Hit enter after type your search item

AV. ÖZGE EVCİ ERALP ile REKABET KURUMU’NUN GOOGLE HAKKINDA VERDİĞİ KARARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

/

1- Rekabet Kurumu’nun amacından bahsedebilir misiniz?

Rekabet Kurumu, piyasa ekonomisindeki rekabetin sağlanması ve korunması ile yetkili kuruluş. Piyasada tüm aktörler aslında rekabeti hedefler ve rakiplerinden üstün konuma gelmek için çalışır. Ancak bazen güçlü şirketler piyasadaki hakimiyetlerini agresif bir şekilde kullanıp diğerlerini kendileri ile rekabet edemez hale getirmeyi amaçlayabilir. Bazen de güçlü şirketler birleşerek ezici bir hakimiyet oluşturmayı hedefleyebiliyor ve tekelleşmeye gidebiliyor.  İşte böyle durumlarda Rekabet Kurumu piyasaya müdahale etme haklarına yetkilere sahip. Rekabet Kurumu, 4054 Sayılı Kanun’un 20’nci maddesine göre “mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin temini ile Kanunun uygulanmasını gözetmek ve Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirmek üzere” kurulmuştur.

2- Rekabet hukukunda hukuka aykırılık yaratan nedenler nelerdir?

Bu konuda 4054 sayılı Rekabet Kanunu uygulanır. Kanunun 6. maddesine göre “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.”

Kötüye kullanma halleri Kanunda, “ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler, eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması, bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi, belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler, tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması” şeklinde tanımlanmıştır.

Ayrıca Kanunun 7. maddesine göre “Bir ya da birden fazla teşebbüsün başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır.”

Kanunla kurulmuş olan Rekabet Kurulu, ihbar, şikâyet ya da Bakanlığın talebi üzerine veya resen Kanunun ihlal edildiğini tespit ederse, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine rekabetin tesisi için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları ve teşebbüslerin belirli faaliyetlerini yahut ortaklık paylarını ya da malvarlıklarını devretmeleri şeklindeki yapısal tedbirlere karar verebilir.

Ayrıca kurul, nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası vermeye yetkilidir. Para cezaları eylemin niteliğine göre farklı oranlarda olabilmektedir.

3- Rekabet Kurulu’nun 21-20/248-105 sayılı kararı ile Google’a vermiş olduğu 296 milyon lira para cezası hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Rekabet Kurulu Google’a kendi yerel arama ve konaklama fiyatı karşılaştırma hizmetlerinde rakiplerini dışlayacak şekilde kendini öne çıkardığı için 296 milyon 84 bin 899 lira 49 kuruş ceza uyguladı. Bu ceza, Google’a uygulanan ilk ceza değil. Daha önce de Rekabet Kurulu, 12 Kasım 2020’deki kararında da Google’ın, “genel arama sonuçlarının en üstüne, reklam niteliği belirsiz olarak ve yoğun bir şekilde metin reklamlarına yer vererek kendisine reklam geliri getirmeyen organik sonuçların içerik hizmetleri pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı gerekçesiyle 196 milyon 708 bin TL idari ceza verilmesini kararlaştırmıştı. 2018’de de Rekabet Kurulu Google’ın cihaz üreticileri ile imzaladığı; Mobil Uygulama Dağıtım Sözleşmelerinde yer alan Google aramanın varsayılan olarak atanmasına ve Google arama motorunun ana ekranda konumlandırılması, aramanın cihazlarda yüklenmesini temin etmesi sebebiyle 93.083.422,30 TL ceza vermişti. Benzer konuda Avrupa komisyonu da 2018’de Google’a ceza uygulamıştı. Yine Avrupa Komisyonu da arama motoruyla kendi alışveriş hizmetlerine avantaj sağladığı ve hakimiyetini kötüye kullandığı gerekçesiyle geçen yıl Google’ı 2,4 milyar avro para cezasına çarptırmıştı.

Aslında görüyoruz ki, cezalar daha çok Avrupa Birliği tarafından yapılan uygulamalara paralel gidiyor.

4- Google’a böyle bir cezanın verilmesi altında yatan hukuki nedenler nelerdir?

Google, sunduğu hizmetlerle sektörde hakim bir kuruluş. Hepimiz neredeyse aldığımız tüm mal ve hizmetleri ilk Google’da aratıyoruz. Bu nedenle yapılan bir manipülasyon, bizim ulaşmak istediğimiz sonuçları Google’ın tercihlerine göre görmesine, sektördeki bazı aktörlerin çok geride kalmasına neden olabiliyor. Bu nedenle de Google’a uygulanan cezalar aslında hep bu suretle “piyasadaki rekabeti bozmak ve kendine gelir getiren hizmetleri ön plana çıkarmak” gerekçesi ile verildi. Farklı gerekçelerle verilen bazı kararları da görüyoruz. Örneğin Fransa ve Avustralya Rekabet Kurumları, Google’a yerel gazetecilere telif ödemeden “Haberler” sekmesi altında yayınladığı gerekçesi ile cezalar uygulamıştı. Bunun sonucunda Google Fransa’daki bazı yayın kuruluşları ile telif anlaşmaları imzalama yoluna gitmişti. Ancak, Google aynı konuda Avustralya’ya rest çekerek, tıklamalarla haber kuruluşlarına trafik sağladığını, bunun onlara ek bir fayda olduğunu, telif ödemesi gerekirse Haberler sekmesindeki hizmetlerini kısıtlama yoluna gidebileceğini duyurmuştu. Burada Google’ın ülkeler ile karşı karşıya geldiğini ve çok büyük bir güç olduğunu görüyoruz.

Tabi ki internetteki arama motoru hizmetleri bizler için çok büyük avantajlar sunuyor, ancak Kullanıcıların iradesi, algısı ve Sektördeki diğer oyuncuların korunması da bu anlamda çok önemli. Bu nedenle düzenleyici kuruluşların Google gibi şirketlere müdahalesini daha çok görecek gibiyiz.

 

This div height required for enabling the sticky sidebar