO projeleri ne yazık ki regülasyon olmadığı için piyasaya oldukça zarar veriyor.

Bu süreçte tabi ki birçok hukuki ihtilaf çıkıyor. Bu para bir hisse mi, hisse olursa o zaman bu bizim SPDK kurallarına aykırı; hisse değilse para olarak mı göreceğiz öyleyse nasıl tedarik ediliyor gibi birçok bulanık nokta oluşuyor. Bazı ICO’lar var ki bir dakikada 250.000.000$ destek alıyor. Bunların hacmi oldukça büyük ve sürekli gündeme geliyorlar. ICO’lar hukukçular için ve özellikle genç kuşak için oldukça önemli bir alan, ve bu alanda doğru düzgün uzmanlaşmış kişiler yok. ICO’lar internet üzerinden yapılan projeler olduğundan, internetinizin olduğu her yerde siz birer yatırımcı adayısınız. Uganda’daki biri bile sizin projenize destek olabiliyor. Hukuk sisteminde de sınırları kaldıran bir şey ama ne yazık ki bu konu ile ilgilenen çok kişi yok.

2 tane uluslararası ICO projesine danışmanlık yapma fırsatım oldu ve inanılmaz bir deneyimdi benim için. ICO, hatta genel olarak Blockchain o kadar enteresan ki dünyanın neresinde olursanız olun bir müvekkil portföyünüz oluyor. Bu zamana kadar bu işlerde Türkiye’den bir avukat olmam hiç sorgulanmadı. İyi bir İngilizce bilmeniz, teknolojiye hakim olmanız ve ikna ediyor olmanız önemli. Bu konunun hukuku hiçbir ülkeye ait olmadığından durum bu şekilde.

Türkiye’de ilk kez ICO Hukuku ile ilgili Legal Yayıncılık’ta ‘Uzman Hukuki Görüş’ yazım da geçen sene yayınlandı bu konuda fazla bilgi almak isteyenlere yazıyı incelemelerini tavsiye ederim.

2. Blockchain teknolojisi ve kripto para alanına yönelme süreciniz nasıl gerçekleşti?

Av. Sima Baktaş: Biliyorsunuz ki avukatlıkta biraz daha yaş almış avukatlar deneyimli görüldüğünden daha fazla tercih ediliyorlar ve genç avukatların en büyük dezavantajı bu. Hatta bazı kişiler tanıyorum, küçük göründükleri için kendilerini büyük gösterecek kıyafetler giyip farklı üsluplar kullanıyorlar. Ben buna tamamıyla karşıyım. Dünya değişiyor ve her şey dijitalleşiyor. Üstatlarımız ile rekabet edebileceğimiz bir alan var o da bilişim hukuku. Bunun farkında olduğum ve zaten ilgi alanıma girdiği için bu alana yöneldim. Bir eğitim sebebi ile Amerika’ya gitmiştim, orada tesadüfen New York Barosu’nda görmüştüm Blockchain hukuku diye. Hemen internetten araştırdım ne olduğunu. O zamanlar daha çok sanal para konuşuluyordu, merak ettim ilgimi çekti ki ben zaten değişik şeyleri seven ve ilgi duyan bir insanım.

Geleneksellikten uzak olması da dikkatimi çekti. 2 hafta uyuyamadım, sabaha kadar videolar izledim. Sonra da kendimi bir anda yapay zekanın içerisinde buldum. O sırada Türkiye’ye gelmiştim Avukatlık Kampımızı yapmak üzere. Arkadaşlarım ile paylaştım bu konuyu, o zamanlar bu konu ile ilgilenen kimse yoktu. Arkadaşlarıma, Bitcoin adında sanal/kripto paralar var ve kullanılıyorlar, bir şey kullanılıyor ise mutlaka orada ihtilaf olur ve burada da hukuk ve avukatlar devreye girer dedim. Türkiye’de yapılan hiçbir hukuki çalışma yoktu bu konu ile ilgili. Bu konu ile ilgili çalışmalıyız dedim. Bunun üzerine ilk kez yapılan ve oldukça ses getiren “Sanal Para Hukuku Zirvemizi” gerçekleştirdik. Biz başladığımızda Bitcoin 1.500 dolar civarında idi, sonrasında her hafta artmaya başladı, 19.000 dolara kadar geldi. Zirvemizi Bitcoin’in en parlak döneminde, Aralık 2017’de yaptık. Sonrasında Şubat 2018’de de ikinci zirvemizi yaptık ve bu konunun tüm türevlerini araştırıp insanları bilgilendirmeye başladık. O dönemler ilgi daha azdı tabi. Ancak 2021’de ise inanılmaz bir ilgi oluştu Türkiye kripto para piyasasında dünyada 4. Avrupa’da ise 1. Sıraya yerleşti. Bu kadar fazla ilgiyle birlikte inanılmaz kirli bilgi de yayılmaya başladı haliyle. Bu da birçok kişinin yanlış yatırım yapmasına ve parasını kaybetmesine neden oldu. Bu nedenle finansal okur yazarlık bu sektörde oldukça önemlidir.

