Hit enter after type your search item

2023 GENEL SEÇİMLERİNDE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ADAY OLMASI ANAYASA HUKUKU AÇISINDAN MÜMKÜN MÜ?

/

Yazar: Furkan Yüksel

2023 seçimleri yaklaşırken kimilerine göre üçüncü kimilerine göre ikinci kez seçime girecek olan Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı siyasi, ekonomi ve hukuk alanlarında en çok tartışılan konulardan birisi. Biz bu yazımızda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde adaylığının anayasa hukuku açısından bir değerlendirmesini yapmaya çalıştık. 2023 seçimi yaklaşırken merak edilen “Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 seçimlerinde aday olabilir mi?” sorusunun iki farklı hukuki yorumdan iki cevabı var.

İlk olarak “aday olamaz” diyen görüşten başlayalım. Anayasa’nın 101’inci maddesinin 2’nci fıkrası açıktır: “Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” Hatırlayacak olursak Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk olarak 2014’te seçilmişti. 2018 Genel Seçimlerinde ise yeniden seçildi. Dolayısıyla iki defa seçilmiş oldu; kural olarak yeniden seçilemez. Yukarı da bahsedildiği üzere Anayasada bir kişinin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceğini söylenmektedir.

Bu görüşün en temel dayanağı anayasanın kendi sözüdür. Sözel yorumun ulaştırdığı sonuç, bu denli zorlanamaz. Anayasa’nın “sözü” son derece açıktır. Temel bir yorum ilkesidir: Kurallar geniş, istisnalar dar yorumlanır.” (Exceptiones sunt strictissimae interpretationis.) Bir kişinin iki defa Cumhurbaşkanı seçilmemesi kuraldır; bundan sapma ise istisnadır. Yine temel bir yorum ilkesidir: “Yorum yoluyla istisna türetilmez.” Gerçi kimi durumlarda, değişen koşullarda amaçsal bir yaklaşımla  istisna üretildiği olur; fakat bu ilgili normun konulmasından kısa bir süre sonra, yani tercihlerin taze olduğu günlerde yapılmaz. Dahası böylesi çıkarımlar, norm koyucunun istisnai koşulları akıl edemediği hâllerde geçerlidir. Oysa bu ana kuraldan (ikinci defa seçilme) ne zaman sapılacağı açıkça düzenlenmiştir: Anayasa’nın 116’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ise: “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.” Bu görüşe göre dolayısıyla olası bir erken seçimde Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı adayı olabilir. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde erken seçim yapılması dışında başka bir istisnaya yer verilmemiştir. Dolayısıyla daha birkaç yıl önce değiştirilen Anayasa’da bir istisna açıkça ifade edilmemişken, ifade edilmeyen bir istisnayı yorum yoluyla türetmek ikna edici değildir.

Toparlayacak olursak yukarıda açıklanan ilk görüşe göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki dönem Cumhurbaşkanlığı yaptığını, 2023 seçimlerinde 3. Dönem Cumhurbaşkanlığı için aday olmasının Anayasa’nın sözüne aykırı olacağını ve bu nedenle 2023 Genel Seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olamayacağı iddia edilmektedir.

Peki ya karşıt görüş neden Erdoğan’ın aday olabileceğini savunuyor ?

Hatırlayacak olursak 21.01.2017 Tarih ve 6771 sayılı kanunla Anayasada yapılan kapsamlı değişiklikle hükümet sistemi değiştirilerek, parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. Bu kanunun bazı hükümleri derhal yürürlüğe girerken, hükümet sistemine ilişkin hükümlerin, birlikte yapılacak olan ilk TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Bunun sonucunda 24.06.2018 tarihinde TBMM ile Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı ve bu tarihten itibaren, yeni hükümet sistemine ilişkin yeni anayasal hükümlerin yürürlüğe girmesi de sağlanmış oldu. Yani Recep Tayyip Erdoğan, önce 10.08.2014’te yapılan seçimlerde 5 yıl; daha sonra 6771 sayılı Anayasa değişikliği kanununa göre 24.06.2018 günü TBMM seçimleri ile birlikte yapılan seçimlerde tekrardan 5 yıl görev yapmak üzere Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanı’nın ikinci Cumhurbaşkanlığı yeni anayasanın hükümet sistemine ilişkin hükümlerinin etki doğurduğu tarih ile başladığı için yeni sistemdeki ilk cumhurbaşkanlığıdır ve bu nedenle 2023 yılında aday olması T.C. Anayasası 101/2 hükmüne aykırı değildir savı bu görüşte savunulmaktadır.

Şahsi kanaatimce de Cumhurbaşkanı 2023 seçimlerinde toplam üçüncü ancak yeni sistemdeki ikinci adaylığını koyması Anayasaya uygundur. Bu görüşümün başlıca iki sebebi mevcut;

İlki Anayasa Mahkemesinin Abdullah Gül‘ün görev süresiyle ilgili verdiği karardaki “seçilme hakkı” lehine yorumu, ikincisi ise her ne kadar 2014 ve 2018 yıllarında da Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmış olsa da 2014 yılında seçilen Cumhurbaşkanı ile 2018 yılında seçilen Cumhurbaşkanı ne aynı görev de ne aynı yetkide olmamasıdır.

