Hit enter after type your search item

AV. NECİP ŞENEL ile HUKUK ve HUKUKÇU ÜZERİNE

/

Hukuk ve hukukçu olmak, sıklıkla tartışılan, net bir tanımı konulamayan kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Hukuk ve hukukçu olmak kavramlarını Taceddin Kalkan, MasterLaw’un da kurucularından olan Av. Necip Şenel ile sizler için ele aldı.

1- MasterLaw nedir ve tam olarak neyi amaçlamaktadır ?

Merhabalar, MasterLaw için hukuk, sinema, sanat, kültür, spor ve etkinlikler için bir araya gelen, konuşulmayanı konuşan, algı sınırlarını zorlamak isteyen insanlar topluluğu diyebilirim kendimce. Amacı ise hiçbir şekilde kendilerini ifade etme şansı verilmeyen gençlere kendilerini en özgür şekilde ifade edebilecekleri bir platform oluşturma, hukuki bakış açılarını başka disiplinler ile geliştirme ve dünya çapında iyi hukukçular yetiştirilmesine katkı sağlama isteğimiz olarak tanımlayabiliriz.

Mevcut okul kulüplerinden bazıları çok güzel reformist işlere imzalar atıp çok güzel buluşmalar organize ediyorlar. Ancak okulun bitmesi ile birlikte kaybolan sinerjiler ortaya çıkabiliyor. Bu organizasyonda ise bütün okullardan mezun ve öğrenciler buluşup, birbirlerini tanıyıp sosyalleşebiliyorlar.

Şu an her hafta çok katılımcılı en az iki organizasyon yapıyoruz, yoğun bir talep söz konusu ve bu da bizi daha yoğun organizasyonlar gerçekleştirmeye yönlendiriyor diyebiliriz.

2- “Hukukçuların Sosyal Platformu” sloganıyla yola çıktınız. Hukuk dünyasında gördüğünüz hangi eksiklikler sizi böyle bir oluşuma yönlendirdi ve gelecekte neler planlıyorsunuz?

Ülkemiz hukukun üstünlüğü endeksinde 139 ülke arasında 117. sırada bulunuyor. Bundan elbette bizler de şikayetçiyiz. Ancak değişim için katkılar sunmak, siyaset üstü bakış açıları kazandırmak misyonumuz olmalı diye düşünüyoruz. Dünyayı temizlemeye kapımızın önünü süpürerek başlayabiliriz. Doğrudan siyaset ya da baro siyaseti bizim için bir hedef değil, siyasetin gelişime zarar verebileceğini düşünüyoruz. Ama bu aramızdan siyasetçiler veya baro yöneticileri ya da başkanları çıkmayacağı anlamına gelmez. Her siyasi görüşten arkadaşlarımız aramızda olduğu gibi baro siyasetinden farklı gruplardan arkadaşlarımız da aramızda yer alıyor.

3- Hukukçunun sosyal olması gerektiği bir gerçek. Peki sizce bir hukukçuda olmazsa olmaz diyeceğiniz başka ne gibi özellikler bulunmalıdır, genç hukukçulara ne tür tavsiyelerde bulunabilirsiniz ?

Artık yabancı dil insan olmak için bir yeterlilik şartına dönüştü. Yabancı dil bilmek ve pratikte kullanabilmek işi yapmak için olmasa da daha çok bilgi ve kaynağa ulaşma imkanı sağlaması açısından çok değerli. Kültür, sanat ve spor gelişimi inanılmaz değerli, olimpiyatlarda madalya sıralamasına bakarsanız birkaç istisna dışında gelişmişlikle paralel ilerlediğini görebilirsiniz. Hukukçunun kitap okuması çok ama çok önemli ve yine hukukçuluk biraz insan okuma sanatıdır. Ait olmadığınız dünyalardan ait olmadığınız kimlikleri okumalı, değerlendirmelisiniz.

4- Hukukun temel yapıtaşlarıyla birlikte sektördeki somut problemlere de değinmek isteriz. Avukatlık mesleğinin günümüzdeki en büyük sorunları nelerdir ve gelecekte mesleği neler bekliyor?

Bunun çok kapsamlı ve tartışılması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Otursak sabaha kadar konuşabiliriz. Ancak temel olarak şunu söyleyebilirim ki; istihdam politikası olmaması, etik ve rekabet ihlalleri, ülkenin genel ekonomik koşulları ve yargı mekanizması, yeterli donanımdan yoksun hukukçular ve ilkel reklam yasağı anlayışının ve düzenlemelerinin ısrarla devam ediyor olması başlıca sorunlar olarak sayılabilir.

5- Mesleğin geleceğinin dijital dünyaya bağlı olarak da gelişeceğini söyleyebilir miyiz, dijitalleşmeyle birlikte avukatlıkta ne tür değişimler olacaktır ? Genç hukukçular bu yeni düzene nasıl uyum sağlayabilir ?

Dijital dünya iş anlayışlarını, ilişkileri, dostlukları kısacası hayatımızdaki her şeyi değiştiriyor ve bu nedenle de dijital dünyanın dışında kalmak elbette mümkün gözükmüyor. Dijitalleşmeyle ilgilenmiyorum diyen bir hukukçu şu dönemde çok zor bir şekilde alan bulacaktır. Doğru ve etkili sosyal medya kullanımı çok büyük önem arz ediyor.

6- Sosyal medyada hukukçuların büyük ilgi duyduğu ve takip ettiği önemli bir hukukçusunuz. Peki sizi bu günlere neler getirdi, kariyerinizde hangi yollardan geçtiniz ve sizi siz yapan şeyler neler oldu ?

Bu sizlerin güzel bakış açısı. Bir yere gelebildiysem (bundan emin değilim), yaptığım hatalar ve bunlardan aldığım dersler en büyük pay sahibidir. Özgür ve özgün hukukçuların hata yapmaktan korkmaması, risk almaktan çekinmemesi gerektiğini düşünüyorum.

This div height required for enabling the sticky sidebar