3. Bir hukukçu olarak kripto paraların Türkiye’deki yasal süreci ve güncel durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Av. Sima Baktaş: Türkiye’de henüz izleme aşaması devam ediyor. Bu konuda biz de Türkiye’yi aydınlatmaya çalışıyoruz. Ancak anladığım kadarı ile bu konudaki öncü kuruluşlar Amerika’da olduğundan, oradaki gelişmeler takip ediliyor, bekleniyor. Ama şahsi fikrim, Malta gibi hemen bir regülasyon çıkartılarak işe başlanması gerekiyor. Çünkü Türkiye şu anda ekonomik açıdan birçok ülke için çok cazip bir Pazar. Şu an bir düzenleme yapmanın tam sırası ve zamanlama iyi ayarlanmalı.

Son olarak Merkez Bankası tarafından 14 Nisan 2021 tarihinde yayınlanan yönetmelikle ilk kez kripto paralar ‘ Gayri Maddi Varlık’ tanımı yapıldı ve kripto paraların ödeme aracı olarak kullanılması yasaklandı. Tabi bu yönetmelik borçlar kanunumuzun sözleşme serbestiyesi ilkesi ile çelişmekle beraber normlar hiyerarşisi de bertaraf edilmiş.  Ancak hukukumuzda gayri maddi varlım tanımı henüz yok. Bu nedenle halen daha bir mevzuattan bahsetmek pek mümkün görünmüyor.

Aynı zamanda Türkiye, Avrupa’da en çok kripto paraya sahip olan ülke. Genç nüfus fazla, çok hareketlilik var, sürekli global şirketler buraya geliyor ancak burada şirket kimse açmıyor, bir hareketlilik olmuyor. Bunun için devlet elini çabuk tutmalı ve en azından Malta ve Estonya gibi dijital şirketler sistemini ve Blockchain girişimleri için ‘Lisanslama’ mekanizmasını kurmalı. Bu şekilde bir hukuki güvence olursa, size temin edebilirim ki birçok uluslararası şirket Türkiye’ye gelmeyi tercih edecektir. Ama bunun için elimizi çabuk tutmalıyız. Bu konuda izleyici modundan çıkıp uygulayıcı ve öncü bir ülke haline gelmeliyiz. Kripto paraların finansal hacmi o kadar büyük ki bu ekonomik krize ilaç gibi gelecektir. Buradan devlet yetkililerine de sesleniyorum: Elimizi taşın altına koyacak çalışmalar için bizler de elimizden geleni yapmaya hazırız. Yeter ki bu fırsatı iyi değerlendirelim ve ülkemiz kazansın.

4. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’de kripto para piyasasının geleceğini hukuki düzenlemelerle birlikte ne yönde görüyorsunuz?

Av. Sima Baktaş: Resmi kurumlar ‘Henüz mevcut bir yasada tanımlanmadığı’ için konuya çekimser yaklaşıyorlar ve  kripto paraları satın almak isteyenleri yasal statüsünün olmamasından dolayı uyarma yoluna gidiyorlar.

Özel Hukuk açısından ise resmi kurumlar tarafından kripto paraya ilişkin bazı açıklamalar yapılmıştır. Örneğin;

6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” uyarınca ve ilgili kurumlardan alınan kararlar gereği, Bitcoin sisteminin bu kanun kapsamında yer alan hükümleri taşımadığı, Bitcoin ile işlem yapanların kimliklerinin bilinmemesi sebebiyle, Bitcoin’in yasadışı faaliyetlerde kullanılabileceği, değerinin kısa süreler içerisinde değişiklik göstermesi, sanal cüzdanların dolandırılması, çalınabilmesi, kaybolabilmesi, usulsüz kullanılabilmesi ve işlemlerin geri döndürülemez olmasının risklere açık olduğu da vurgulanmıştır (25 Kasım 2013 BDDK Basın Duyurusu).

Daha sonra, 2016 yılında SPK Araştırma Dairesi Kripto Para Raporu’nda daha ılımlı bir yaklaşım göstermiş ve “Bitcoin ve onun getirdiği teknolojilerin, kullanım alanı ve yaygınlığı gün geçtikçe artmaktadır, bunun karşısında ise hükümetler Bitcoin’e karşı olumlu bir endişelilik hali içindedirler. Ülkemizin de, tüm dünya devletleriyle birlikte, Bitcoin’i olumlu bir endişelilikle izlemesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Tüm riskleri değerlendirilerek, teşvik edici düzenlemeler yapılırsa, Bitcoin pazarından, gelir elde etmemiz de mümkün olabilir’’ denilmiştir.