İlk dayanağım olan AYM kararını hatırlayacak olursak;

19.01.2012 tarih ve 6271 sayılı kanun ile , Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin yapılmasına ilişkin yeni kurallar düzenlendi. Bu kanunun Geçici 1. maddesinde, iptal davasına konu olan ve buradaki tartışma konusunu da yakından ilgilendiren şu hükümlere yer verildi:

(1) 11. Cumhurbaşkanının (Abdullah Gül) görev süresi 7 yıldır.

(2) 5678 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçilen Cumhurbaşkanları, 2 defa seçilememeleri kuralı da dâhil, Anayasanın değişiklik öncesi hükümlerine tabidir.

AYM ise 19.01.2012 tarih ve 6271 sayılı kanunun Geçici 1/(1). fıkrası hakkında şu değerlendirmeyi yapmıştır:

“Cumhurbaşkanının seçildiği tarihte görev süresi Anayasanın 101. maddesinde 7 yıl olarak öngörülmüştü…11. Cumhur­başkanı seçildikten sonra yürürlüğe giren 5678 sayılı kanunla Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl olarak değiştirildi (md. 101)….Cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıl olduğunu öngören hükmün yürürlüğe girmesinden sonra halkoyu ile seçilecek cumhurbaşkanları açısından görev süresinin 5 yıl olduğu konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak aynı şeyi değişiklik yürürlüğe girmeden önce TBMM tarafından seçilmiş olan 11. Cumhurbaşkanının görev süresi bakımından söylemek mümkün değildir.”

AYM, Geçici 1/(2). fıkra hakkında ise şu değerlendirmeyi yapmıştır:

“Kanun’un geçici 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, 5678 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçilen Cumhurbaşkanlarının 2 defa seçilememeleri dâhil, Anayasanın değişiklik öncesi hükümlerine tabi oldukları belirtilmektedir. Anayasanın 5678 sayılı kanunla değiştirilen 101/2. fıkrasının bir kimsenin en fazla 2 defa Cumhurbaşkanı seçilebileceğini düzenleyen hükmüyle, maddenin eski metninde yer alan bir kimsenin 2 defa Cumhurbaşkanı seçilmesini yasaklayan kuralı ortadan kaldırılmıştır. Yeni düzenleme, Cumhurbaşkanı adayı olmaya ilişkin diğer koşulları taşıyanlara ikinci kez aday gösterilme hakkı tanımaktadır. Bu hak bakımından Anayasada mevcut ve önceki Cumhurbaşkanları açısından herhangi bir istisna öngörülmemiştir. Bu sebeple mevcut ve önceki Cumhurbaşkanlarının bu haktan faydalanmaları tabiidir.”  AYM kararı ile mevcut tartışmaların kesiştiği nokta yeni düzenleme ile daha önce mevcut olan olan düzenlemelerin ortadan kaldırıldığıdır. Yani 11. Cumhurbaşkanının görev süresini ve ikinci kere aday olmaması durumlarını düzenleyen hükümler anayasaya aykırı bulunmuşken benzer durumda Recep Tayyip Erdoğan’ın sistem değişmeden önce yapmış olduğu cumhurbaşkanlığının yeni sistem da getirilen 2 dönem görev süresi sınırının hesaplanmasında sayılması yerleşik anayasa mahkemesi kararına aykırıdır.

İkinci dayanağım ise 2014 yılında ki cumhurbaşkanı ile 2018 yılında ki Cumhurbaşkanı aynı görev ve yetkilere sahip değildir. Bunun nedeni 2014 yılında farklı bir hükümet sistemi hükümlerine tabi olan Cumhurbaşkanı makamının 2018 yılında farklı bir hükümet sistemi hükümlerine tabi olmasıdır. Bu farklılığa neden olan ise yapılan anayasa değişikliği ile gerçekleştirilen yeni bir hükümet sistemine geçilmesidir. Yeni sistemde mevcut Cumhurbaşkanının yetkilerinin uzun yıllar kullanılmaması amaçlandığı için getirilen görev süresi sınırı eski sistemde yapılmış olan görev süresinin hesaba katılmasıyla hesaplanamaz. Lehe olan hükmün aleyhte uygulanması hukuk devleti ilkesi ile bağdaşamaz.

Unutmamak gerekir ki hukuk herkes için olmalıdır ve siyasetten bağımsız kalmalıdır. Bu konuda yapılan çoğu tartışma siyasi zeminde yapıldığı için bazı önemli noktalar göz ardı edilmektedir. Bu yazıda olabildiğince siyasi zeminden uzak bir biçimde dile getirilmiş görüşleri ifade ederek kanaatime yakın olan görüşü ifade ettim.

Son olarak toparlayacak olursak, eğer anayasa hükmünün sözünü referans alırsak olası bir erken seçim olmadığı takdirde 2023 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olamayacağını ifade eden görüşün karşısında anayasa hükmüne amaçsal bir yorum ile yaklaşıp içtihatlar yardımıyla yorum yapacak olursak da  Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında aday olabileceğini söyleyen iki görüş mevcut. Tabi ki bu görüşler sadece bir fikir, hukuki olarak nihai sonuç YSK’nın Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığını kabul edip etmemesi sonucunda belli olacaktır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Case’in editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı ilk kez 28 Temmuz 2021’de yayımlanmıştır.

This div height required for enabling the sticky sidebar