Ceza hukuku kapsamında, Anayasanın 38. maddesinin 3. Fıkrasında; “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur,” ifadesi yer alıyor. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 2. Maddesinde düzenlenen Suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kısacası kanunsuz suç olmaz.

Bugün itibariyle ödeme aracı olarak kullanmak dışında Türkiye’de kripto para kullanılmasını yasaklayan yasal düzenleme bulunmadığı için az önce bahsettiğim kanunilik ilkesi gereği yasada açıkça yasak olarak tanımlanmadığı için kripto para kullanımının yasal olduğunu anlıyoruz. Yani kripto para kullanımının, basit bir hukuki yorumla aksi belirtilene dek yasal olduğunu söyleyebiliriz. Bitcoin ve diğer kripto para kullanımı ve madencilik yapılması herhangi bir yasal düzenleme ile yasaklanmadığından, kullananlar için de suç teşkil etmesi söz konusu değildir.

Ancak mevcut yasalarımız gereği Blockchain teknolojileri, kripto para kullanımı ya da başka teknolojik imkanları kullanmak sureti ile, kaçakçılık, dolandırıcılık, hırsızlık, insan ticareti ve benzeri suç olan fiillerin işlenmesi doğal olarak yasaktır. Ancak, Bitcoin kullanarak piyasa manipülasyonu yapanlar için özel düzenlemelere ihtiyaç vardır.

5. Crypto Women Turkey oluşumu ve süreci hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Av. Sima Baktaş: CryptoWomen’ı (www.cryptowomenturkey.com) kurarken amacımız, sesimizi ilk önce çeşitli etkinliklerle Türkiye’den duyurmak ve bu alanda yapılan çalışmalara katkı sağlamaktı. Kadınların gelişimini desteklemenin, medeniyete ve geleceğe çok büyük katkıları olduğuna inanıyoruz. Buna inandığımız için CryptoWomen ile diğer sektörlerin aksine, kadınların Blockchain ve kripto para sektörüne ve bu teknolojiler sayesinde bilişim sektörüne dahil olmalarını sağlamayı amaçlıyoruz.

6. Türkiye’de bir kadın girişimci olarak hem start-up bakımından hem de kripto para bakımından ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

Av. Sima Baktaş: Her sektörde olduğu gibi, avukatlık sektöründe de kadınlar eşitsizliğe uğruyorlar. Kadın kimliğinde, hassas ve naif olması bekleniliyor ve aksini gösterdiğimizde şaşırılıyor. Bunun sağlıklı bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Yapı olarak narin bir insan da olabilirim, ancak özümü kabul ettirmek için her an daha da güçlü görünmeye çalışmak tabi ki meslek açısından oldukça yıpratıcı.

Gözlemlediklerinden bahsedecek olursam maalesef sadece avukatlık mesleğinde değil, her tür iş hayatında kendimizi var etmek için erkek dünyasına karşı sert olmamız gerekiyor. Her meslekte kadının tutunabilmesi için ekstra çaba göstermesi gerekiyor. Sesimizin yüksek çıkması gerekiyor. Ne yazık ki bunu ben de kişisel olarak deneyimledim.

Avukatlık alanda çalışan genç bir kadın olarak, buna karşı ayakta durmamız gerektiğine ve alınabilecek tüm önlemlerin alınması gerektiğine inanıyorum. Bu durum, herkes kendi üzerine düşeni yapmadan iyileşebilecek bir durum değil. Kadınlar, erkek meslektaşlarıyla aynı şartlar altında çalışamadıkları için bu yarışa birkaç adım geriden başlıyorlar. Eğer bir kadın, erkek meslektaşıyla aynı seviyede ise, bu ondan çok daha sıkı çalıştığı içindir.

Benzer durumlar tabi ki benim de başıma geldi, her zaman için daha fazla çalışmam gerektiğini hissettim. Ancak bu durum beni aktif tutuyor, hedeflerime ulaşmak ve kadınların maruz kaldığı bu eşitsizliğin üstesinden gelme idealine yaklaşmak için daha da sıkı çalışıyorum. Bunu yalnızca kendim için değil, benden etkilenebilecek tüm kadın hukuk öğrencileri için de yapıyorum. Bu yüzden teknoloji ve hukuk alanında kadınları özel olarak destekliyorum. Bu kapsamda CryptoWomen Turkey ve E-Sports Women Turkey kurmasına aracılık ettim. Bu yolla kadınların teknolojik alandaki etkinliğini arttırmayı ve yeni gelişen ve halihazırda var olan sektörlerde daha fazla yer almalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Bunlar aracılığıyla sesimizi ilk önce Türkiye’de sonra da dünyada duyurmayı ve bu alandaki çalışmalara katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

 

This div height required for enabling the sticky sidebar